Son yıllarda sosyal medya platformlarında dikkat çeken bir eğilim var. Bazı içerik üreticileri, ilişkileri karşılıklı sevgi, saygı ve emek temelinden çıkarıp maddi beklentiler ve fayda hesabı üzerinden tanımlamaya başladı. Özellikle “Hayatımda olacak erkek bana şunu sağlamalı”, “Arkadaşım ama alışverişimi yapıyor”, “Faturalarımı ödüyor” gibi söylemler, ilişki kavramının anlamını sorgulatır hale geldi.
Sorun burada yaş, cinsiyet ya da medeni durum değildir. Sorun, insanları karakterleriyle değil, cüzdanlarıyla değerlendiren anlayıştır. Bir insanın ekonomik olarak güçlü olması, onun otomatik olarak başkalarının sorumluluklarını üstlenmesi gerektiği anlamına gelmez. Dostluk, arkadaşlık veya ilişki adı altında kurulan bağların maddi beklentilere indirgenmesi, uzun vadede güven duygusunu zedeler.
Benzer şekilde bazı çevrelerde gençlik, fiziksel görünüm veya ekonomik güç birer “pazarlama unsuru” gibi sunuluyor. Oysa gerçek hayat sosyal medya videolarından ibaret değildir. Kalıcı ilişkiler; dürüstlük, sadakat, sorumluluk ve karşılıklı emek üzerine kurulur. Bir tarafın sürekli veren, diğer tarafın sürekli alan olduğu düzenler uzun ömürlü olmaz.
Toplumun dikkatinden kaçmayan da tam olarak budur. İnsanlar artık sözlere değil, davranışlara bakıyor. Kim samimi, kim çıkar peşinde, kim karşısındaki insanı gerçekten değerli buluyor, kim yalnızca sunduğu imkânlarla ilgileniyor; zaman içinde ortaya çıkıyor.
İlişkilerde en değerli sermaye para değil, güvendir. Güven kaybolduğunda en büyük maddi imkânlar bile insanları mutlu etmeye yetmez. Çünkü insan hayatında sponsor değil, yol arkadaşı arar.
14 Haziran 2026 – Yakacık







