Mustafa Kayabek

0
33

Türkçülük hareketinin büyük mücahidi Mustafa Kayabek’in aramızdan ayrılmasının üzerinden iki yıl geçti. Hayattaki en büyük pişmanlıklarımdan birisi onu sağlığında tanıyamamdı. Bunu defaatle oğlu Yağmur Kayabek Ağabey’e de dile getirmiştim. Kayabek amcayı Yağmur Beğ’den tanıma fırsatını yaşadım, yaşıyorum. Sağ olsun… Kayabek amcaya olan vefa borcumuzu Adsız Bir Kahraman – Mustafa Kayabek kitabıyla bir nebze olsun ödemeye çalıştım.

Türkçülük hareketinin altın devrinde yaşayan Türkçüler -en azından benim tanıdıklarım- aynı karaktere sahip kişilerdi. Nâif, kültürlü ve cesur… Ben burada Kayabek ile ilgili kişisel bilgilerini, yazılarını kitabımızda belirttiğimiz için burada o konuya girmeyeceğim…

44 dalâveresi yalnız Türkçülerin değil, neredeyse tüm kamuoyunun bilgisi dahilinde. Türkçülüğün suç sayıldığı bu dalâverede birçok Türkçü, Türkçülüğü suç olarak görenlere karşı çıkıp, bu suçu “Şeref” madalyası olarak görüp, savundular. İşkencelere, baskılara maruz kaldılar. Sonrasında birçoğu bu dalâvereden “Kahraman” olarak çıktı. İşte Kayabek, 44 Kahramanlarıyla aynı ruha sahip bir “Kahraman”dı.

Yıl 1967, Ötüken’in üçüncü yılı…

Atsız’ın Güneydoğu ve Doğu vilayetlerinde başlayan Kürtçülük hareketlerine dikkat çeken yazıları, bu hareketin sosyal kurumları ve meclisteki uzantılarının teşebbüsüyle bir davaya dönüştü. 1973’de Ötüken’in ve yazıların sahibi Atsız, Yazı İşleri Müdürü Mustafa Kayabek bu davanın şüphelisi konumundaydı. 1973’de dava sonuçlandı, Atsız ile Kayabek hapse mahkûm oldu. Kayabek’e avukatı Enver Yakuboğlu dâhil birçok kişi “Bu yazıdan haberim yoktu.” -ki yoktu- demesine talep etsede. O bu yazıların bir suç olarak görülmesi hâlinde alınacak cezayı “Şeref” madalyası gördü. Ve, bir yıla yakın cezaevinde yatarak, 1944lerin göğüslediği “Kahramanlık” madalyasını göğüsledi.

Atsız’ın, Kayabek’in ve Türkçülerin bu harekete gündeme getirdiği bu hareketi, devletimiz o vakitler dikkate alsaydı, PKK denilen lânet bugün başımızda olmayacaktı.

“Kahraman” Kayabek amcayı özlem, minnet ve rahmetle anıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here