Emekli Gazi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz, Orta Doğu’da yaşanan İsrail-İran gerilimi ve bu gerilim üzerinden dönen tartışmalara eleştiri getirdi. Bilim ve teknolojiyle mücadele etmek yerine, akıl dışı inançlara sığınanların, bu coğrafyayı daha büyük çıkmazlara sürüklediğini vurguladı. Eryılmaz, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası tehditlerle başa çıkabilmesi için daha rasyonel ve bilimsel yaklaşımlar benimsemesi gerektiğine dikkat çekti.
İşte Eryılmaz’ın bu önemli açıklaması:
DOĞU CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK…
Üçüncü Mustafa, Prusya’ ya gönderdiği Elçi Resmi Ahmed Efendi’ ye , Prusya Kralı Büyük Frederick’ ten üç kuvvetli müneccim istemesini tembih etmiş, talebi duyan Büyük Frederick şu cevabı vermiş;
Benim kullandığım üç müneccimi tavsiye edeceğim. Bunlardan birincisi tarihten ve geçen tecrübelerden istifade, ikincisi iyi talim görmüş ve yetiştirilmiş kuvvetli bir ordu, üçüncüsü de dolu bir devlet hazinesidir.”
Coğrafya ve nüfus olarak küçücük gözüken İsrail 300 milyonluk Arap , 2 milyarı aşkın Müslümanın yaşadığı coğrafyada resmen at koşturuyor, düşman olarak belirlediği kişi, örgüt ve devletlere ateş ve ölüm yağdırıyor.
İsrailin bunu nasıl yaptığını dahi kavrayamayan kafalar aklının yetmeyip izah edemediği hali cinlere bağlıyor.
İranlı Molla Mustafa Keremi: “İsrail, cinleri casusluk için kullanıyor. İsrail’in şeytanlardan oluşan gizli ordusu var.” dediğini duyunca geçtiğimiz aylarda önemli bir güvenlik bürokratı ile yaptığım bir sohbeti hatırladım.
Türk güvenlik bürokrasisinin kritik bir makamına atanmış bu kişi bana aynen şöyle dedi; İsrail cinlerle istihbarat yapıyormuş. Biz neden yapmıyoruz? Önce şaka yapıyor zannetsem de ciddi olduğunu görünce şaşkınlığımı toparlayıp “ efendim benim tanıdığım cin yok. Sizin varsa ve göreve hazırsa bir konuşun deneyin, neden olmasın” diye cevap vermdim. Hala dalga geçtiğimi bile anlamadığını görünce hayal kırıklığım kat be kat artmıştı.
İsrailin hedef aldığı kişi ve kurumları çok iyi izleyip ve analiz ettiği açık.
Peki bunu nasıl yapıyor? Bilim ve teknoloji ile. Kısaca akıl ve çalışma ile.
Kahrolsun İsrail diye slogan atmakla kahrolmuyor. Aklın ve bilimin peşinden değil, şeyhlerin, cinlerin peşinden gidersen bu coğrafyada acı, ölüm ve yok olmaktan kaçamayız.
Mustafa Kemal Atatürk, hayatta en hakiki mürşit ilimdir derken seni fakirlik, acı ve yok oluştan kurtarmak istiyordu.







