1. Haberler
  2. Türk Dünyası
  3. Uygur Hareketi’nden BM Raportörü Douhan’a Sert Tepki

Uygur Hareketi’nden BM Raportörü Douhan’a Sert Tepki

Uygur Hareketi'nden BM Raportörü Douhan'a Sert Tepki

Uygur Hareketi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde bugün sunulan BM Özel Raportörü Alena Douhan’ın raporunu şiddetle kınadı. Rapor, tek taraflı yaptırımların insan haklarını, özellikle Doğu Türkistan’da, olumsuz etkilediğini iddia ediyor. Ancak Uygur Hareketi, bu raporun tehlikeli bir şekilde Çin hükümetinin zulümlerini göz ardı ettiğini ve yaptırımların meşruiyetini baltaladığını savunuyor. Zira raporda, devlet eliyle uygulanan zorla çalıştırma ve soykırım konusunda geniş çapta kanıtlar olmasına rağmen bu gerçekler görmezden geliniyor.

Douhan’ın diktatörlükleri savunmadaki geçmişi ve Çin ile olan yakın ilişkileri, bu raporun tarafsızlığı konusunda ciddi şüpheler doğuruyor. Uygur Hareketi’ne göre, raporda Çin’in Doğu Türkistan’daki devlet baskısı ve zorla çalıştırma uygulamalarıyla ilgili güvenilir kanıtlar göz ardı edilerek, Pekin’in suçlarının üstü örtülmeye çalışılıyor. Raporda öne sürülen yaptırımların “insanlığa karşı suç” olduğu iddiası ise absürt bulunuyor. Çünkü bu yaptırımlar, BM’nin kendi insan hakları ofisinin de teyit ettiği üzere, Uygur halkına yönelik insanlığa karşı işlenen suçlara bir yanıt olarak uygulanmış durumda.

Douhan’ın hukuki gerekçelerinin belirsiz ve dayanıksız olduğunu belirten Uygur Hareketi, bunun BM sistemini yozlaştırdığını, kurumun bütünlüğünü zedelediğini ve koruması gereken mağdurları ihmal ettiğini dile getirdi. “Douhan Raporu”, ayrıca şirketlerin “aşırı uyum” gösterdiğini, yani Uygur zorla çalıştırma zincirlerinden kaçınmak için gereğinden fazla baskı altında olduklarını iddia ediyor. Ancak Uygur Hareketi, asıl meselenin Çin Komünist Partisi’nin insanlığa karşı işlediği suçlar olduğuna dikkat çekiyor. Zorla çalıştırma, zorla kısırlaştırma, kültürel yok etme ve Uygur halkının toplu şekilde kamplara kapatılması gibi belgelenmiş suçlar nedeniyle uygulanan ekonomik yaptırımlar ve ticaret kısıtlamaları, uluslararası toplumun meşru tepkisidir.

2022 yılında BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Pekin’in Doğu Türkistan’daki baskıcı politikalarının “uluslararası suçlar, özellikle insanlığa karşı suçlar” teşkil edebileceğini teyit etmişti. Ancak bu otoriter değerlendirmeye rağmen, BM İnsan Hakları Konseyi, Çin’in küçük ülkeleri baskı altına alarak raporu tartışmayı reddetme yönünde oy kullanmasını sağladı. Uygur Hareketi, yaptırımların zorla çalıştırmayı teşvik eden ekonomik teşvikleri bozduğunu ve işgücü sömürüsü yapan şirketleri caydırıcı bir etkiye sahip olduğunu vurguluyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Şubat 2024’te zorla çalıştırma konusundaki kılavuzlarını güncelleyerek Doğu Türkistan’daki devlet eliyle zorunlu iş transferlerinin, toplama kamplarının ve işçi sömürüsünün ILO standartlarına aykırı olduğunu belirtti. Uygur hakları örgütleri de, zorla çalıştırmanın işçilere zarar verdiğini, yaptırımların ise onların haklarını koruma amacı taşıdığını dile getiriyor. Çeşitli raporlar, Pekin’in zorla iş transferlerini Uygurları zorla çalıştırmak amacıyla kullanıldığını ve bu sürecin geniş bir küresel tedarik zincirini etkilediğini gösteriyor.

Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas, “Doğu Türkistan’ın tüm ekonomisi, Pekin’in devam eden soykırımından kar etmeye yönelik tasarlanmış durumda” dedi. Abbas, Douhan’ın diktatörleri savunma ve insan haklarını korumak için atılan meşru adımları baltalama geçmişine işaret ederek, BM’nin adalet ilkelerini zayıflattığını ve Uygur halkı adına hesap verebilirliği talep etme görevini yerine getiremediğini belirtti. Uygur Hareketi, uluslararası toplumu Douhan’ın çıkar çatışmalarını ortaya çıkarmaya ve Douhan’ın tüm ilgili politika süreçlerinden dışlanmasını sağlamaya çağırıyor.

Son olarak Uygur Hareketi, bu sorunlu raporun uluslararası toplum tarafından reddedilmesi gerektiğini vurguluyor ve tüm hükümetleri Doğu Türkistan’a yönelik yaptırımları sürdürmeye ve artırmaya davet ediyor. BM’den, raporu geri çekmesini veya değiştirmesini, yaptırımların meşru doğasını kabul etmesini ve Pekin’in insanlığa karşı işlediği suçların sorumluluğunu üstlenmesini talep ediyor.

Uygur Hareketi’nden BM Raportörü Douhan’a Sert Tepki