TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ’NİN DEV AYNASI

0
40

Machiavelli, insanların eğer tarihe açık,duygulara kapılmadan realist olarak bakarlarsa kendilerini siyasal başarı yoluna sokmuş olacaklarına ikna olmuştur.

Böbürlenmek, kendini olduğundan büyük göstermek, bir ideoloji için yahut bu bu ideoloji üzerinden siyaset yapan birey ve siyasal kurumlar için hedef kitlesini genişletmek, muhaliflerini korkutmak veya halk nezdinde gücünü arttırmak amacı ile kullanılırsa belki başarı getirebilir. Fakat kendi yalanına kendi inanmak hastalığına tutulmak siyasal olarak başarısızlık, çöküntü, hayal kırıklığı, güvensizlik ve hatta alay konusu olma durumuna yol açabilir. Aynı zamanda, uzun ölçekte; hedef/beklenti ve sonuç arasındaki tutarsız sonuç bireylerin ruh sağlığına ciddi anlamda zararlar verecektir.

Bugün ortak önhedefi Milliyetçi Türkiye, ortak anahedefi Turancılık olan yüzlerce Milliyetçi dernek,vakıf,çalıştay,parti vb. kuruluşlar bulunuyor. Her geçen gün bu örgüt/teşkilatların sayısı artış gösteriyor.

Lakin biz Türkçüler hedeflerimize ne kadar yakınız?

Hedeflerimize yaklaşmak için çalışmalarımız ve planlarımız neler?

Öncelikle, örgütlerimizi birkaç çeşide ayırmalıyız

1)Türkçü/Milliyetçi örgütlenme iddiası ile rant sağlama peşinde olan sahtekar oportünistler.

2)Geçmişte salt ve kirletilmemiş hedefler ile kurulmuş lakin zaman ile tahribata uğramış ve pusulası şaşmış kurumlar.

3) “X seviciler dernekleri”. Bu dernekler Atatürk, Atsız, Türkeş,Yazıcıoğlu vb kamuoyunda saygınlığa sahip şahsiyetinlerin isimleri üzerinden sömürü yapan, kar amacı güdülerek kurulmuş paravan kurumlar.

4)Güzel hedef ve niyetler ile kurulmuş lakin işlevsiz ve amelsiz kurumlar.

5)Kültür, sanat ve bilim adına güzel işler başaran fakat seslerini çok fazla duyuramamış fikir kuruluşları.

6)Avrupadaki faşist dazlak çapulcularının, kalitesiz beyaz ırkçığıvari, rasyonellikten ve tutarlılıktan tamamı ile uzak, salt nefret ve uç militarist söylemli, sıfır militarist aktiviteli, yine beyaz ırkçılığı sembollerinin aslında Orta Asya’ya ait olduğu teziyle sembolizm ile sıfır barışık, sosyal medya üzerine inşa edilmiş minik teşkilatlar.

7)Rasyonel hesaplamalar yaparak, dünü kayıtlı, bugünü ve yarını planlı, makul ve mantıklı söylemli, muhalif, basın ve yayın gücü yüksek, aklı başında ve rasyonel aktivistli, genel bir ruha ve vizyona sahip, kurumsallaşma aşamasını tamamlamış, siyasal bilimler açısından “baskı grubu” olarak nitelendirilebilecek nitelikte ve aklı başında başkanlara sahip güvenilir kurumlar.

 

Temelde 7’ye ayırdığımız bu listeyi daha da genişletmek mümkün. En fazla karşılaştığımız yapı maalesef 4 ve 6. Bugün en fazla yaptırım gücüne sahip olan ise 1.. 2 ve 5 üzerine gösterilecek yoğun emekle çok güzel işler başarmak gayet mümkün. En son bahsettiğimiz kurumlara ise uzun süredir maalesef rastlayamıyoruz..

 

Hergün yenisi eklenen teşkilatlara karşı olmamak gerek. Yaptırım gücü için muhakkak nüfus gerekiyor. Bunun dışında yerel teşkilatlanmalar ve çalışmalar Türkçü kamuoyu için umut verici ve çalışma azmi perçinleyici.

Fakat teşkilatlarımızın kendini mutlak surette sorgulaması gerekiyor. Halk nezdinde itibar ve kuvvet arttırma çalışmalarını en hızlı şekilde gerçekleştirmek zorundayız. Ne yaptığımızdan, geçmişimizden yetirince bahsettik. Artık bu bahse biraz ara verip hedeflerimizden ve bu hedefleri gerçekleştirmek için çabalarımızdan bahsetmenin sırasıdır.

Hatırlatmakta fayda var:

Kendini Türkçü fikir adamı, aktivist,teşkilat  lideri, reis, yazar vs olarak tanıtıp iki sözü bir araya getiremeyen çakallara itibar etmeyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here