1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Atsız Hakkında Düşünceler 9: Ölüm Üzerine

Atsız Hakkında Düşünceler 9: Ölüm Üzerine

featured

Madden ölümün bin türlü şekli vardır; kan kaybı, beyin kanaması, kalp krizi, organ yetmezliği, intihar, zehirlenme vb.
Nedendir bilinmez genelde toplumlarda ölüm yaşlılara yakıştırılır. Genç birinin ölümüne daha çok üzülülür. Genelde toplumlarda bazı ölümler sevilir, yüceltilir; vatan uğruna ölmek, sevgili uğruna ölmek, idealler uğruna ölmek vb. Dolayısıyla insan madden ölür ve toplumlar o ölen isimlere manalar yükler.

Manen ölümsüzlük diye de bir şey vardır, yani insan madden öldüğü halde manen ölmez. Bu durumu toplumlar yapar. Ölen sürekli hatırlanır, onun üzerine eserler üretilir, ismi sürekli yüceltilir. Yani bir şahıs ölsede canlı olduğu zamanlardan daha çok dolaşır insanların dilinde, gönlünde, çevresinde, yukarıda, aşağıda.

Manen ölüsüzlerden biri de Hüseyin Nihal Atsız’dır. Atsız inandığı idealler uğruna hayatını yaşamış, binlerce insanı eylemleri ve düşünceleriyle etkilemiş biridir. İlk ayağı sağlam yere basan milliyetçi romanları o yazmıştır. İlk ayağı yere sağlam basan milliyetçi dergileri o yayınlamıştır. İnandığı değerler uğruna güçlüleri eleştirmekten geri durmamış bunun bedelini de hapishanelerde, sürgünlerde, ekonomik darlıklarda ödemiştir.

“Neden buna değer miydi Atsız beg? ” diyenlere “Tehlikesiz yaşamak isteyenler intihar etsin.” demiş yetmemiş ” Topluluklar, fedakar fertlerinin çokluğu nispetinde yükselir.” diye eklemiştir.

O öyle biridir ki “Türk bir vazife için yaratılmıştır. O vazife kainat güzelleştiği zaman biter.” deyip noktayı koymuştur.
11 Aralık 1975 yılında madden ölen Atsız’ın cenazesi Kurban Bayramı’nın ilk günü büyük bir kalabalık eşliğinde önce Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiş, daha sonra hayatı ve ismi Türk milletinin gönlüne yüzlerce yıl yaşamak için bırakılmıştır.
Hocanın “Merhumu nasıl bilirdiniz?” sorusuna Fethi Gemuhluoğlu yüksek sesle: ”Bu musalla taşı, Atsız kadar gerçek bir er kişiyi az görmüştür, hoca efendi!” dediği gibi biz de şunu diyoruz; Anadolu ovaları Atsız’ı tanıdığı günden beri yeni Atsızları bağrından çıkarmaya neden devam etmesin.

Son söz: Türkçü; eyyamcı ve dalkavuk olamaz. Sert yaşamaktan hoşlanır ve en büyük sertliği de nefsine karşı gösterir.

Atsız Hakkında Düşünceler 9: Ölüm Üzerine