Bugün Türk Konseyi’nin 8. Kuruluş Yılı

0
16

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi-Türk Konseyi) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ömer Kocaman, uluslararası platformlarda izlediği tarafsızlık politikası gereği Türk Konseyinde yer almayan Türkmenistan ile son dönemde dünyaya açılan Özbekistan’ın Konseye katılmasını ümit ettiğini belirterek, “Özbekistan’ın Türk Konseyinde olması Konseye zenginlik ve güç katar.” dedi.

Kocaman, Türk dünyasının ortak dil, tarih ve kültürel değerlere dayalı iş birliğinin artırılması için atılan adımları ve 3 Ekim “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü” mesajını basına değerlendirdi.

Türk Konseyinin Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye tarafından 3 Ekim 2009’da İstanbul’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile kurulduğunu hatırlatan Kocaman, 3 Ekim’in her yıl “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü” olarak kutlandığını belirtti.

Türk Konseyinin düzenlediği zirvelere ve attığı somut adımlara dikkati çeken Kocaman, ekonomik ilişkilere ivme kazandırmak için iş konseyinin kurulduğunu, eğitim alanında ise 15. yüzyıla kadar olan dönemi kapsayan “Ortak Türk Tarihi” kitabının yazılma sürecinin tamamlandığını söyledi.

Kocaman, “Önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan’da, hatta muhtemelen Özbekistan’da da orta okullarda sekizinci sınıflarda seçmeli ders olarak bu kitap okutulacak. Gençlerimiz bu şekilde ortak tarih ve kültürden geldiklerini görecek. Bu bilinçle, kendilerini ve ülkelerini geleceğe taşıyacaklar.” dedi.

Bunun yanı sıra 15’inci yüzyıldan bugüne Türk tarihine ilişkin çalışmaların da yapılacağını söyleyen Kocaman, ortak coğrafya ve edebiyat kitaplarıyla ilgili çalışmaların da başladığını belirtti.

Türk Konseyi üye ülkelerinin ulaştırma bakanlarının iki kez bir araya geldiğini vurgulayan Kocaman, Çin’in “Kuşak ve Yol” inisiyatifi çerçevesinde Türkiye’yi Orta Asya üzerinden Çin’e bağlaması hedeflenen “Orta Koridor” projesine dikkati çekti.

Çin’in taşımacılık yollarını çeşitlendirmek istediğini anlatan Kocaman, şunları kaydetti:

“Avrupa ve Çin arasındaki günlük taşımacılık ticaretinin hacmi neredeyse 1,5 milyar dolara ulaşmış durumda. Önümüzdeki yıllarda bunun 3-4 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bu malların Avrupa’ya taşınmasında üye devletlerimiz üzerinden geçen kara ve demir yollarının kullanılmasının ciddi avantajlar sağlayacağını düşünüyoruz, yaptığımız çalışmalarda bunu görüyoruz. Üye ülkelerimizden geçen ve bizim ‘merkez koridor’ diye adlandırdığımız Çin’den başlayıp Kazakistan, Hazar, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden geçen ulaştırma hatları zaman ve ekonomi bakımından diğer rotalara göre daha avantajlı.”

Kocaman, Türk Konseyi ülkelerinin turizm alanında attığı adımlara ilişkin, “Üye ülkelerimizdeki Türk İslam tarihinin, tarihi şehirlerinin ve buralardaki eserlerin tanıtılması amacıyla gerçekleştirdiğimiz ‘ortak tur projesi’ 2018 yılında hayata geçecek.” diye konuştu.

Dr. Ömer Kocaman, Türkiye’de İstanbul’dan başlayarak Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan rotasını izleyecek 14 günlük tura 2023’e kadar yaklaşık 1 milyon turistin katılmasının hedeflendiğini söyledi.

Gençlik ve spor alanında yürütülen faaliyetlere de değinen Kocaman, “Türk Dili Konuşan ülkeleri gençlik platformu”nun hayata geçirileceğini ve bu platformun her yıl düzenleyeceği toplantılarda ortaya çıkacak yeni projelerin dikkate alınacağını belirtti.

Türk Konseyi’nin öncelikli hedefinin üye devletler arasındaki iş birliğini her alanda geliştirmek olduğunu vurgulayan Kocaman, uluslararası teşkilatlarla da iş birliği halinde küresel sorunlarla da ilgilendiğini ifade etti.

– “Türkmenistan ve Özbekistan’ın Konsey’e katılmasını ümit ediyoruz”

Türkmenistan’ın dış politikasında izlediği tarafsızlık statüsü ile uluslararası teşkilatlarda yer almadığına işaret eden Kocaman, Türkmenistan’ın Türk Konseyi bünyesinde yer almasa da düzenlenen zirvelere bakan ve başbakan düzeyinde katıldığını hatırlattı. Kocaman, “Biz ümit ediyoruz ki, ilerleyen yıllarda Türkmenistan’ı Türk Konseyi bünyesinde göreceğiz. En azından böyle bir ümidimiz var. Türkmenistan ile yürüyen çok iyi ilişkiler var.” dedi.

Özbekistan’ın, Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ile dünyaya açıldığına ve ciddi dış politika atılımları yaptığına dikkati çeken Kocaman, şöyle devam etti:

“Biz Özbekistan’ın Türk Konseyinde yer almasını istiyoruz, ümit ediyoruz. Tabii ki bu siyasi bir konu. Devlet başkanlarımız ve dışişleri bakanlarımız mutlaka bunları müzakere ediyor. Önümüzdeki dönemde biz iyi bir haber duymak istiyoruz. Bununla ilgili önümüzdeki yıllarda bir gelişme olacağını ümit ediyoruz. Tabii ki Özbekistan’ın Türk Konseyinde olması Türk Konseyine zenginlik ve güç katar. Birçok projemizde Özbekistan’ın yer almasını arzu ediyoruz. Özbekistan’daki Semerkant, Buhara olmadan, Türkmenistan’daki Merv olmadan Türk dünyası eksik kalır. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda hem Türkmenistan hem de Özbekistan Türk Konseyindeki yerini alacak ve Türk Konseyi güçlü, bölgesel ve küresel sorumlulukları olan bir teşkilat olarak geleceğe yürüyecek.”

– Türk Konseyi

Türk dünyasının tarihi ve kültürel birikimlerinden yararlanarak Türk dili konuşan ülkeler arasındaki çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesini hedefleyen Konsey, bölgesel bir iş birliği mekanizması olarak, bölgede ve ötesinde, üye devletler arasındaki iş birliğini hızlandırmak amacıyla ekonomiden ulaştırmaya, sürdürülebilir kalkınmadan eğitime ve medyadan turizme birçok alanda faaliyet yürütüyor.

Türk Konseyinin öncelikleri arasında Türk dünyasında karşılıklı güven ortamının pekiştirilmesi, siyasi dayanışmanın güçlendirilmesi, ekonomik ve teknik iş birliğinin artırılması ile ortak tarihi ve kültürel birikimlerin kayıt altına alınması yer alıyor.

– Nahçıvan Anlaşması ile “Türk Dili” çatısında birleştiler

İlki 1992’de Ankara’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi” ile başlatılan süreçte şimdiye kadar Türkiye ile dil birliği olan Güney Kafkasya’da Azerbaycan, Orta Asya’da Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’ın katılımıyla 10 zirve gerçekleştirildi.

Türk Konseyinin kurulmasına ilişkin ilk adım, Nahçıvan’da yapılan Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde atıldı. Sürecin kurumsallaştırılması amacıyla Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan arasında Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin kuruluşuna dair “Nahçıvan Anlaşması” imzalandı.

Konseye üye ülkeler, Nahçıvan Anlaşması’nın önsözünde Birleşmiş Milletler (BM) Anlaşması’nın amaç ve ilkelerine bağlılıklarını teyit ederek, Türk Konseyinin temel amacını, Türk Dili Konuşan devletler arasında kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmak olarak tanımladı.

Demokrasi, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğüne bağlılıklarını ifade eden ülkeler ayrıca ortak tarih, kültür, kimlik ve Türk dili konuşan halkların dil birliğinden kaynaklanan özel dayanışmaya vurgu yaptı.

Türk Konseyi, 15-16 Eylül 2010’da İstanbul’da düzenlenen 10. Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’nde ise resmen hayata geçirildi.

“Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi”, “Türk Konseyi” ya da “Türk Keneşi” olarak adlandırılan yapı, devlet başkanları konseyi, dışişleri bakanları konseyi, her ülkeden gelen akil insanlardan oluşan aksakallar konseyi, kıdemli memurlar komitesi ve merkezi İstanbul’da bulunan sekretaryadan oluşuyor.

– Türk Konseyi Zirveleri

Konsey’in daimi bir yapı olarak kurulmasıyla yapılan zirveler, “Türk Konseyi Zirveleri” olarak yeniden adlandırıldı.

Bu kapsamda ilk Türk Konseyi Zirvesi “Ekonomik ve Ticari İşbirliği” temasıyla 20-21 Ekim 2011’de Kazakistan’ın Almatı kentinde düzenlendi. 2. Türk Konseyi Zirvesi “Eğitim, Bilim ve Kültürel İşbirliği” temasıyla 22-23 Ağustos 2012’de Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, 3. Türk Konseyi Zirvesi “Ulaştırma” temasıyla 15-16 Ağustos 2013’te Azerbaycan’ın Gebele şehrinde gerçekleştirildi.

“Turizm” temasıyla 4-5 Haziran 2014’te Bodrum’da düzenlenen 4. zirveyi, 11 Eylül 2015’te Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen “Medya ve Enformasyon Teknolojileri” temalı 5. zirve izledi.

Trt Avaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here