Kıbrıslı Zenon ateşi severdi. Ateşe önemli özellikler yüklerdi. Ateşin aşkıyla yatar aşkıyla kalkardı. Ateşi bu kadar seven aşık olan galiba bir şeytan bir de Zenon’du.
Ne olduysa oldu ne geçtiyse geçti ateş Zenon’dan etkilendi. Zenon’a yani köylü çocuğuna aşık oldu. Nihayet Zenon’un aşkı karşılık buldu. Ama ortada garip bir durum daha vardı. Zenon insandı nasıl olacaktı. Birbirlerine dokunmak ne mümkün, her şeyi yakan ateş onu da yakardı. Ateş bu konu üzerine düşündü bir çözüm bulamadı. Zenon da bu konuda uzun uzun düşündü uykularını kaçırdı. En sonunda çözümü buldu. Bir kerede olsun sarılmak ve yok olmak ona yeterdi. Yani çözüm kendinden feragat etmekti. Peki buna ateşi nasıl ikna edecekti? Aşktan deli olmuş ateşi ikna etmenin zor olmayacağını da buldu.
Sarıldılar. Her şeyini kaybetmiş kendini bulmuş Zenon bedenini de bu şekilde aşk için kaybetti. Ama ne kaybetmek; ateşi bile aşktan deli edip sancılar içinde bırakarak…







