Ana Sayfa Gündem Nihal Atsız'ın Tarihi Romanına Büyük Saygısızlık! Türk Tarihi Yok Saydılar...!

Nihal Atsız’ın Tarihi Romanına Büyük Saygısızlık! Türk Tarihi Yok Saydılar…!

>Buse Çetin adlı güya yazar “Kürşad ve Kırk Çeri” isimli kitabında İslam öncesi Türk tarihini adeta yok sayarak Hüseyin Nihal Atsız’ın günümüze kazandırdığı ve bizlere ışık tutan “Kürşad ve Kırk Çerisi”ni kendi hayal gücüne ve hiç bir somut dayanağı olmadan saygısızca uyarlaması tepki topladı. Olayın geçtiği zamanlarda Türkler’in daha İslamiyetle tanışmamışken at üstünde Türk adı için kılıç sallıyor olması ve Göktürkleri Müslüman söylemleriyle aktarılması son derece yanlış ve akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

- Reklam -

Yazarının Buse Çetin olduğu “Kürşad ve Kırk Çeri” isimli kitap büyük bir tepkiye yol açarak Çin Sarayı’nı 40 Çerisi ile basan ve Türk bağımsızlığının önde gelen simalarından biri olan Kürşad, kitapta Müslüman olarak lanse edildi. Kitabın yazarından bu saygısızlığa karşı herhangi bir açıklama gelmedi.

Adeta günümüzü gören ve gördükleriyle bizlerin yolunu aydınlatan ulu Türkçü Hüseyin Nihal Atsız “Ötüken dergisi 1 Kasım 1971 Sayı 12’de” dönemin Kültür Bakanı Talat S. Halman’a açık bir mektup yazarak mektupta sitemini dile getirir. Nihal Atsız yazısında aynen şunları söyler; “Millî ruhu şahlandırmak için tarihî filimler en iyi vâsıtadır. Türk tarihinden, gerçeklere sadık kalınarak alınacak parçaların sinemalarda gösterilmesi yıllardır üstümüze çökmüş olan kâbusu atmaya yarayacaktır. Bizde ilk yapılan tarihî filimler oldukça başarılıydı. Bu son yapılanlar bir maskaralıktır. Türk yiğitleri dövüşürken havada takla atmaz. Amerikan filmlerinde olduğu gibi, her biri sığır devirecek yumruklarla dakikalarca düşe kalka dövüş olmaz. Şimdi bunlar yapılıyor. Türkler’e acayip kılıklar giydiriliyor. Amerikalıların maskaralıkları bize de uygulanıyor, sözün kısası Türk filmi olmaktan çıkıyor. Eski çağlarda kadın çok serbest olduğu, halde Türk kızlarının çıplak olarak erkekler önünde şehevi raks yapması gibi bir olay yoktur. Hacı ağaların zevkini tatmin için böyle sahneler icat ediliyor. Rejisörler Türk tarihini ve geçmişini hiç bilmiyor.”

Nihal Atsız Beğ’in bu sözleri bile günümüzde amaçlarının Türk adını yaşatmak olduğunu söyleyen bunun için kitap yazan dizi, film çeken fakat bunu yaparken Türk adından ve Türk kimliğinden uzaklaşıp sadece okuyucu, izleyici toplayıp maddi kaygıları Türklükten önde tutanlara verilecek tokat gibi bir cevaptır…

Nihal Atsız yazısının devamında..
“Sözde tarihî filim diye “Bozkurtlar Geliyor” ve “Bozkurtların Öcü” adında iki filim çevrilmişti. Bunlardan birini dört kişi birden seyrettik. Konu benim iki tarihî romanımdan, “Bozkurtların Ölümü” ile “Bozkurtlar Diriliyor” dan alınmış daha doğrusu çalınmıştı. Biraz değiştirmişler, iki romanı birbirine karıştırmışlar; konuyu da, eseri de, tarihî kahramanları da, tarihi de rezil etmişlerdi. Çağdaş olmayan Gök Türklerle Alanlar savaştırılıyordu. Koca Türk Kağanı, teneke kalkanlı sekiz kişiyle yola çıkıyordu. İkinci romanımdaki “Deli Ersegün” adlı kahraman burada Hacivat kılıklı bir maskaraya çevrilmişti.”

“Halbuki aslında bu iki roman tarihe titizlikle sadık kalınarak düzgün Türkçe ile yazılmış, âdeta destan gibi kaleme alınmış eserlerdi ve bugünkü Türkçü gençliğin yetişmesinde çok büyük rol oynamıştı. Romanları okuyan bir Doğu Türkistanlı bana Türkistan’ı görüp görmediğimi sormuş, gören birisi tarafından yazılmışa benziyor demişti. Kültür Bakanı olarak size teklif ediyorum. Nezaretimde olmak şartıyla bu romanları filme aldırın. Telif hakkımı donanmaya ve hava kuvvetlerini güçlendirme vakıflarına ebediyen armağan edeceğim. Başaralı olunmak şartıyla bu filimler gösterildiği zaman Türkiye’de yer yerinden oynayacak ve tarihî roman yazacak kabiliyetler kendini gösterecektir. Yalnız, kalabalık atlılar için Türk ordusunun yardımı şarttır. Tarihî İngiliz tümlerine yardım eden Türk ordusunun Bozkurtlara yardımını esirgeyeceği düşünülemez.”  Diyerek Milli duygular ile yazılmış eserlerin böyle çirkin işlere alet edilmemesini bizlere açıkça ifade etmektedir.

VAKTİYLE BİR ATSIZ VARMIŞ

VAR OLSUN..!

Son Haberler

- Reklam -