1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Tarihi Yangınlar Tarihin Tekerrürü

Tarihi Yangınlar Tarihin Tekerrürü

featured

Yangın denince acı hatıralar gelir aklımıza… Kundaklamalar, sabotajlar, kazalar vs. Ama artık insanım diyen birinin tahammül sınırı aştı.

Meşhur İzmir ve Selanik yangınları yanında Bursa Kapalı Çarşı yangını arşiv görüntüleriyle ortaya çıktı.
Sosyal medyada pek çok kara propaganda dönmekte. Gerçekte bu yangınları kimler, ne için çıkarıyor? Hiç merak ettiniz mi?

Terör örgütünün üzerine atmak en kolay olanı, belki de perdelemesi, örtülmesi için bir argüman.

Aynı şey İzmir ve Selanik yangınlarında olmadı mı?
Sigortadan para alabilmek için eski evlerini yakan Ermeniler, Sakallı Nurettin Paşa İzmir’i yaktı demediler mi?

Sahil şeridinde otellerin mantar gibi artması size bir şeyleri anımsatmıyor mu?
Sahi, yakın zamanda vefat eden siyasinin ailesinin Ege’de kaç plajı, kaç beach’i vardı?
Şimdi olayları irdeleyelim bakalım neler çıkacak.
İzmir’i yakanlar ile son yangınları çıkaranlar aynı kişiler mi?
Ya da şöyle söyleyelim; torunları mı?
Hani İzmir’i Sakallı Nurettin Paşa yakmıştı.
Peki Selanik’i kimler yaktı?
Ya Bursa’yı?
Rant nerede? Yangın orada maalesef…

Tarihten ders almak zorundayız.
Çünkü tarih tekerrürden ibarettir.

Ateşin Çocukları İnisiyatifi vs. arkasındaki finansör kim?
Yerli işbirlikçileri kim?
Şişli’de barlarda tasarlanan planlar mı var?
Yoksa talimatlar dış güçlerden mi geliyor?
Yürütülen kara propaganda ile hedeflenen nedir?

Bunları görmeyen kördür.
Ciğerimiz yanıyor.
Canlı canlı hayvanlar, insanlar yanıyor. Bu vahşeti görmeyen kördür.
Yollarda yangından kaçan hayvanlar var.
İtfaiyeciler, ormancılar zor şartlar altında çalışıyor.
Köylüler seferber; su tankerleriyle su taşıyorlar.
Yangın bölgelerinden gelen haberler hiç iç açıcı değil.

Sabotaj, kundaklama… Her ne ise bu olaylara sebep olanlara caydırıcı ceza elzemdir, gereklidir.

Geçen senelerde konu hakkında yazdığım yazılara gelen itirazların çoğu Orman Bakanlığı yetkililerinden idi.
Çam dikimi yanlıştır.
Çabuk yetiştiği için, kereste olarak pazara sunulması yüzünden tercih edilen bir ağaçtır.
Çam kozalağının yangını artıran özelliği göz ardı ediliyor.
Yanarak el bombası görevi gördüğünü defaaten söyledim.
Yeşil kuşak döneminden kalma usullerle yangınla mücadele ancak bu kadar olur.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin gönderdiği yangın söndürme uçağından bizde neden yok?
Sorgulayan var mı?
Türk Hava Kurumu başındaki kayyum ne iş yapıyor?
O kadar çok sorular var ki sorulacak…
Bir yazıya ancak bu kadar sığıyor.

Vatandaş bahane istemiyor; çözüm istiyor, yaptırım istiyor…

Dün İzmir’i, Selanik’i, Bursa’yı, Samsun’u yakanlar kim ise bugün ormanları yakanlar da aynı tıynette insanlar.
Gerçekten kazara olanları ayrı tutuyorum.
Dünya çapında yaşanan yangın olayları ile bu yıl yaşanan yangınlar farklılık göstermektedir.
Genelde turistik ve sahil kenarlarında yangın olması rastlantı olamaz.

Olayı karbon ayak izine bağlayanlar var.
Onlar ayrı bir şey cidden.
Küresel ısınma yanında, dünyanın çevresinde yapılan projeleri de ele almak gerekiyor.
Ancak burada konu şu:
Bu yangınlar kime yarıyor?
diye sorunca ortaya çıkıyor zaten.

Beşinci kol faaliyetleri yürüten ve ortak hareket eden, çıkarda birleşen gruplar para için yapmayacakları şey yok.
İçişleri Bakanımız tutuklananları vs. anlatıyor ama o kadar yer yandı, canlı öldükten sonra siz ona caydırıcı ceza veremedikten sonra neye yarar?

Dünya orman yangınlarıyla nasıl mücadele ediyor?
Kaç yangın söndürme uçağı var?
Ne gibi tedbir alınabilir?
İHA, SİHA sahadaysa neden bir görüntü yok?
Yakanlar hakkında başka görüntüler servis ediliyor ama SİHA’lar, İHA’lar yakanları göremiyor mu?

Ciğerlerimiz, yarınlarımız yanıyor.
Hiç mi üzülmüyorsunuz?
Ne zaman harekete geçeceksiniz?
Türkiye çöl olduğu zaman mı?

Çin, İsrail, Arabistan çölü yeşertti.
Biz yeşili çöl ediyoruz.
Yoksa ormanları da Sakallı Nurettin mi yaktı?

STK’lar etkinlikler düzenleyerek ormanlardaki çöpleri toplamak adına farkındalık oluşturabilir.
Bugün ormanların içleri çöp dolu.
Ormanlar yanınca “ah, vah” etmenin faydası yok.
Başka Türkiye yok.

Son üç yılda yanan ormanların haddi hesabı yok.
Batı’da, Bursa’da bile yangınlar kesilmedi.
Her gün diken üzerindeyiz.
Deprem, yangın vs. derken psikolojimiz bozuldu.

Yeni anayasa yapılacaksa idam acilen geri gelmeli değil mi?

Farklı pencereden bakacak olursak, yine tarih tekerrür ediyor.
Tarihten ders almazsak daha çok acı şeyler yaşayacağımızı söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

Diyanet yağmur duasına çıkacakmış.
Allah verede bir yağmur yağsa artık…
Allah’ın insafına kaldı artık işimiz.
Kulları insaf etmiyor maalesef…

“Ormanımda bir dalı kesenin başını keserim.”
— Fatih Sultan Mehmet

TANRI TÜRK’Ü VE TÜRK YURTLARINI KORUSUN

Tarihi Yangınlar Tarihin Tekerrürü