Ana Sayfa Kültür - Sanat Serkan Akgöz ile Söyleşi

Serkan Akgöz ile Söyleşi

- Reklam -

Serkan Akgöz kimdir? Kendinizden bahseder misiniz?

- Reklam -

– Kendimi Türkçü olarak tanımlamaya çalışıyorum. Mesleğim yazılım mühendisliği hâlen özel bir firmada bu görevde çalışıyorum. Daha önce Ulukayın ve Kavgamız adıyla yayımlanan iki dergide yazı işleri müdürü olarak görev aldım. Farklı internet sitelerinde Türkçülük ilgili yazılarla yer edindim. Hâli hazırda Türkçülük tarihiyle ilgili çalışmalara devam ediyorum.

İlk Kitabınız olan “Basında Atsız” kitabınız Türkçü camia tarafından oldukça ses getirdi.  Gazete sayfalarından Atsız Beğ‘e dair bir araştırma kitabı yazma fikri nasıl oluştu?

– Evet, Basında Atsız üç yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. İlk etapta bir kitap haline getirme düşüncem yoktu. Aslında, Atsız Ata’ya ait kitaplarda okumadığım, bilinmeyen bir şeyler öğrenmek için gazeteleri taramaya başladım. Sonrasında çevremdeki arkadaşlarımın bunu kitap haline getir önerisiyle, kitap halini getirdim.

“Basında Atsız” kitabınız, Değerli Türkcü camia ve takipçileriniz tarafından nasıl tepkiler ile karşılandı?

– Türkçü camiadan çok sayıda tebrik ve yeni çalışmalar için teşvikler aldım. Çok sayıda akademisyenden de tebrik aldığımı söylemeden geçemeyeceğim.

Türkçülük hareketinin genç yazarları arasında başta gelmektesiniz. Hüseyin Nihal Atsız Beğ dönemindeki Türkçülük ile günümüzdeki Türkçülük arasındaki farkları söyleyebilir misiniz?

– Bu sizin teveccühünüz, teşekkür ederim. Ben bu geleneğe layık bir Türkçü olmaya çalışıyorum. Atsız Ata’nın yaşadığı dönemde niceliğin şimdiyle mukayese edilmeyeceği büyük bir gerçek, son dönemde Türkçülük fikrinin yayılması kontrolsüz bir şekilde ilerliyor. O dönemdeki nitelik maalesef şu anda yok. Ama inanıyorum ki, nicelik gibi nitelik de artacaktır.

Nejdet Sançar Beğ pek ön planda gözükmüyordu veya biz öyle hissediyorduk. Serkan Akgöz Beğ‘e göre Nejdet Sançar´ın 1944 Türkçülük Davası’ndan önce ve sonra Nejdet Sançar Beğ‘in Türkçülüğe yaptığı katkıları ve kişisel bilgileri ile ilgili görüşlerinizi söyleyebilir misiniz?

– Nejdet Sançar, 1944 Dâvâsı öncesi ve sonrasında neredeyse ondan destek talep eden tüm mecmualara yazı yazarak destek olmaya çalıştı. Yayımlanmış bir edebi eseri olmadığı için ne yazık ki gençliğe teması Atsız Ata kadar olmadı. Ancak fikri ve ilmî alanda verdiği eserlerle Türklüğe büyük hizmetleri olmuştur. Vefatından sonra bile bu hizmetleri filizleniyor. Takdir sizlerin.        

Nejdet Sançar Beğ‘den söyleşimize devam etmek istiyorum. Türk Dünyasına ikinci kitabınız olan “Nejdet Sançar’ın Kaleminden Türk ve Yabancı Milli Destanlardan Örnekler” isimli güzel bir çalışma daha sundunuz bu kitabınızdan bizlere bahsebilir misiniz ?

– Nejdet Sançar, vefâtından önce bu kitap da dâhil olmak üzere birden çok kitabı tamamladı. Ancak ne yazık ki bu zamana kadar yayınlanmadı. Türk ve Yabancı Millî Destanlarından Örnekler de bunlardan birisiydi. Ben bu kitabı yayına hazırlama şerefine eriştim. Edebiyat öğretmeni olan Nejdet Sançar’ın bu eseri konuya meraklı olanlar için önemli bir örnek teşkil ediyor.

1944 Türkçülük Davası’nda çekilen ızdıraplar, tabutluklar Türkçülüğe karşı yapılmış en şiddetli hücumları az veya çok hepimiz bilmekteyiz. Sizin Türkçülülük Davaları ile ilgili belgelere dayalı ezber bozacak niteliğinde bir çalışmanız olduğunu öğrendik. Bu çalışmanızdan bizlere bahsedebilir misiniz?

– 1944 Dâvâsı’na ilişkin belgeleri Nejdet Sançar Beğ bir araya getirerek bir kitap hâline getirmeye çalışmış, hatta bu çalışmayı Ötüken Dergisi’nde de duyurmuştu. Bu belgeler Reşide Sançar‘dan intikâl ederek bana kadar ulaştı. Çalışmanın büyük bir kısmını bir araya getirdim. Yakın zamanda bu çalışmayla 1944 Dâvâsı’nın en nitelikli kaynak eserini yayınlamış olacağız.

Merhum değerli Türkçü büyüğümüz ve Hüseyin Nihal Atsız Beğin dâvâ arkadaşı Mustafa Kayabek ile ilgili yazmış olduğunuz üçüncü kitabınız olan “Adsız Bir Kahraman Mustafa Kayabek” isimli kitabınızdan değerleri takipçilerimize bahsedebilir misiniz?

– Kayabek, Türkçülük hareketinin en samimi, en cesur isimlerinden biriydi. Atsız Beğ’in yazısını, “Ben okumadım!” deseydi mahkûm olmayacaktı. Ancak o bu mahkûmiyeti şeref madalyası belleyip, boynuna taktı. Onu sağlığında tanıyamadım, ancak vefatından sonra onunla ilgili bir kitap çıkararak hâtırasını diri tutmayı düşündüm. Umarım başarmışımdır.

Sabit Haber olarak bizlere ayırdığınız vakit için çok sağ olun. Serkan Akgöz Beğ, Türkçü camiaya söylemek veya eklemek istediğiniz bir şey var mı?

– Ben teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Tüm dostlarımızı bizlerin dillerdeki en güzel duasıyla selâmlıyorum. Tanrı Türk’ü korusun!

Hazırlayan: Gökhan İlhan

- Reklam -

Son Haberler