Ana SayfaSiyasetEkrem Eray Arda : Demokrat Parti bizim ailemizdir; bugün buradaki varlığınız bana...

Ekrem Eray Arda : Demokrat Parti bizim ailemizdir; bugün buradaki varlığınız bana bunu tekrar hatırlatıyor.

Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda, yönetimi, İlçe Başkanları ve çok sayıda vatandaş Kurban Bayramının ikinci günü dolayısıyla Demokrat Parti İstanbul İl Başkanlığında bir araya gelerek bayramlaşma programı gerçekleştirdi.

- Reklam -

Koronavirüse karşı tedbirlere uyarak gerçekleşen bayramlaşma programı saat 12:00’da başlayarak gün boyun devam etti.

Kurban Bayramı dolasyısıyla bir konuşma gerçekleştiren Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda ; ”Demokrat Parti bizim ailemizdir; bugün buradaki varlığınız bana bunu tekrar hatırlatıyor.” ifadesini kullanarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı;

”Değerli İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Değerli İlçe Başkanlarım, Değerli Teşkilat mensuplarımız, İstanbul’un değerli demokratları, değerli hemşerilerim;
Öncelikle hoşgeldiniz! Bugün burada olduğunuz için çok mutluyum; çünkü bayramlar ailelerin bir araya gelmesi için önemli bir vesiledir, çünkü Demokrat Parti bizim ailemizdir; bugün buradaki varlığınız bana bunu tekrar hatırlatıyor. Ayağınıza sağlık.
Değerli arkadaşlar, Kurban Bayramı demek paylaşmak demek. Bugün burada olan bizler 75 yıllık dev bir maziyi, tertemiz bir davayı paylaşıyoruz. Bugün burada birlikte anı paylaşıyoruz, yarın için gelecek hayallerimizi paylaşıyoruz. Bayramlar dertleşmek için vesiledir, biz aynı derdi paylaşıyoruz. Yirmi yıldır aynı filmi görmekten vallahi sıkıldık. Biz bu filmi kapatmak istiyoruz. Başka bir film açmak da değil, kendi filmimizi oynatmak istiyoruz. Kendi sesimizle, kendi sözümüzle, kendi aktörlerimizle yapmak istiyoruz bunu.

Hedeflerimiz var, bunları gerçekleştirmek için de irademiz var. Her şeyden önce bu filmi kabul etmeyerek başlayacağız. Nedir bu film? Seçimde iktidar olamayan muhalefette olur; biri ak der diğeri kara. İkisi birden sürekli aynı pozisyonda durur, zaman öylece akıp gider. Yahu çocuktum, geldim 35 yaşına; hala aynı. Değerli arkadaşlar, belki bu yirmi yılda biraz alışkanlık haline geldi ama iktidarla muhalefetin sürekli olarak aynı pozisyonu koruması normal değildir. İktidar her yerde vardır; ancak muhalefet demokrasilerde vardır. Türkiye’yi çok partili seçimlerle tanıştıran Demokrat Parti geleneği, Türk demokrasisini gerçek muhalefetin olduğu demokrasi haline getirecektir, buna hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bakın Genel Başkanımızın konuşmalarına, bakın milletvekilimizin konuşmalarına; bunu göreceksiniz. Bugün dünya kaliteli demokrasiden, doğrudan demokrasiden, katılımcı demokrasiden konuşuyor. Bugün dünya bunları konuşurken 4-5 yılda bir seçim yapılmasına şükretmek bugünkü demokrasi anlayışımızla bağdaşmıyor.
Evet, iktidar değiliz; ancak iktidar deneyimi olan bir muhalefet partisi olarak gücümüz nispetinde toplumsal ve siyasal gelişmelerde payımız var. En önemlisi, iktidar olmadan da iktidarı etkilemek suretiyle bir şeyleri değiştirme imkânımız var. Demokrat Parti sözü dinlenen, sözünü dinleten bir partidir; vefakat teşkilatlar olarak yapmamız gerekenler var. Önümüzdeki sınav, yalnız muhalefet olmakla yetinmeden vatandaşın gözünde alternatif olmayı başarmaktır. Demokrat Parti geçmiş tecrübesiyle vatandaşın sorunlarını çözeceğine dair güven veriyor; bize düşen kapı kapı gezip milletin nabzını tutmak, topluma ümit, heyecan vermektir.

Değerli arkadaşlarım, kapı kapı gezeceğiz deyince göz korkutuyor olabilir. Nasıl yapacağız, diye düşündükçe darlananlar olabilir. Ancak yalnız İl Başkanınız olarak değil, İstanbul’u ilçe ilçe gezip sokak sokak arşınlayan bir kardeşiniz, bir dava arkadaşınız olarak bunun çok kolay olduğunu defalarca tecrübe ettim. İşin sırrı basit. Birlikte yaşamayı başardığımıza göre birlikte siyaset yapmayı da başarmamız gerekir. Bugün burada şehrimizin değişik ilçelerinden arkadaşlar var. Hangi ilçeden gelirse gelsin, hangi işle iştigal ediyorsa olsun hepimizin Demokrat Partili olmaktan başka ortak noktaları var. Her bir arkadaşımız hepimiz gibi ilçelerinde işe giderken, ticaretlerini yürütürken, çocuklarını okula götürürken, apartman toplantılarında türlü türlü ilişkiler geliştiren insanlar. Her gün her çeşit insanla bir araya gelen insanlar, bir arada yaşayan insanlar. Bir arada yaşadığınız insanları birlikte siyaset yapmaya, sesimizi, sözümüzü yaymaya ikna etmenin çok da rahat ve keyifli olacağını sizlere ifade etmek isterim. Önce en yanımızdaki, her gün gördüğümüz insanları tutup kollarından çekeceğiz yanımıza.

Başkanım korkuyorlar! Korksunlar. Dedik ya, onlara cesaret vermek, ümit vermek de bizim işimiz. Biz Demokrat Parti olarak, biz bünyesinden başbakanlar, cumhurbaşkanları çıkarmış bir siyasi hareket olarak iktidarın ortaya koyduğu performansın ötesinde bir performans ortaya koymakla mükellefiz. Biz, bu geleneğin yeni kuşak temsilcileri olarak, iktidarın gündeminin dışında gündem inşa etmek, iktidarın hâkim kılmaya çalıştığı tarzın, dilin dışında bir tarz ve dil geliştirmekle vazifeliyiz. Baskı diliyle mi konuşuyorlar, sevgi diliyle konuşacağız. Hayatı paylaştığımız insanlarla siyasetimizi de paylaşacağız. Bizim, bize en son oy verecek kişinin derdine dahi çözüm bulmamız; bize en son oy verecek kişinin dahi yanında olmamız, kimseyi yalnız hissettirmememiz icap etmektedir.

Başkanım takım tutar gibi parti tutuyorlar! Tutsunlar. Hayatın gerçeklerine karşı hiçbir şey direnemez değerli arkadaşlar. Türkiye’nin bir iklim meselesi varsa, şehrimizin barajlarında su kalmamışsa, ülkenin tahıl ambarından buğday çıkmıyor da mercimeği ta Kanada’dan alıyorsak, sokaktaki vatandaş ekmeğe vereceği paranın hesabını yapmak zorunda kalıyorsa, adam karısı, karısı da kızı sokağa çıkınca endişeleniyorsa başına bir şey gelecek diye, buradaki sorunların büyüklüğü parti taraftarlığının boyutunu aşar. Bu meseleler doğal afet gibidir; deprem olduğunda şu partili bu partili ayırıyor mu? Hayatla ilgili riskler, kimin hangi partiden olduğuna bakmaz. Belanın faturasını bütün toplum birlikte öder. Ne genç ne yaşlı, ne zengin ne fakir bu faturadan kaçabilir. Siyasetteki yozlaşma bütün memleketi etkiler, iktidar partisine oy veren kardeşimi de en çok etkiler. Bu faturayı ödemek isteyip istemediklerini defalarca soracağız ve asla ama asla yorulmayacağız.
Başkanım millet kutuplaşmış, başkanım millet birbiriyle kanlı bıçaklı. Barıştıracağız. Temsil ettiğimiz misyon bizi bunla mükellef kılıyor. Ayrıca gelecek öngörümüz, mevcut durumdan oldukça farklı. Değişimin gücünü görüyoruz, bu gücün karşısında duramayacaklarını da görüyoruz. Biz Demokrat Parti olarak bu rüzgârı yelkenlerimize dolduracağız.

Değerli arkadaşlar, yeni sese, yeni söze, yeni insanlara kulaklarını veren genç bir kuşak geliyor. Bu kuşak emekle özgürlüğü, dindar olmakla vatansever olmayı, işçilerin sorunlarına duyarlı olmakla iklim krizine, hayvan haklarına duyarlı olmayı birbiriyle zıt görmüyor; aksine bunların birbiriyle uyumlu, birbiriyle ahenkli bir bütün oluşturduğunun da gayet farkında. Evet, siyasete mesafeliler. Ancak bu onların siyasetten kaçtığı anlamına gelmiyor. Geçenlerde Sultangazi de idim , apolitik dedikleri gençlerimizin hepsi cin gibi, hepsi olan bitenin farkında ve emin olun hepsinin içinde bir şeyler yapma isteği, bu isteği harekete geçirecek cesaretleri var. Gençler siyasetin kendisine değil; siyasetin bugün içerisine girdiği dar kalıplara tepkili. Kararsız denilen gençlerimiz, kararlı bir duruş sergiliyor aslında. Ne istedikleri farklılık gösterse de ne istemedikleri belli, korkmadan cesaretle haykırıyorlar. Bu kardeşlerimizi kapsamak, demokrat gelenekle bu kardeşlerimizi sarıp sarmalamak boynumuzun borcudur. Türkiye için alternatifi, bu kardeşlerimiz için bu kardeşlerimizle beraber bütüncül siyaset kurarak inşa edebiliriz. Bu kardeşlerimizi siyasete katarsak, Demokrat Parti sancağını tekrar hak ettiği yerlere taşıyabiliriz.
Değerli arkadaşlar, bugün Demokrat Parti’yi hak ettiği yerlere taşımak hiç de uzak ihtimal değildir. Yapmamız gerekenleri yapacağız, olacak. Bugün burada bayram vesilesiyle bir araya geldik, aile evimizde bir araya geldik. Ailemizi büyüteceğiz. Geniş ailelerde de böyle olmaz mı? Bir bayram daha gelmiş, bir bakmışsın hop yeni bir yeğen gelmiş. Bugün buradaki arkadaşlarıma davete icabet ettikleri için tekrar teşekkür ediyorum; ancak her birinizi bir sonraki bayram yeni bir yeğenle bekliyorum. Bu aile büyüyecek arkadaşlar!
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Kurban Bayramı’nızı tekrar kutluyor; sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bugün buradaki enerji, buradaki samimiyet, buradaki neşemiz daim olsun. Nice bayramlara!”

Son Haberler

- Reklam -