Uyuşturucu ticaretiyle uluslararası çapta tanınan ve ‘Türk Escobar’ı olarak bilinen Urfi Çetinkaya’nın hayatını kaybettiği öğrenildi. Geçtiğimiz yıl tutuklanan ve bir yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Çetinkaya’nın bir dizi ciddi sağlık sorunları olduğu biliniyordu.
18 Mayıs 1988’de polis tarafından yapılan “dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalışırken vurulan Çetinkaya, bu olay sonrasında hayatını tekerlekli sandalyeye bağımlı şekilde sürdürmek zorunda kaldı. Bu olaydan kısa süre sonra uyuşturucu ticaretiyle ilgili suçlamalarla sık sık gündeme geldi.
Uyuşturucu İmparatorluğunun Karanlık Geçmişi
1989 yılında Silivri’deki bir çiftlik evine düzenlenen baskında üç kilo morfinle yakalanarak tutuklanan Çetinkaya, 6 ay sonra serbest bırakıldı. 1991’de ise İspanya’da yakalanan 46 kilo eroinin sahibi olduğu gerekçesiyle yeniden gözaltına alındı, ancak ifade verdikten sonra serbest kaldı.
Çetinkaya’nın uyuşturucu kaçakçılığına olan bağlantısı yıllar boyunca devam etti. 2000 yılında “Matador” adı verilen bir operasyonla yakalanarak cezaevine kondu, ancak 2003 yılında tahliye edildi. Serbest kaldıktan sonra suç dünyasındaki faaliyetlerine devam eden Çetinkaya, 2012’de “Son Tango” adlı operasyonla tekrar yakalandı, fakat bu kez de sağlık sorunları sebebiyle cezaevinden tahliye edildi.
Son yıllarda ismi İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Zindaşti ile birlikte anılan Çetinkaya’nın, yurt dışına gönderilen ve yakalanan 5 ton eroinin 2 ton 200 kilosunun sahibi olduğu öne sürülmüştü. Uyuşturucu kaçakçılığı dünyasında derin bağları bulunan Çetinkaya’nın ölümü, karanlık geçmişi ve ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı.
- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev








