1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Boyacının Renkleri

Boyacının Renkleri

featured

Erdal Özyağcılar ismini görür görmez hemen biletini aldığım Hoş Geldin Boyacı adlı tiyatroda Erdal Özyağcılar’ın yanı sıra sahneyi paylaştığı diğer oyuncular Berna Laçin ve Gözde Çetiner. Benim nihai amacım belli. Kibar Feyzo , Züğürt Ağa , Çöpçüler Kralı ve nice filmlerinden tanıdığım, Erdal Özyağcılar’ı dünya gözüyle sahnede kanlı canlı izleyebilmek. Kaç tane Kemal Sunal filmleri izlediysek hemen hemen her filmlerinde birlikte oynamışlıkları inkar edilemez. Nihayetinde bu amaca ulaşmış biri olarak tüm tiyatro meraklıları için söylemeliyim ki: Oyun 2 perde olup 110 dakika boyunca devam ediyor. Doğaçlamalarla bu süreç biraz daha artabiliyor.

Bu oyun çok bilindik bir konuya sahip olmakla beraber metni ingiliz Donald Churchill tarafından kaleme alındı. Oyunu bir iki dakika kuş sesleri eşliğinde yavaş yavaş karanlıktan loş ışığa dönmeye başlayarak tiyatroseverlere sunuyorlar. Sıyrıl kalabalıktan ve bak sahneye huzur burada dercesine…

Boyacı Walter ( Erdal Özyağcılar) yalnız olduğunu düşündüğü evde rahat bir şekilde evi boyamaya hazırlanırken , evin hanımı Marcia (Berna Laçin ) ile tuhaf bir şekilde karşılaşır. Daha sonra kapı çalındığında gelen Jane (Gözde Çetiner) ortalığı birbirine katar ve onların konuşmasına kulak misafiri olan Walter’ın sır olarak kalması gerekenleri öğrenmesi ile komik olaylar örgüsü başlar.

Her ne kadar bir sonraki sahne kolaylıkla tahmin edebilse de bu ” Su götürmez gerçek” o kadar dert değil nihayetinde sergiledikleri oyunculuklar ile büyülenip, huşu içinde seyre dalıyorsunuz.

Açıkcası ben Berna Laçin’in bu kadar etkin bir oyunculuğu olduğunu bilmiyordum. Sahnede parıl parıl parladı ve oyunculuğu göz doldurdu. Nedense oyunun başından sonuna kadar hep aynı ifadeyle dominat bir kadını oynayacağını düşündüm ama öyle olmadı ve beni şaşırttı diyebilirim. Birde pek duymadığım gadre uğramak* deyimini lugatıma ekledi sağ olsun.

Hepsi O kadar doğal içten oynadılar ki seyirciler ile aralarında güçlü bir bağ oluştu. Bu samimi bağ her dakika giderek seyirciye sirayet etti.

Aslında oyunun öz adı “Boyacı”. olmasına rağmen, Yönetmen Arif Akkaya Erdal Özyağcılar’ın 18 yıl sonra sahneye dönüşünü kutlamak adına başına ”Hoşgeldin” ibaresini eklemiş ve huzurlarımızda Hoşgeldin Boyacı!

Bu arada parlak mango sarısı ve trafalgar mavisi renklerini de bu tiyatro oyunu sayesinde öğrenmiş oldum. Boyacının renkleri yanında Erdal Özyağcıların sinirlenince yada gülünce kırmızılaşan suratı bana çok şirin geliyor. Domates rengini andıran yüzünün hali bana göre, sahneye çok yakışıyor.

Boyacının Renkleri

Biz salondan ayrılmak üzere minik adımlarla kapıya doğru yönelirken onlar hala sahnedeydiler. Erdal Özyağcılar dönüp bize ” iyi akşamlar, iyi akşamlar giderken size şarkı söyleyim mi? ” diye mikrafona konuşmasına gülerek evlerimize dağıldık. Şarkı türkü dinlemesekte bundan iyisi şam’da kayısı. Enerjik ruhu ve bedeni takdire şayan!

Nisan ayı boyunca İstanbul’un çeşitli kültür Merkezlerinde gösterimde olacak bu oyun tüm tiyatro meraklılarına duyurulur.

Bende sırada Şener Şen’i izleme hayaliyle yanıp tutuşarak yazımı bitiriyorum ve umuyorum ki büyük üstat Şener Şen’den bahsetme lütfuna erişir sizlerle görüşlerimi paylaşabilirim.

Tiyatro düşündürür. Tiyatro yaşatır.

*Derkenar: Gadre uğramak: Haksız bir davranışla karşılaşmak, haksız davranılmak.

0
alk_la
Alkışla
0
sevdim
Sevdim
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
be_enmedim
Beğenmedim
Boyacının Renkleri
Yorum Yap