1. Haberler
  2. Gündem
  3. Fatih Eryılmaz’ın 2018’deki Hulusi Akar Eleştirisi Yeniden Gündemde

Fatih Eryılmaz’ın 2018’deki Hulusi Akar Eleştirisi Yeniden Gündemde

Fatih Eryılmaz’ın 2018'deki Hulusi Akar Eleştirisi Yeniden Gündemde

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın kısa süre önce söylediği “Eğitimin amacı bilgi değildir; Allah korkusu ve kuldan utanmaktır. Ateistle, deistle mi uğraşacağız?” sözleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu açıklamalar, özellikle 15 Temmuz gecesi yaşananlarla ilgili geçmişte Akar’a yönelik eleştirileri tekrar gün yüzüne çıkardı.

O gece milletin direnişiyle hain darbe girişimini durduran isimler arasında yer alan Emekli Gazi Emniyet Müdürü ve Avukat Fatih Eryılmaz, Akar’a bir kez daha sert tepki gösterdi. Eryılmaz, Akar’ın bilgiye karşı olan yaklaşımını eleştirirken, 15 Temmuz gecesi kendi karargâhını savunamamasını ve Türk ordusuna yaşattığı utancı vurguladı.

Ne Olmuştu?
thumbnail
Emekli Gazi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz’dan Hulusi Akar’a 15 Temmuz Hatırlatması
Haberi görüntüle

Bu sert eleştirilerin ardından, Eryılmaz’ın 2018 yılında kaleme aldığı ve yine Hulusi Akar’ı hedef alan eleştiriler de yeniden gündeme geldi.

2018 tarihli bu yazı şu sözlerle başlıyordu:

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Meclis’te muhalefetle girdiği polemikte “15 Temmuz’da o alçaklar kafama silah dayadılar, başımıza geçeceksin’ dediler. Önüme 2 sayfa metin koydular ‘oku’ dediler. Reddettim. Aranızda kafasında silah varken hayır diyebilecek kaç kişi var.” dedi.
Sayın Bakan şecaat arzettiğini düşünüyor sanırım. Ancak öyle değil. Benim öğrendiğim Türk’ün askerlik izzet ve Şeref’inde öyle değil en azından. Sayın Bakan askerliğini yapan her Türk bilir ki, askerde bırak tüfeğini, kepini kaybeden bir askerin başına neler gelir hepimiz biliyoruz. Hepimiz bu konudaki özlü sözlerin gölgesinde askerliğimizi yaptık. Hatırlatırım. Sen bir orduyu kaybetmişsin, karargahında esir düşmüşsün, boynuna kement geçirmişler bunları şecaat olarak sunabiliyorsun. Pes doğrusu.
49 yıl bu üniformayı giydiğini söylüyor Sayın bakan. İşte tamda bunu kastediyorum, tarihlerimiz denk düşüyor. Yaşadığımız FETÖ sızması 49/50 yıl öncesinde başlıyor. Bu sızmanın hiç farkına varmadınız mı? Vardıysanız vahim, varmadıysanız daha vahim.
Bir grup terörist gelmiş Türk ordusunun ana karargahını ele geçirmiş, genelkurmay başkanını esir etmiş. Türk tarihinde bu utancın bu rezilliğin ikinci bir örneği Yok.
Kafama silah dayadılar falan demişsin ya, senin oraya gelen FETÖ’cü teröristler bize de (Ankara Emniyet Müdürlüğüne) geldiler. Tam teçhizatlı olarak, tanklar ve ZPT’lerle. Ha unutmadan direnişi görünce Hava desteği istemişler, helikopter ve uçak çağırmışlar. Tankların, ZPT’lerin, ağır makinalıların namluları üzerimize çevriliyken önlerine geçtik, elimizdeki tabancalarla onları içeri sokmadık, arkadaşlarımız yağmur gibi yağan makinalı mermileriyle şehit düştü, vurulduk. Ancak Türk milletinin namusumuza emanet ettiği kaleyi, üniformamızın Şeref’ini koruduk.
Bırak senin makamında olmayı, o anda karargahta olsam ve teröristlerin darbe yapacağını 1( yazıyla bir) saat önce dahi öğrenmiş olsam o teröristler Genelkurmay başkanının odasına değil binaya giremezlerdi. Bakınız Ankara Emniyetinin binalarına sokmadığımız gibi. Aynı gün, aynı teröristler. Fark ne peki.
Sen Orgeneral ve Genelkurmay Başkanıydın,Rahmetli Ömer Halisdemir astsubaydı. O gece Onun adı da tarihe yazıldı, senin adında. Hala onun adını duyunca gözlerimiz yaşarıyor. Gerçi senin adını duyuncada gözlerimiz yaşarıyor. Ama çok farklı duygularla, aynı değil. Herşey rütbe ve makam değilmiş bak, rütbe ve makamın yüksekliği herşeyi sağlamıyormuş bak. Anlayana bir ders can verenin ölüsü, yaşayandan daha itibarlı.
Yazacak çok şey var ama uzatmak istemiyorum. Ancak şunu belirtmeden geçemeyeceğim; Resimde işaret parmağını ileriye doğru göstermişsin. Sağ elin işaret parmağı ile tetik çekilir. FETÖ’cü teröristler geldiğinde senden, rütbenden ve taşıdığın üniformadan da Teröristlerin kafasına sıkman beklenirdi. Şimdi boş boş sallama.
Fatih Eryılmaz’ın 2018’deki Hulusi Akar Eleştirisi Yeniden Gündemde