Değerli Okuyucular;
Tekrar Merhaba
2024 ün son günlerini geçirdiğimiz bu günlerde geçtiğimiz gün hükümet, işverenler ile bir araya gelerek asgari ücreti açıkladı. 17.002 TL olan mevcut asgari ücret, yıl başından itibaren 22.104 tl olarak belirlendi. Zam miktarı böylelikle yalnızca yüzde 30 da kaldı. Üstelik bu garabet rakamı bir lütuf gibi siyasilerin vatandaşına müjdevari bir biçimde sunduğuna hep beraber şahit olduk.
Gelin beraber tezatlıklar üzerinden bir değerlendirme yapalım.
Kira artış oranı yeni yıl için ne kadar belirlendi? %60,45
2024 yılı resmi yıllık enflasyon oranı ne kadar? %45
Yeni yıl ile beraber devletimiz harç,pul,ceza v.s. ne kadar zam yaptı? %43,9
İlkokul seviyesinde matematik bilen bir vatandaş bile asgari ücret zammı ile yukarıdaki yüzdeler arasındaki farkı görecektir. Fakat ben sizin için yine de yazmak istiyorum. Asgari ücret kira artış oranının yüzde 30,45, resmi enflasyon oranının yüzde 15, harç, pul vs. de yapılan zammın ise yüzde 13,9 gerisinde kaldı. Diğer bir tabirle yeni yıla çok açık olarak ekside giriyorlar. Hal böyle iken vatandaşa sözümüzü tuttuk. Halkımızı enflasyona ezdirmedik sözlerini kullanan siyasiler, hangi bakış açısıyla, oturdukları hangi köşkten, vatandaşın gerçekliğine bu kadar uzak söylemleri nasıl dile getiriyorlar? İnanın anlayamıyorum.
Üstelik vatanımızda asgari ücret aslında bir geçim ücreti konumunda. Şöyle ifade etmek gerekirse; SGK kayıtlarına göre 7 milyonu aşkın çalışan asgari ücret üzerinden maaş alıyor. Bunun toplam SSK bünyesinde çalışana oranı yüzde 40 ı buluyor. Asgari ücretin bir tık üstünde çalışanları da değerlendirdiğimizde bu oran yüzde 55 i geçiyor. Bu rakamlar asgari ücretin aslında çalışanların büyük kısmının geçim ücreti olduğunun açık bir kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Enflasyon canavarına çözüm için bulunan yöntem halkı fakirleştirerek harcamaları minimize etmek… Talep olmazsa fiyatlar yükselmez mantığı ile hareket ediyorlar. Tabiri caizse eşek yüküyle vergi ödeyen Türk milletinin ezici çoğunluğu bir de fakirleşmek zorunda bırakılıyor. Çok acımasız bir yöntem izleniyor.
Şimdi sizlerle beraber 1993 yılına gidelim istiyorum. O dönem Refah partisi saflarında olan R. Tayyip Erdoğan Kürsüde bir hesap yapıyor;
Kaç para asgari ücret? 910 lira net!
Şuan da Bursa da 1 çay kaç para? 1 lira
Simit kaç para? 1.5 lira
Ne yaptı? 2,5 lira
3 tane çocuğunuz ve hatun ile 4 siz ile 5
Bakın Çay ve Simitin dışında başka bir şey yemeyeceksiniz
Bir hesap yapıyorum size 5 x 2,5 ne yapar 12,5 lira bir öğünde…
Günde 3 öğün var Ne yaptı 37,5… 40 diyelim
Ayda 30 gün var. Ne yapar 1200 lira
Asgari ücret 910 lira net
Bu zalim yönetim vatandaşına bir simit ve çayı bile layık görmüyor.
Bunların peşinden nasıl gideceksiniz?
Evin kirasını, Elektirik,su,çoluk çocuğun okul parasını kim karşılayacak soruyorum sizlere diyordu…
Aynı güzel hesabı şimdi gelin beraber yapalım
Asgari ücret ne oldu? 22.104 tl
Çay kaç para? Kıraathanede 10 tl
Simit kaç 15 tl
Ne yaptı 25 tl
5 kişilik bir aile çay ve simitin dışında bir şey yemese günde 375 tl, ayda 11.250 tl yapar.
22.104 ten geriye kaldı 10.854 tl… bu parayla kirayı mı, faturaları mı çocuğunun okul masrafını mı ödeyeceksin? Hesap ortada… Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun. Yıllar önce bizim için yapmış.
İktidar partisinin vergi barışlarını inceleyin. İş adamlarının silinen tonlarca vergilerine bakın. İktidar partisi oylarını milletin ekseriyet kısmı olan gelir bakımından orta ve alt kesimden almasına rağmen günümüzde eylemleri ile tam bir zenginler partisi olduğunu kanıtlıyor.
Ülkemizde 80 darbesinin ardından sendikacılık maalesef yerin dibine girdi. Sendika üzerinden hak kazanımı işçiler özelinde maalesef yok denecek kadar az. O yüzden ümitli değilim.
Fakat öyle ya da böyle bunun bedelini iktidar ciddi bir oy kaybı ile ödeyecektir. Muhalefet bunu değerlendirebilir mi? Umudum yok.
Allah 2025 yılında Türk milletini korusun…







