1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Vicdanın ve Adaletin Peşinde

Vicdanın ve Adaletin Peşinde

featured

Değerli okurlar merhaba. 2025 teki ilk köşe yazımla karşınızdayım. Birçok konu başlığı var. Fakat önce Bolu Kartalkaya’da bir otel yangınında hayatını kaybeden 78 insanımıza Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Maalesef insan hayatının çok ucuz olduğu bir çağdan geçiyor vatanımız… Tarihin hiçbir döneminde bu milletin fertlerinin canı hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Fakir, zengin fark etmeksizin insanlarımızı hiç uğruna toprağa vermeye alıştık artık. Üstelik bir kişi bile sorumluluk alıp, benim şu sorumluluğum var. O yüzden istifa ediyorum diyemiyor. Kaybedilen canların bedenlerinin kokusu bile etraftan dağılmamışken karda kayak yapan insanımsılara ne demeli?

Pençe Harekât bölgesinde teröristlerin ateşi sonucu şehit olan Astsubayımız Ufuk AKINCI’yı rahmetle anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Allah acılı ailesine sabırlar versin…

Eski ve yeni açılım süreçlerinin bir numaralı kalemşörü sözde gazeteci R.O.K. süreci bozanlar bedelini ağır ödeyecek demişti. Özdağ tutuklandı. Söz konusu sözde gazeteci bu beylik sözleri etmeden önce tabi ki kendisine bazı bilgiler servis edilmişti. Biz bu süreci kumpas davaları sürecinden ve eski sözde açılım sürecinden çok iyi biliyoruz. Ümit ÖZDAĞ’ın hataları bir kenara 15 Şubat’ta terörist başı Öcalan’ın beyan ve istekleri kamuoyu ile paylaşıldığında içeride olması için tutuklandı. Üstelik gözaltına alınış biçimi ve tutuklanma sebebi de trajikomik. Zekeriya ÖZ taktiği ile bir yol izlendi. Bu süreçten ÖZDAĞ güçlenerek çıkacaktır. Zerre şüphem yok.

Merhum Sinan ATEŞ davasında tüm şüpheliler için takipsizlik kararı verilmiş. Bu dünyada sağlanmayan adalet elbet hesap gününde sağlanacaktır. Hesap günü sizin için çetin olacak…

Gelelim şu sözde imama… Şu Halil KONAKÇI adındaki müptezelden bahsediyorum. Söz konusu yaratık şuan devlet memuru. Ankara Altındağ’da bulunan diyanet işleri başkanlığına bağlı Melike Hatun Camii’nin imamı… Bu şahıs neredeyse her gün bu vatanın kurucu değerlerine bariz küfürler ediyor. Üstelik bunu minberden yapıyor. En son  Tüm hainler İttihat ve Terakki içinden çıktı. Talat, Cemal ve daha bir çokları gibi.” Sözlerini söyleyerek lağım kokan ağzıyla içindeki zehri kusmuş. İttihat ve Terakki bu vatanının kurucu iradesidir. İstiklal Harbini veren kadroların ekseriyeti ittihatçı isimlerden oluşmaktadır. Cemiyetin 3 büyük ismi şehit olarak son nefeslerini vermiştir. Enver Paşa çeğen tepesinde mermisi bittikten sonra yalın kılıç Rus mitralyözüne at üzerinde koşarken şehit oldu. Cemal Paşa Tiflis’te ermeniler tarafında kalleşçe kurşunlanarak şehit edildi. Talat Paşa ise Soğomon adındaki bir ermeni terörist tarafından kalleşçe sırtından kurşunlanarak şehit edildi. Şehitlerimizi bu ağzı lağımdan farksız sözde imama meze etmeyiz. Herkes haddini, hudutunu bilecek. Vatanın onurlu, şerefli savcılarına sesleniyorum. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 7 de açıkça ifade edildiği üzere; ‘‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar. Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler.’’ Kanunun ilgili maddesi bu kadar açıkken neredeyse her gün bu kanuna eylemleri ile muhalefet eden bu şahıs neden görülmemektedir? Neden kendisine koruma tahsil edilmiştir? Soruyorum…

26 Ağustos 1922 de 15 milyon dan az nüfusumuz var. Cephede savaşan Mehmetçik yalnızca 150.000 kadar… Yani nüfusun yüzde 1 i… Türk söz konusu olduğunda nicelik değil niteliktir önemli olan… Yüzde 1 ile 7 düveli önümüze katıp bu topraklardan sürdük. Yine yeteriz. Hiç kimse merak buyurmasın!

Vicdanın ve Adaletin Peşinde