Veda

featured

Hayat iniş, çıkış, iyi ve kötülüklerle doludur. Dünyadaki diğer varlıklardan insanı farklı kılan ise aklının olmasıdır. Hayatta her şey dinlere göre insan içindir ama yanlışlarda ısrar etmek düpedüz hata değil, tercihtir… Bu makalenin konusu hayatın zorluklarına karşı göğüs germek anlamına gelse de, hep kolay yolu seçmek ve pes etmektir de.

Evet, bir süre yazı yazmak istemiyorum. Yani kendi küçük kitleme veda ediyorum. Bilirsiniz ki yazı yazmak kimi insanları rahatlatır kimi insanları rahatsız eder. Çoğu zaman ben rahatlamak için yazı yazdım. Şu anki süreçte kendime rahatsızlık vereceğini düşünüyorum, kimi durumların içinden çıkmamı zorlaştıracağı için kolay olanı yani vedayı tercih ediyorum. Ve bunu yazarken de veda hakkında birkaç şeye değinip konuyu kapatacağım.

Müslümanlara göre veda deyince akla ilk Veda Hutbesi gelir. Veda Hutbesi; 632 yılında İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed tarafından yüz bini aşkın Müslümana irad edilmiş olan dini metnin adıdır.

İntihar eden ünlü Türk kadın şairimiz ise vedayı şu şekilde kullanmayı tercih etmiştir: “Biliyorum, bir gün dayanamayacak küçük kalbim; arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim.”.

Ünlü İngiliz William Shakespeare ünlü eseri Soneler’de vedayı şöyle ele almıştır: “Ne olursun, gönlüme sakın vefasız deme, Ayrılık zayıflatmış sansan da alevimi. İkisi de bir bence, veda etmek kendime, Ya da söküp götürmek bağrından can evimi.”.

Alman Goethe ise, “Savaşmayı bırakıyorum, bunu veda say”. demiştir.

Yahya Kemal de şöyle demiştir: “Dünyâya vedâ ettik, atıldık doludizgin; En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!”.
Hoş kalın.

Veda