SORU 1 – BİRİNCİ DÜNYA HARBİNDE SAVAŞTIĞIMIZ CEPHELERİ YAZINIZ?
Bizim zamanımızda Tarih öğretmenimiz imtihanda “Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cephelerin adlarını yazınız?” diye sorar, bilmeyenler sınıf geçemezdi. On dört cephe adını yazmak gerekiyordu. Günümüzde bu isimleri sayabilen çok azalmıştır. En fazla Çanakkale, Sarıkamış ve Irak Kûtü’l-Amâre adları hatırlanır. Diğer cephe isimleri bilinmez. Anma törenleri Çanakkale ağırlıklı olarak yapıldığını gördüğünüzde “Benim dedem Trablusgarp’da şehit düşmüş anılmayı hak etmiyor mu?” sorusunu kendinize sorarsınız. İlgililerden hayal kırıklığı ve üzüntü yaratmayan bir cevap almanız da mümkün değildir.
Son yirmi yılda yapılan tarih araştırmaları bilinmeyen cephelerin varlığını ortaya çıkarmıştır.
Dedesi Sarıkamış şehidi olan Prof. Dr. Bingür Sönmez’in yoğun çalışmaları ile Sarıkamış Cephesi…
Birinci Dünya Savaşının şartlarının açılmasını zorunlu kıldığı, Gence ve Bakü’yü işgalden kurtaran Kafkas İslam Ordusu Cephesi…
Sualtı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir’in dünyada ilk uçak gemisi batırma şerefinin Türk topçusuna ait olduğunu ortaya koyduğu, Topçu Yzb. Mustafa Ertuğrul Bataryasıyla taçlanan Antalya Cephesi…
Necmi ÜLKER Askeri Tarih seminerinde sunduğu “İzmir Sancakkalesi ve şehitliği” tebliği ile İzmir’de 1656 yılında inşa edilmiş Sancakkale’nin varlığı ve Yenikale Şehitliği ile İzmir Sancakkale Cephesi varlığı ortaya çıkmıştır.
Cephelerin Ortaya Çıkış Süreçleri ve Detaylar
Sarıkamış Cephesi: Bingür Sönmez hocamızın gayretleriyle Sarıkamış Dayanışma Grubu kurulmuş, 2003 yılında gönüllü arkadaşlarıyla başlattığı Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşleri kurumsallaşmış, tüm ülkeye mal olmuş; Sarıkamış Deniz Şehitleri için de anma törenleri düzenlenmeye başlamıştır. Konunun önemini anlatan 880 sayfalık SARIKAMIŞ – KAFKAS CEPHESİ eseri yazılmıştır.2 Sarıkamış Şehitleri devlet töreni düzeyi ile anılmaktadır.
Kafkas İslam Ordusu Cephesi: Savaş devam ederken durumu değerlendiren Enver Paşa, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temellerini atan yeni bir cepheyi açtırarak Kafkas İslam Ordusunu kurdurmuş; Kafkas Cephesiyle birlikte Sarıkamış Cephesinin varlığı da ortaya çıkmıştır.
Antalya Cephesi: Mustafa Aydemir’in 1997 yılında su altında gördüğü bir batık ve devamında bulduğu iki batık, Birinci Dünya Savaşının unutulmuş Antalya Cephesinin varlığını ortaya çıkarmıştır. Mustafa Aydemir, Antalya Cephesinin tarihini yazdığı “Ben bir Türk Zabitiyim – Batıktan çıkan kahraman Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker)” eserinde şöyle demektedir:
3
“O, dört küçük topu ve kocaman yüreğiyle İngilizlerin dev uçak gemisi Ben My Chree’yi Meis’de sulara gömmüş, bir diğerini savaş dışı bırakmış, çok sayıda irili ufaklı tekneyi ve Fransız topçu bataryalarını top ateşi ile yakmış; Akdeniz sahillerimizde ölüm kusan Fransız gemileri Paris II ve Alexandra’yı Kemer’de batırmıştır.”
Yerel ve askeri yönetimler bu tarihi olayı sahiplenmiş; Kaş Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Antalya Ticaret Odası, Kemer Kaymakamlığı, Deniz Kuvvetleri Birlikleri, Antalya Jandarma Komutanlığı emrinde komandolar “Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) ve Arkadaşları” için anma etkinlikleri düzenlemeye başlamıştır.
İzmir Sancakkale Cephesi: Celal Öcal’ın yazdığı “Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması”4, “Dünya Savaşından Kurtuluşa İzmir”5 kitapları, XVIII. Türk Tarih Kongresinde sunduğu “103 yıldır bilmediğimiz gerçek: İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliği, verdiği konferanslar, yazdığı makaleler ve ilgili makamlara sunduğu dilekçelerle Birinci Dünya Savaşı döneminde İZMİR CEPHESİNİN varlığı ortaya çıkmıştır. Bu gerçeği çok önemli bulan bir kısım vakıf, sendika ve derneklerin katılımıyla Sancakkale Dayanışma Grubu kurulmuş, 2021 yılından beri her 10 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni başlamıştır. Ancak İzmir Valiliğinin, TSK’nın törenlere hiçbir katkısı olmadığı gibi Sancakkale’yi ve Hünkar Camii’ni ziyarete izin verilmekte, devlet töreni yapılmamaktadır.
Savunma Hatlarının Bütünlüğü
Birinci Dünya Savaşı döneminde kurulan 5. Ordu’nun yetki alanı Çanakkale-İzmir-Antalya bölgelerini kapsıyordu. Savaş sadece Çanakkale’de olmadı; İzmir Cephesi’nde, Antalya Cephesi’nde de gerçekleşti. İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce İzmir’de yenilgiye uğradı, gemi kayıpları vermeye başlayınca geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sebeple Çanakkale Cephesi’nin Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekir.
Beşinci Ordu’nun 14. Kolordusu, 10. Fırka ve Müstahkem Mevki Komutanlığı İzmir’de idi. 1656 yılından beri İzmir’i ve Türkiye’yi koruma görevini sürdüren Sancakkale, Birinci Dünya Savaşı döneminde havadan ve denizden İzmir’i bombalayan İtilaf donanmasına karşı Türkiye’yi savundu. İngiliz monitörü M30, Okino ve Fransız Casablanca gemilerini kaybedince geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sebeple Çanakkale Cephesinin üç isim altında; Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekiyordu.
Yenilenen Cephe Sınıflandırması
Buna göre cephelerin şu şekilde bilinmesi gerekiyor:
Avrupa Cephesi: A- Galiçya, B- Romanya, C- Makedonya
Libya Cephesi
Hicaz – Asir – Yemen Cephesi
Suriye – Filistin – Sina Cephesi
İran Cephesi
Irak Cephesi (Kut’ül-Amâre)
Sarıkamış – Kafkasya Cephesi (Kafkas İslam Ordusu Gence – Bakü)
Çanakkale Cephesi (İzmir Cephesi, Antalya Cephesi)
Sonuç ve Vefa Çağrısı
Birinci Dünya Harbinde Türk ordusu birçok cephede Bulgaristan, Avusturya-Macaristan ve Almanya askerleriyle kader birliği yaptı. Türk ordusu iç isyanlar ve bir kısım Ermenilerin, Arapların ihanetini yaşadı.
Birinci Dünya Savaşının 100. yıldönümü dünya genelinde çok büyük etkinliklerle anıldı. Bu törenlerin en düşündürücü olanı, İngiliz ordusu için hizmet ederken ölen at ve eşeklerin profil resmi çizilerek anıldığı törendi. “Devlet nezdinde sadece insanının hakkını teslim etmek yetmez, senin için canını vermiş hayvanları da anmak görevindir” mesajı veren bu tören ibret verici olmuştur. Büyük savaşta yük hayvanlarının da unutulmaması, “Biz büyük devletiz, unutmayız” demektir.
Türk tarihçileri yaptığı araştırmalarla ulaştığı bilgilerin resmi kaynaklarda karşılığının bulunmadığını görürken infial duymaktadır. 10 Mart 1915’de Muin-i Zafer Bölüğü, Işıldak Bölüğü şehitleri, Urla Karantina Adası Mezarlığında iki, Menteş’te üç meçhul Türk askerinin, bir Alman subayının mezarı hakkında resmi makamların tatmin edici cevabına ihtiyaç vardır.
Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkmış olsak da gençlerimize Türk devleti, Türk vatanı için dedelerinin can verdiği cephelerin adlarını doğru öğretmek ve onların da bilmelerini istemek zorundayız. Bu öncelikle kadirşinastlık, vefa ve saygı gereğidir. Türk milleti şehitlere hizmeti ibadet kabul eden inancın sahibidir. Doğruyu bileceksin, doğru bilgi vereceksin; bu konuda zaaf kabul etmiyor, cevap bekliyoruz.
Yakınçağ tarihini anlatan kitaplarda, müfredatta cephelerimizin adlarının yazılı olduğunu görmek istiyoruz. Türk Milli Eğitimi; yeni ortaya çıkarttığımız cephelerle Türk milletinin 1. Dünya Savaşında savaştığı cepheleri bilmek ve öğretmek zorundadır.
Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cepheler arasına;
İzmir Sancakkale Cephesini,
Antalya Cephesini,
Sarıkamış Cephesini,
Kafkas İslam Ordusu Cephesini
saygı duruşuyla selamlayarak ilave ediyoruz.
Birinci Dünya Savaşının 100. yılı hatırasına hazırladığımız çok özel tabloyu paylaşıyoruz. Savaş verdiğimiz cephelerin harp madalyasıyla ödüllendirildiğini gösteren, dönemin bir dergisinde yer alan kompozisyonla süslü, çerçeveletip duvara asılacak güzellik ve değerdeki iftihar levhasında “Türk Devleti ve Türk ordusu yanında mücadele edenleri saygı, şükran ve rahmetle” anıyoruz.6
CELAL ÖCAL
Necmi Ülker, Askeri Tarih Semineri, 1983.
Bingür Sönmez, Sarıkamış – Kafkas Cephesi, Tarihçi Kitabevi, 2. Baskı.
Mustafa Aydemir, Ben Bir Türk Zabitiyim, Pozitif Yayınları.
Celal Öcal, Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması, İleri Yayınları, İstanbul, 2015.
Celal Öcal, Dünya Savaşından Kurtuluşa İzmir (1914-1922), İleri Yayınları, İstanbul, 2024.
Yukarıdaki panonun çiziminde yardımcı olan Alper Sönmez’e teşekkür ederim.
İçindekiler









