Washington merkezli Uygur Hareketi, Volkswagen’in (VW) Urumçi’deki fabrikasına ilişkin sızdırılmış bir denetim raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, Volkswagen’in Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Uygur Bölgesi’nde uyguladığı soykırım politikalarıyla ilgili sorumluluğunu gizlemeye çalıştığını öne sürüyor. Guangdong Liangma Hukuk Bürosu tarafından yapılan ve Berlin merkezli Löning danışmanlık firması tarafından denetlenen bu raporun, uluslararası sosyal sorumluluk standartlarını karşılamadığı belirtiliyor.
Volkswagen, Aralık 2023’te yaptığı bir açıklamada, Urumçi fabrikasında zorla çalıştırma bulgusuna rastlanmadığını iddia etmişti. Ancak Ağustos 2024’te Uygur Hareketi tarafından alınan ve Financial Times, Der Spiegel ve ZDF gibi medya organlarıyla paylaşılan bu rapor, denetimin SA8000 gibi uluslararası standartları göz ardı ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle, işçi gizliliği ve kapsamlı görüşmelerin yapılmadığı vurgulanıyor. Denetimi gerçekleştiren Liangma ve Löning’in, SA8000 standartlarına uygun denetim yapma yetkisine sahip olmadığı da raporda dikkat çekilen önemli noktalar arasında.
Denetim raporunun en dikkat çekici unsurlarından biri, görüşmelerin Shenzhen’deki hukuk bürolarına canlı yayınlanarak Çin devletinin gözetimine olanak tanındığını ortaya koyması. Ayrıca, zorla çalıştırma ile ilgili soruların yalnızca yöneticilere yöneltilmesi ve işçilerin doğrudan sorgulanmaması, denetimin sonuçlarının güvenirliğini sorgulatıyor. Volkswagen’in devlet ortaklığıyla işlettiği Urumçi fabrikasında 197 kişi çalışıyor ve bunların yaklaşık dörtte biri Uygur kökenli. Ancak denetimde işçilerin zorla çalıştırma uygulamaları hakkında doğrudan sorgulanmamış olması, bulguların güvenilirliğini zayıflatıyor.
Raporda ayrıca Volkswagen’in Urumçi fabrikasında devlet tarafından dayatılan etnik asimilasyon programlarına katıldığı, Uygurların bu faaliyetlere zorlandığı bilgisi de yer alıyor. Bu programların, Çin’in Uygur halkına yönelik asimilasyon ve soykırım politikalarının bir parçası olduğu ifade ediliyor.
Bu denetim raporu, Volkswagen’in zorla çalıştırma iddialarıyla ilgili uluslararası standartları ihlal ettiğini ve şirketin bağımsız bir denetim gerçekleştirmediğini iddia eden eleştirileri destekliyor. Özellikle, Komünizmin Kurbanları Anma Vakfı Çin Direktörü Dr. Adrian Zenz, VW’nin iddialarının SA8000 ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarına uygun olmadığını belirtiyor.
Volkswagen’in Aralık 2023’te yaptığı açıklamanın ardından, MSCI (Morgan Stanley Capital International), ESG odaklı yatırımcıları engelleyen “kırmızı bayrağı” kaldırmıştı. Bu kararın, Volkswagen’in zorla çalıştırma iddialarını reddeden açıklamalarına dayanarak alındığı biliniyor. Ancak bu yeni rapor, şirketin yatırımcıları ve kamuoyunu yanılttığı yönündeki suçlamaları güçlendiriyor.
Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, Volkswagen’i sert bir şekilde eleştirerek, bu durumu “insan onuruna karşı bilinçli ve soğukkanlı bir ihanet” olarak nitelendirdi. Abbas, Volkswagen’in Uygur Bölgesi’nden derhal çekilmesi ve insan hakları konusunda net bir tavır alması çağrısında bulundu. Şirketin henüz bu suçlamalara ayrıntılı bir yanıt vermediği ve “sözleşmesel gizlilik yükümlülükleri” gerekçesiyle sessiz kaldığı belirtiliyor.








