Sağlık Ocakları’ndaki aile hekimleri, 2-6 Aralık tarihleri arasında ülke genelinde 5 günlük bir greve başladı. Vatandaşlar, Sağlık Ocağı’na gittiklerinde ise kapılarda şu notla karşılaşıyor: “2-3-4-5-6 Aralık’ta grevdeyiz. Neden mi?” Peki, aile hekimlerinin bu greve gitmesinin arkasında ne gibi sebepler yatıyor?
Grev kararının arkasında, aile hekimlerinin son dönemde karşılaştıkları çeşitli zorluklar ve uygulamalara karşı duydukları rahatsızlık yer alıyor. Hekimler, uygulamaların kendilerini hem mesleki olarak zorladığını hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini olumsuz yönde etkilediğini savunuyor. Grevdeki aile hekimlerinin öne sürdüğü ana sebepler şunlar:
- Antibiyotik, Mide Koruyucu ve Ağrı Kesici Yazılmasına Yönelik Ceza Uygulamaları: Aile hekimlerinin, hastalarına antibiyotik, mide koruyucu ve ağrı kesici gibi ilaçları yazmaları halinde ceza uygulanacağı belirtiliyor. Hekimler, bu tür ilaçların bazen gerekli olabileceği durumlarla karşılaşırken, her reçeteye ceza verileceği endişesiyle hastalarına doğru tedavi uygulayamama riskiyle karşı karşıya kalıyorlar.
- Aile Hekimine Gitmeme Durumunda Uygulanan Ceza: Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kurallara göre, vatandaşlar 6 ayda bir aile hekimine başvurmadıkları takdirde, aile hekimine ceza verilmesi söz konusu. Bu durum, hekimlerin yalnızca zorunlu bir şekilde değil, aynı zamanda “daha fazla” hasta görüşme amacıyla hareket etmelerine neden oluyor. Ancak bu durumun, hizmetin kalitesini ve vatandaşların sağlığını tehlikeye atabileceği düşünülüyor.
- Hastanelerle Aile Hekimlerinin Bağlantısının Zayıflaması: Aile hekimlerinin, hastaların hastanelere gitmesini teşvik etmek yerine, hastanelere başvuruların azalması için cezalandırılması da şikayet edilen bir diğer uygulama. Ne kadar çok hasta hastaneye giderse, aile hekimlerine o kadar fazla ceza verileceği belirtiliyor. Bu durum, hekimlerin hastalarını doğru yönlendirme konusunda tereddüt etmelerine yol açabiliyor.
- İl Dışından Gelen Hastaların Muayene Edilmesi: Aile hekimlerinin, il dışından gelen hastaları muayene etmeleri durumunda da ceza alacakları ifade ediliyor. Bu durum, hekimlerin hizmet verme konusunda daha katı ve dar bir çerçeveye sıkıştırılmasına yol açarak, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini kısıtlayabiliyor.









