Merhaba değerli okuyucular;
2024 yılının son köşe yazısını bir önceki yazımda yazdığım kanaatindeydim. Fakat temellerini attıkları çözüm sürecine kat çıkmaya başlayanları gördükçe vicdanım bana bir yazı daha yazıp tarihe not düşmenin gerekli olduğunu söyledi. Bildiğiniz üzere eli kanlı terörist başı Apo güzellemeleri aldı başını gidiyor. Zaten hali hazırda sicili kabarık olan iktidar kanadına kendilerine sözde milliyetçi gömleğini giydirenler de eklendi. Üstlerinde o gömleğin ne denli sırıttığından bir haber yeni tip milliyetçiler beyanları ve eylemleri ile çözüm sürecinin taşlarını döşüyorlar.
40 yılı aşkın süredir terörle mücadele eden bir milletiz. Bu uğurda on binlerce Mehmetçiği şehit verdik. Resmi kayıtlara göre 174 öğretmenimizi şehit ettiler. Eren Bülbül evladımızı evinin bahçesinde Bedirhan bebeğimizi annesinin koynunda, Mustafa KÜÇÜK ağabeyimi akşam servis ile eve dönerken katlettiler. Benim ve benim gibi şehit ve gazi yakınlarının bu köpekler ile kan davası var. Kanımız döküldü. Şu siyasetçilere sormak lazım Hangisi şehit yakını?
Kemal Tahir’in dediği gibi Kuvva bire kadar kırılmadıkça bu ülkede umut tükenmez! Biz önümüze koyulan bu soytarı tiyatrosunda izleyici olarak yer almayacağız. Eğer ki bebek katilinin içeriden çıkarılıp ev hapsi ile ödüllendirilmesi üzerine somut bir adım atılırsa canımızla kanımızla direneceğiz. Aksi taşıdığımız kana, atalarımıza, alt soyumuza ihanet olur. TV’de çıkmış bir soytarı Öcalan’ın evi bile hazır diyor. Bir savcı bile hakkında işlem başlatmıyor. Türk milleti o evi içindekiler ile beraber bir nefeste yıkar!
Öcalan yıllar sonra tecriti kaldırılarak PKK’nın siyasi kolu olan DEM’li milletvekilleri ile görüştü. Görüşmesine izin verildi. Ardından söz konusu soysuz bir mektup yayınladı. Mektupta Türkiye’de demokratik dönüşüm olacağını söylüyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti Öcalan iti eliyle mi demokratik olacak. PKK’nın zaten yıllardır talep ettiği demokratik özerklik değil mi? Bebek katili bundan bahsediyor. Silah bırakma v.s. yok. Bu soysuza bir cevap duydunuz mu? Ben duydum. Bugün milliyetçi hareket partisi genel başkanı Devlet Bahçeli “Sırayı sözden eylem safhasına geçiş almalı, nihayetinde müspet ve müşahhas sonuçların kademe kademe sahnelenmesi gecikmeksizin ifa ve ilan edilmelidir” ifadelerini kullandı. Bebek katilinin mektubunda kustuğu zehir mi eylem safhasına geçecek? Bahçeli ye sormak lazım. Dem’in meclise sunduğu kanun teklifini mi yasalaştırıp Öcalan ı çıkaracaksınız? Ne de olsa umut hakkı umut hakkı diye nutuk atan sizdiniz değil mi?
Geçtiğimiz günlerde birbirimize düşmanlık güttüğümüz bir kişi, bir iş kazası sonucu rahmetli oldu. Ardında iki küçük evlat ve bir eş bıraktı. İnanın üzüldüm. Çocukları için kurduğu ailesi için üzüldüm. Bu sebeple rahmet diledim. 30 lu yaşlarda insan 10 yıl öncesine göre duruluyor. Hayata biraz daha dingin bakıyor. Adımlarını atarken öncekinden daha fazla düşünüyor. Bu sebeple böyle düşünüyorum. Fakat söz konusu bebek katili ve onun peşinden gidenler olduğunda yıllar önce elime geçen her fırsatta somut olarak eyleme döktüğüm gibi şuan da önünü arkasını zerre düşünen dünyanın en şerefsizidir. Şehit ettikleri Mustafa ağabeyimin oğlu Selim yıllarını babasız geçirdi. Kızı Burcu kardeşim doktor olunca diplomasını mezar taşına götürdü. Onların hakkı ne olacak? Hani Müslümansınız ya KUL HAKKI ne olacak beyler? Yaradan kul hakkı dışında her günahın muhatabı benim diyor. Karşıma kul hakkı ile gelmeyin diyor! Eli kanlı teröristler ve onların meclisteki temsilcileri ile kim el sıkışırsa ne bu dünyada ne de ahirette hakkımız da helal değil, kanımız da! Kimse seyirci koltuğunda oturacağımızı da düşünmesin!
BİLGİNİZE…







