Ekrem Eray Arda: Bu millet tankların altına yatıyorsa; bu merhum Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan sayesindedir

ekrem-eray-arda-bu-millet-tanklarin-altina-yatiyorsa-bu-adnan-menderes-fatin-rustu-zorlu-hasan-polatkan-sayesindedir

Demokrat Parti; Merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı vefatlarının 60. yılında Demokrat İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği törenle andı.

Törende bir konuşma gerçekleştiren Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda; ”Bu millet tankların altına yatıyorsa; bu merhum Başbakanımız Adnan Menderes’in, Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın, bu yola ömrünü adamış tüm özgürlükçü demokratların sayesindedir.” ifadesini kullandı.

Ekrem Eray Arda yaptığı konuşmanın kısa bir videosunu Twitter hesabından paylaştı.

Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda’nın konuşmasının tam metnini okumak için;

”Genel Başkanım Sayın Gültekin Uysal Beyefendi, Ordu Milletvekilimiz Sayın Cemal Enginyurt ağabeyimiz, partimizin yönetim kademelerinde görev alan değerli çalışma arkadaşlarım, Demokrat Parti davasının yılmaz yorulmaz savunucuları, dava arkadaşlarım;

Biz bugün burada üç büyük ismi, üç büyük demokrasi kahramanını, üç demokrasi şehidimizi anmak için toplandık. Başbakanımız Adnan Menderes’in, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’nun ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan’ın şehadetlerinin 60. sene-i devriyesini idrak ediyoruz.

60.yıl denildiğinde tarihin, tarihçilerin konusu haline gelmiş bir olaydan bahsediliyor gibi geliyor. bu acı hala taze. Bunu en iyi, her türlü baskıya rağmen onca yıl dik durmuş, mirasını gururla korumuş demokratlar bilir. Bunu en iyi, ömrünü kalkınma, demokrasi ve hürriyet davasına adamış, inanmış demokratlar bilir. Biz onlardan nasıl gördüysek öyle devam etmenin derdindeyiz. Onlar bir büyük mirasın taşıyıcısı olmanın verdiği onurla ve davaya inancın verdiği metanetle devam ettiler mücadelelerine. Ne Menderes’i sevdiği ne Menderes’in yol arkadaşlarını tanıdığı ne de Menderes’in davasını dava bildiği halde, Menderes adını sırf menfaati için kullananların da Menderes’in dava arkadaşlarından öğrenecekleri çok şey olduğu kanaatindeyim.

150 yıla yaklaşan bir demokrasi tecrübemiz var. Ne yazık ki bu 150 yıl hep mücadele içinde geçti. Hep kerameti kendinden menkul birileri çıktı ve hep milletin bunca uğraşla bir yerlere getirdiği demokrasisini gasp etmeye kalktı. Ancak her seferinde kaybeden onlar oldu. Önce Meclis kurduk, Meclisimizi aldılar. Tekrar kurduk. Büyük kayıplar verildi, ama meclisimizi bir daha kaybetmemek üzere kazandık. Öyle ki İstiklal Harbi’mizi kurduğumuz meclisin yönetimiyle yaptık. Bunu dünyada başaran tek millet olduk. Ancak menfaatleri demokrasinin erdemleriyle çakışan birileri, sırf kendileri her şeyi bildiklerini zannettiklerinden, bu sefer darbeyle geldiler. Hükümeti kaybettik. Yetmedi, merhum Başbakanımız Adnan Menderes ile merhum bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan bu saldırıyı göğüslerken şehit oldu. Demokrasimizi kurtarmak için üç yiğit, üç büyük dava adamı şehit verdik. Onlar o gün belki kendilerince bir muharebe kazandılar ancak demokrasi savaşını biz kazandık!

Şehitlerimizin ardından akıtılan gözyaşları, milletin acısının büyüklüğü, onlara bir daha milletin iradesini ölümle, öldürmekle gasp edemeyeceklerini gösterdi. Bu millet, onca karalamaya, cezalandırmaya, dışlamaya rağmen, evlerde yastıklara nakşetti şehitlerini, kahvelere astı Menderes portrelerini. Bu millet acıyı bal eyledi. Bir gittik bin geldik, bizi vurmanın kurtuluş olmadığını cümle alem gördü. Davamızın da haklı bir dava olduğunu hayat bize gösterdi.

Ülkenin hali malum. Oysa Demokrat Parti’nin 1. Büyük Kongresi’nde kabul edilen ve çok partili sisteme geçilmesine rağmen tek parti uygulamalarının devam ettiğini belgeleyen Hürriyet Misakı, parti başkanlığıyla cumhurbaşkanlığının ayrılması gerektiğini savunuyordu. Ta 1947’de! Bu insanlar, Tek Parti dönemini büyük ideallerle, büyük cesaretle sona erdirdi. Bugünkü kaosu da aynı idealler, aynı cesaret sona erdirecektir. Menderes ve arkadaşlarının aziz hatıraları, gerçek demokrasi için yürüttüğümüz mücadelemizde, yüreklerimizin en derininde hissettiğimiz büyük kuvvet olacaktır.

Bugün milleti arkasına aldıktan sonra başına bir şey gelmeyeceğini biliyorsa bir siyasetçi, bir lider, bir devlet adamı; bunun bugün andığımız bu üç büyük isim sayesinde olduğunu da bilmekle mükelleftir. Bugün demokrasimiz her şeye rağmen ayaktaysa, bugün birileri darbeye niyetlendiğinde bu millet tankların altına yatıyorsa; bu merhum Başbakanımız Adnan Menderes’in, Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın, bu yola ömrünü adamış tüm özgürlükçü demokratların sayesindedir. Bunu herkes böyle bilmeli. Bu büyük borç, kolay ödenemez; bu büyük miras da mahkeme tiyatrosunun sergilendiği Yassıada’ya lüks oteller açmakla öyle kolay kirletilemez.

17 Eylül, demokrasimizin utanç günüdür. Ancak bu utanç onlara aittir. Biz, gerçek demokrasinin savunucuları olan bizler, idealleri uğrunda can vermiş büyük isimlerin yolunda yürüdüğümüzü bir an bile aklımızdan çıkarmadan, her türlü haksızlık karşısında büyük bir kararlılıkla dik durmanın gururunu yaşıyoruz. Milletin sözünü, büyüklerimizden gördüğümüz gibi, iktidara taşımak için de aynı kararlılıkla devam ediyoruz, edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Şehit Başbakanımız Adnan Menderes, Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı, 150 yıllık demokrasi mücadelemizde bize daha iyi günler bırakmak için canını ortaya koyan tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün burada bizleri yalnız bırakmayan, demokrasi mücadelemize inancını bir an bile kaybetmeden her daim davasına sahip çıkmış büyüklerime, kardeşlerime, dava arkadaşlarıma huzurlarınızda şükranlarımı sunmak istiyorum.

Böylesi acı dolu bir günde bir tesellimiz varsa; o da davamızın emin ellerde olduğunu bilmektir; evet değerli arkadaşlar, gerçek demokrasinin yiğit savunucusu bugün bizlerle birlikte. Törenimize teşrifleri için kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. Sayın Genel Başkanımız, Afyonkarahisar Milletvekilimiz, liderimiz Gültekin Uysal Beyefendi’yi konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Ekrem Eray Arda: Bu millet tankların altına yatıyorsa; bu merhum Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan sayesindedir