Haberlerde bazen bir, iki cümle ile Pakistan ve Taliban yönetimindeki Afganistan arasında çatışmaları duyuyoruz. Örneğin “Pakistan-Afganistan sınırında Taliban’la çıkan çatışmada 19 Pakistan askeri öldü” gibi. Kimse üzerinde durmuyor veya üzerimize alınmak istemiyoruz.
Rusların, Afganistan’ı işgalinden sonra Pakistan’a yönelik Afgan göçü oldu. Pakistan’ın Afgan sınır bölgesi Afgan örgütlerin kamp ve örgütlenme sahası haline geldi. Bu örgütlerden biri olarak öne çıkan Taliban, Afganistan’da yönetimi ele geçirdi. Şimdi Pakistan, Taliban çatışmasını izliyoruz.
2011 yılında Suriye’de başlayan olaylardan sonra ülkemize milyonlarca Suriyeli göç etti. Suriye’de El Kaide kökenli örgütler Esat rejimi ile savaşırken sınırımızın hemen öte yanında bulunan İdlip ve çevresinde kümelendiler. Sınırımızın hemen öte yanında bir Peşaver meydana geldi. Bu örgütlerden daha sonra HTŞ adını alacak olan El Nusra liderliğindeki örgütler Suriye’de yönetimi ele geçirdi.
Fırat’ın batısının hikayesi bu şekilde iken Fırat’ın doğusunda PKK/PYD terör örgütü ABD’nin desteği ile ordulaşmış ve bölge hakimiyetini sağlamıştı.
HTŞ’ nin Şam’ı ele geçirmesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin HTŞ lideri ile görüşmelerini takip ettik. Suriye’de Esat rejiminin devrilmesinin Fatih’i sanki bizmişiz gibi beyanatlar verildi.
İsrail’in istediğinden çok fazlasını aldığı, terör örgütü PKK/PYD’nin devletleşmeye doğru gittiği, milyonlarca Suriyelinin ülkemize gelerek Suriye’nin ve Türkiye’nin demografik dengesini bozduğu herkesin malumu iken kazanıldığı söylenen zaferden sonra Türkiye lehine kararlar beklemek en çok Türk milletinin hakkıdır.
Türk milletinin bu süreçte 3
olmazsa olmazı var;
1- PKK/PYD’nin silahsızlandırılması.
2- Ülkemize gelen milyonlarca Suriyelinin vatanlarına kavuşturulması
3- Türkmenler için Türkmeneli bölgesinin kurulması.
HTŞ lideri Ahmet el Şara yeni Suriye’yi kuruyor. Bizde bizim yetkililerimizin görüşme, samimiyet ve beyanlarına bakıp yeni hükümetten Türkiye lehine iş ve işlemler bekliyoruz. Sabırla da bekleyeceğiz.
Ahmet el Şara’nın savunma Bakanlığına yaptığı atamalarda maalesef Türkiye ve Türkmenler lehine bir atama ve karar göremedim.
Şimdi Şam’ı ele geçiren HTŞ ile PYD terör örgütleri arasındaki görüşmeleri izliyoruz. İki taraf toprağın suyun, petrolün ve ordunun pazarlığını yapıyor. Türkmenlerin adı bile anılmıyor. Türkiye olarak şu ana kadar süreçten bir normalleşme elde edemedik.
Buradan uyarayım; Sınırımızda kurulan HTŞ devleti PKK/PYD ile anlaştıktan bir süre sonra Suriye/ Türkiye ilişkisi bugünkü Taliban Afganistan’ı ile Pakistan arasındaki duruma gelmesin.
Tehlikenin farkında mısınız?







