2018 yılında gerçekleşen “Namus Cinneti” bahanesi olayının detayları yeni ortaya çıktı

featured

2018 yılında gerçekleşen “Namus Cinneti” bahanesi yeni ortaya çıktı. Bursa’nın İnegöl ilçesinde 2018 yılında Ercan Duman isimli şahsa karşı işlenen bıçakla yaralama olayı daha önce basına; “Aldatılan kocanın eşini ve çocuklarını korumak işlediği bir namus davası” olarak yansıtılmıştı, ancak İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin kararını vermesinden sonra saldırıya uğrayan Ercan Duman’ın avukatı Cüneyt Bülent Şeker verdiği reportajda saklı kalmış gerçekleri anlattı. Olay basına “Orhaniye mahallesi Hafız Mehmet Doğru sokak üzerinde iki kişi arasında tartışmada bıçaklar konuştu. Bir kişi aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandı. Alınan bilgilere göre olay orhaniye mahallesi Hafız Mehmet Doğru sokakta meydana geldi. İddiaya daha önce aralarında husmet bulunan Ercan D ile Hayrullah T sokak üzerinde karşı karşıya geldi. İki arasında sözlü başlayan tartışma bir anda yerini kavgaya bıraktı. Çıkan kavga Hayrullah T, Ercan D’yi göğsünden ve sırtından bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri olayı gerçekleştiren şahsı gözaltına aldı. Ağır yaralanan Ercan D ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şahsın durumunun ciddiyetini koruduğu olayla ilgili soruştrumanın ise sürdürüldüğü öğrenildi. ” şeklinde yansımıştı.

2018 yılında gerçekleşen Namus Cinneti bahanesi olayının detayları yeni ortaya çıktı

Görülen davanın ardından Ercan Duman’ın Avukatı Cüneyt Bülent Şeker; “Müvekkil tarafın ailesini talebi ve yargılama sonunda gerçeklerin netleşmesi sebebi ile kamuoyunu doğru bilgilendirilmesi amacı ile bu açıklamayı yapma gereği duyduk.

Başlarda müvekkil Ercan Duman’a ilişki yaşadığı kadın N.T tarafından; kocası H.T den boşandıkları anlatılmıştı, zaten ilişki N.T nin evinde, çocukları ile aynı ortamda yaşandığı için, müvekkil buna yalana inanmıştır. Çünkü eski koca H.T resmi olarak boşanmış birçok eş gibi sadece haftada bir, bazen 15 günde bir eve uğramakta, o günde çocukları ile dışarıda vakit geçirmektedir.

N.T ilişkinin devamında bu ilişki sebebi ile eski kocası ve ailesinden baskı görmüş, müvekkil Ercan DUMAN ın kendisi ile resmi olarak evlenmek istemediğini de anlayınca; Ercan DUMAN hakkında 6284 sayılı kanuna dayanarak mesnetsiz bir şekilde uzaklaştırma kararı almış, bunu da eski kocası H.T yi müvekkil Ercan DUMANIN “çocuklarını dövdüğü, kendisine tecavüz ettiği” yalanı ile kışkırtmakta kullanmıştır. H.T bu kışkırtmanın etkisi ile akrabalarının da yardımını alarak müvekkili öldürmeye teşebbüs etmiş ve kalbinden bıçaklayarak ağır bir şekilde yaralamıştır. Sonuç da eski eş H.T ceza evine, müvekkil Ercan Duman’da hastaneye düşmüş, vücudun da kalıcı hasarlar oluşmuş, iş yapamaz hale gelmiştir.

Mağduru oynayan N.T. ise yargılama sonrasında üçüncü kişi ile evlenerek hayatına devam etmiştir. N.T böylece sevgilisini kullanarak bir türlü resmi olarak kendisinden boşanmayan, ancak kendisi için maddi-manevi yük olarak gördüğü eski eşinden kurtulmuş, resmi boşanmayı gerçekleştirmiş ve kendisi ile evlenmek istemeyen sevgilisinden de intikamını almıştır.

Olay başlangıçta basına ve mahkemeye (ceza indiriminden yararlanmak için) namus meselesi olarak yansıtılmıştır. Karşı tarafça kamuoyuna; müvekkil Ercan Duman; evli bir kadın ile yasak ilişki yaşayan ve sonra tecavüz eden, eski koca H.T ise namusunu ve çocuklarını korumak isteyen kişi olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Ancak bu Yargılama esnasında mahkeme gerçeklere vakıf olmuş, şikâyetçi kadın N.T nin müvekkile yönelttiği “tecavüz ve çocuklarına saldırı ” ile ilgili suçlamaları yersiz bulmuş, müvekkil Ercan Duman’ı da suçsuz bulunmuştur, müvekkil Ercan Duman’a karşı bıçaklı saldırı yaparak suç işleyen sanıklar ise ağır cezalara çarptırılmıştır, yargılama esnasında N.T eski kocasının ve ailesinin de baskısı ile 6284 Sy kanun çerçevesinde müvekkil aleyhine çok sayıda uzaklaştırma kararı aldırıp, bunu mahkemeye sunmuş ve bunu müvekkil Ercan Duman’ın suçlu göstermek ve eski eşini tahliye ettirmek için kullanmıştır.

6284 sayılı kanun çıkmadan önce de şiddet uygulayan eşler hakkında uzaklaştırma kararı alınıyordu, ancak o zamanlar bu bir delile dayanması gerekiyordu, eğer iddia bir tıbbi rapor veya tanık beyanlarına dayanıyor ise uzaklaştırma kararı alınabiliyordu, ancak İstanbul sözleşmesi ve ona dayalı olarak çıkartılan 6284 sayılı kanundan sonra hakimler delilsiz ve belgesiz, sadece kadının talebi ile uzaklaştırma kararı vermek durumunda kalmıştır, çünkü bu kanun emredici hükümler içermekte ve hakimlerin de ellerini kollarını bağlamaktadır, bu da art niyetli insanlar tarafından kötüye kullanılır hale gelmiştir, 6284 Sy. Kanundan sadece erkekler mağdur olmamış; anneler, kız kardeşler, müşterek çocuklar da mağdur olmuştur, sonuçta insanların adalete karşı güvenleri sarsılmıştır.

Çok sayıda evlilik 6284 kanun bilinçsizce kullanılması sebebi ile yıkılmış, sonrasında pişmanlıklar meydana gelmiştir. Birçok erkek de kötü niyetli eşler tarafından mağdur edilmiş, evinden atılmış, çocukları ile bağlantısı kesilmiştir. Bu kanun uygulaması öyle bir hale gelmiştir ki; Kadın kocasını evden 6284 Sy. kanunu kullanarak atıp sevgilisi ile hiçbir ceza almadan yaşayabilmekte, erkek ise bu sırada kendi evine yaklaşmaya kalkarsa hapse atılmaktadır. Bu gün İstanbul sözleşmesin kaldırıldığı söylenmektedir, ancak bu sözleşme bağlamında çıkartılan 6284 sayılı kanun diğer düzenlemeler olduğu gibi yerinde durmaktadır. Artık toplumumuzun yapısına uymayan bu kanun ve düzenlemeler kaldırılmalı, kadın ve erkek arasında ayrımcılığa değil, adalete köprü olacak kanunlar çıkartılmalıdır…” dedi.

Daha fazla haber için : www.sabithaber.com

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
2018 yılında gerçekleşen “Namus Cinneti” bahanesi olayının detayları yeni ortaya çıktı