21 Aralık 1963‘te arabasıyla seyir halinde giden iki Türk’ün ateş edilerek öldürülmesi sonucu Kanlı Noel olayı başlamış, iç savaş ortamı oluşmuştur. Ertesi gün Rum polisler tarafından Lefkoşa Türk Lisesi‘ne ateş açılmış, Girne yolu üzerinde bir grup Türk pusuya düşürülerek orada katledilmiş, devam eden günlerde Türk erkekleri evinden alınarak muhtelif yerlerde kurşunlanmış, kadın, çocuk, yaşlılar dahil olmak üzere pek çok Türk katledilmiştir.
Başpiskopos, televizyon ve radyo kanallarında olayı dünyaya “Kıbrıs Türk halkı isyan etmiştir ve tenkil harekatı başlamıştır” şeklinde duyurmuştur.
24 Aralık‘ta Lefkoşa’nın Kumsal semtinde Kanlı Noel‘in simgesi haline gelen acı bir kıyım yaşandı. Doktor Binbaşı Nihat İlhan‘ın evde olmadığı bir gün, EOKA‘cılar tarafından evi basılmış; eşi Mürüvvet İlhan, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan saklanmak için dördü birden sığındıkları küvette taranmış halde bulunmuştur.
Bu ev sonradan Lefkoşa Barbarlık Müzesi‘ne dönüştürülerek ziyarete açılmıştır.
Saldırılar Akritas Planı doğrultusunda gerçekleşti ve Türklerin adadan silinmesi hedeflendi.
Olaylarda toplam 364 Kıbrıs Türk’ü ile 174 Kıbrıs Rum’u ölmüştür.
1963-64 yıllarındaki çatışmalar, çeşitli aralıklarla 10 Ağustos 1964 tarihine kadar devam etse de “Kanlı Noel” adıyla tasvir edilen ilk çatışmalar; 27 Aralık 1963 tarihinde imzalanan ateşkes ve 30 Aralık 1963 tarihinde imzalanan Yeşil Hat Anlaşması’yla sonuçlandı.
BARBARLIK MÜZESİ
Barbarlık Müzesi, Kuzey Kıbrıs’ın Lefkoşa ilçesinde bulunan ve Kanlı Noel olaylarını anan bir müzedir.
4 Aralık 1963’te başlayan olayları takip eden, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında görevli Binbaşı Nihat İlhan’ın evinin Akritas örgütüne bağlı Kıbrıslı Rum silahlı bir grup tarafından basılmasıyla gerçekleşen olaydan sonra müzeleştirildi ve 1 Ocak 1966 tarihinde ziyarete açıldı.
25-26 Aralık 1963’te Lefkoşa’da geçen olaylarda, Binbaşı Nihat İlhan’ın 2 ay önce yanlarına aldırdığı ailesinin içinde bulunduğu ev basılmış ve ailesi burada kurşuna dizilerek öldürülmüştür.
KANLI NOEL EKSENİNDE GÜNÜMÜZ KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ JEOPOLİTİĞİ
Özellikle İsrail Devletinin Filistin ve sonrasında Suriye’de ki İşgal Harekatlarından sonra Asıl önem kuşkusuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rum Kesimi üzerinden adanın tamamını kapsamaktadır. Ada’dan yer alan yabancıların Ağırlığı İsrail’li olduğu gerçeğini haberlerden öğreniyoruz. İsrail’in Bölgede ki İmar planları söylendiği gibi İse Süveyş kanalına alternatif bir kanal projesi olduğu, Gazze’de Expo gibi organizasyonlar yapacağı, Avrupa pazarına doğalgaz, petrol ve Gemi ticareti yapacağı bilgileri sosyal mecralardan öğreniyoruz.
Bu bağlamda Rüm kesiminde ki Askeri üstlerde kuşku uyandıracak hareketlilikler gözlenmektedir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğini Mavi Vatan kavramları ile Koruma altında tutmak elzemdir.
İçeride Vatandaş Asgari ücret ile boğuşur iken Dış gelişmeleri umursamaz hale getirildi. Suriye Anlatıldığı gibi bir zafer mi ? Yoksa Tuzak mı? Onu zaman ile anlayacağız.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türklerin kurduğu son Devlettir. Türk Mücahitleri, Türk Mukavemet Teşkilatı Fedaileri ve İsimsiz Kahramanlar Bu kutsal Vatan için can verip, Can aldılar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bekası için yeni projeler üretmek, Hayata geçirmek Gelecek nesiller için can suyu olacaktır. Öyle zengin villalarında Fasülye, Morolye ayıklamak ile devlet yönetilmiyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında Şehitliklerin bakımları yapılması gerekiyor, Bakımsızlıktan harap halde Anıtlar bulunmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kafa yoracak fikir üretecek Liyakatli yöneticilere ihtiyacımız var. Haddim olmadan Bu yazıyı kaleme aldım. Sürçü lisan etti isem affola.
Hafta Sonunuz güzel, Derun-i Nizam’ın uluları, Ricaül Gayb’ın erenleri ve HIZIR (as) Yoldaşınız olsun…
Tanrı Türk’ü Korusun!.
İçindekiler







