Turancılıkla Suçlanan Türkolog’a 11 Yıl Ceza Verildi.

0
61

Azerbaycan kökenli Özbekistan vatandaşı Türkolog ve Türk milliyetçisi Andrey Kubatin, Özbekistan’da “vatana ihanet” ve “Turancılık” suçu ile 11 yıl hapse çarptırıldı. Dünyada ise birçok ülkeden Andrey Kubatin için destek kampanyası başlatıldı.

Andrey Kubatin, Özbekistan Merkezi Devler Arşivi ve Bilimler Akademisi Şarkşünaslık Enstitüsü’nden topladığı 187 GB’lık 4,000’nin üzerindeki eseri pdf dosyası olarak TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı) Özbekistan sorumlusu Süleyman Kızıltoprak’ın bilgisayarına yüklemesi bu suçlarına delil oluşturuyor. Ancak alınan bilgilere göre Kubatin’in sağladığı kitapların hiçbir gizliliği yok ve hepsinin internet ortamında erişimi mevcut.

Muzaffer Coniyev adlı bir şahıs ise Süleyman Kızıltoprak’ın Türkiye’nin bir ajanı olduğunu ve Kubatin’in kendisine sağladığı “Eski Türk Dili”, “Turan Etnik Coğrafyası”, “Güney Sibirya Eski Türk Abideleri” gibi kitapların Turancılık propagandası için kullanılabileceğini yetkililere bildirdi. Bu nedenle Andrey Kubatin tutuklu bulunuyor. Andrey, Azerbaycanlı bir baba ve Rus kökenli bir annenin olduğu bir aileden geliyor. Türkiye, Özbekistan, Rusya, Azerbaycan gibi ülkelerden akademisyenler tarafından Andrey Kubatin’in serbest bırakılması için Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev’e mektuplar yazılmaya devam ediyor.

Andrey Kubatin’e ait Savunma dilekçesi;

“Sayın Ombudsman! Ben son on yıl sürecinde yurdumuz uğuruna akademik araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalıştım. Bu zaman içerisinde İlk Orataçağ dönemi Özbek devletçilik düşüncesi tarihi konusunda 4 kitap ve yaklaşık 80 bilimsel makale ve bildiri özetleri yayımladım. Bilimsel faaliyetim sürecinde tanıdığım araştırmacılardan ve internet ortamından geniş bir elektronik (pdf) kütüphane biriktirdim ki bu makale ve kitapların tamamı Orta Asya ve çevresi Türk halkları tarihi ve arkeolojisiyle ilgili yayınlardır. Akademik araştırmacılar kendi aralarında çoğu zaman kendi çalışmalarını ve buldukları yayınları birbirleriyle paylaşırlar, ben de öyle yapardım.

Nitekim, ben Türkiyeli bir tarihçi uzman olan ve o zaman TİKA’nın Taşkent Bölümü başkanlığını yapan Süleyman Kızıltoprak adında bir akademisyenle tanışmış ve onunla kendi elektronik veri tabanımı paylaşmak üzereydim. Bu veri tabanı ona iletirken yakalndım ve bu eylemim Özbekistan Cumhuriyeti MİT tarafından Ceza Kanunu’nun 157. Maddesi 1.kısmı gibi nitelikli olarak bulundu.

Şunu söylemek gerekir ki Süleyman Kızıltoprak Taşkent’te TİKA Koordinatörü olarak bulunurken sıklıkla ben dahil Özbekistanlı tarihçi akademisyenlerle buluşurdu. Yaklaşık 2016 yılının sonbaharında S.Kızıltoprak bana kendisinin zamanı olmadığını söyleyerek Özbekistan Cumhuriyeti Merkez Devlet Arşivi ve Bilimler Akademisi Şarkşünaslık Enstitüsü’nden Orta Asya ve Osmanlı arasındaki ilişkilerle ilgili materyel edinmesinde yardımcı olmamı istedi. Elimdeki Türk ilişkilerine ait bazı Arşiv materyelleri göstererek Merkez Devlet Arşivi’ne erişimim olmadığını ve en iyisi kendisinin adı geçen Arşiv ve Enstitüye başvurmasını tavsiye ettim. Yaklaşık 2017 Şubat ayında S.Kızıltoprak Özbekistan boyunca bir turistik rehber yayını beraber hazırlamamızı bana teklif etti. Bu çalışma için bana iş hakkı ödeyecekti. Böylece, o benden bu çalışmamız için materyel istedi, ben de elimdeki kendi elektronik kütüphanemi ona vermeyi kabul ettim. O esnada TİKA’nın görevlisi olan Muzaffer Caniyev biz sohbetleşirken yanımızdaydı.

Daha sonra ise M.Caniyev Özbekistan MİT’ine bir dilekçeyle başvurarak S.Kızıltoprak’ın kendi ülkesinin gizli servisiyle ilişkileri olabileceğini şüphesinde olduğunu ve ayrıca benim 1000 dolar karşılığında Merkez Devlet Arşivi’nden ve Şarkünaslık Enstitüsü’nden belge ve elyazmaları S.Kızıltoprak’a iletmek istediğimi yazmış. S.Kızıltoprak benim elektronik kütüphanemi kopyalamam için kendi harici diskini M.Caniyev aracılığyla bana iletmişti ve ben 187 Gigabayt yer alan 4000’den fazla elektronik kitap ve makaleyi kopyalamıştım.

Bu harici diski ben S.Kızıltoprak’a iletmek için M.Caniyev’e verirken Özbekistan MİT tarafından yakalandım ve benim hareketlerim Adlî Tıp Enstitüsü analizi sonucunda Ceza Kanunu’nun 157. Maddesi 1.kısmı gibi nitelendirilmişti. Аynı zamanda, ceza prosedürü sırasında işlenen birtakım eksikliklere rağmen ve dava sırasında mahkemenin bunları hesaba katmasını istememe rağmen bu durum mahkeme tarafından hesaba alınmadı, sonuçta bana dayatılan hükmün tarafsız ve adaletli olmamasına yol açtı.”

 

Kaynak: QHA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here