Ana SayfaSiyasetDemokrat Parti'den 27 Mayıs Açıklaması

Demokrat Parti’den 27 Mayıs Açıklaması

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’dan 27 Mayıs 1960 darbesiyle ilgili mesaj yayınlandı.

- Reklam -

 

“Darbe adı verilen olaylar aslında Türkiye’yi durdurma, geldiği yere gönderme ve mümkünse sindirme girişimidir”

 

“27 Mayıs’taki suç şebekesini, vatan ve millet düşman çeteyi bir kez daha lanetliyorum”

 

(DP Basın Merkezi – 26 Mayıs 2021) Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinin 61. Yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda darbedeki hedefin Türk Milleti olduğunu, Türkiye’yi durdurma ve sindirme girişimi olduğunu ifade etti.

Demokrat Parti Genel Başkanı Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, yayınladığı mesajda “Milletin hür iradesi örgütlü bir şekilde gasp edilmiştir. 61 yıldır ne yazık ki maşalar dışında sorumluları belirlenememiştir” diyerek sorumluları lanetledi ve şunları kaydetti:

 

 “Demokratlara vatan ve millet sevgisinin hesabının sorulduğu gün”

 

27 Mayıs Askeri Darbesi’nin ya da daha açıklayıcı olması bakımından “milletin hür iradesinin örgütlü şekilde gasp edilmesi”nin üzerinden 61 yıl geçti.

Türk siyasetinin ve Türk aydınlanmasının en temel gayretlerinden biri olarak demokrasinin teşkili için verilen bir asırlık mücadelenin sonucunu almak şerefine erişmiş, kişilerin, dar kitlelerin tahakkümüne karşı çıkarak milletin egemenliğini gaye edinmiş demokratlara vatan ve millet sevgisinin hesabının sorulduğu gündür bugün.

“Türkiye’nin ilk siyasi cinayetlerinin kararı bugün alınmıştır”

Altmış bir yıldır, sorumlusu olarak ancak birkaç “maşa”nın gösterilebildiği, hedefi ve nedenleri düşünüldüğünde ülkemizin ilk siyasi cinayetlerinin planlandığı 27 Mayıs, bugün dahi sancılarını çektiğimiz bir düzlemin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

 

“14 Mayıs Seçimleri, ikinci defa Samsun’a çıkıştır anlam itibariyle”

 

14 Mayıs seçimleri, tarihte Demokrat Parti iktidarının başladığı gün olarak belirtilmesine rağmen taşıdığı anlam itibariyle ikinci kez Samsun’a çıkıştır.

Atatürk 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak basarak vatanın istiklali için öykünülecek bir ateş yakmış, Demokratlar ise 14 Mayıs’ta yakılan o ateşin şevk ve heyecanı ile bu Aziz Millete müreffeh bir istikbal için kapı açmıştır.

Bandırma Vapuru işgal güçleri tarafından arandıktan sonra Anadolu’ya silah değil, hürriyet için ideal ve iman taşıdıklarını söyleyen Atatürk gibi, demokratlar da iktidara aynı hürriyet aşkı ile ideal ve iman taşımıştır.

Neticesinde ise millet demokratları iktidara taşınmıştır.

“Darbeciler, millet iradesine öfke duyarak milleti cezalandırmıştır”

 

Tam 10 yıl, bu minval üzere çalışan Demokratlar, 27 Mayıs’ta tarihin en aciz, en hain, en habis ruhlu çetesinin saldırısına muhatap olmuştur. Lakin içeride maşa kullanarak darbe yapanlar, millete karşı duydukları, milletin iradesine karşı duydukları öfke dolayısıyla Demokrat Parti iktidarını da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı düşmanlıklarında araç kabul etmişlerdir.

Amaç milletin cezalandırılması, amaç 14 Mayıs’ta yeniden canlanan 1919 ruhunun yok olmasıdır.

“Demokrasi onlar için hep bir kılıf vazifesi gördü”

 

Ne acıdır ki milleti egemenliğine, memleketi de berekete kavuşturan demokrasi, bu alçak teşekkül ve halefleri için sadece ve sadece bir kılıf vazifesi görmüştür.

Başta 27 Mayıs olmak üzere sonraki her silahlı ya da silahsız müdahalede bu alçak nesebin dilinde hep “demokrasi” olmuştur.

Demokrasi, biz demokratlar ve milletimiz için ulvi bir ideal, bu hain anlayış içinse mücadele edilmesi gereken bir haldir.

“Darde aslında Türkiye’yi durdurma ve sindirme girişimidir”

 

27 Mayıs Darbesi; bir siyasi partiye, oluşuma karşı değil, demokrasi ve adalet fikrine ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye’ye karşı yapılmıştır.

Sebepleri ise ne darbecilerin beyanatlarındaki gibi, ne de milletin iradesine karşı olduğu belli, seçkinci, dar ve kökü batıda bir güruhun dediği gibi değildir.

27 Mayıs darbesinin arkasındaki temel sebep Türkiye’nin rekabet etme gücünü attıran, uluslararası alanda ve bölgesinde muhatap alınan, insan yetiştirme kudretine erişmiş, üreten kimliğine karşı durdurulamaz bir hasettir.

Darbe adı verilen olaylar aslında Türkiye’yi durdurma, geldiği yere gönderme ve mümkünse sindirme girişimidir.

“Darbeciler gayretlerini sürdüreceklerdir ancak milletimiz asla bunlara müsaade etmeyecektir”

 

27 Mayıs darbesi ve ardılları eminiz ki sadece bu amaç için örgütlenmiş bir çete tarafından planlanmıştır.

Ancak ne 27 Mayıs, ne 12 Eylül ne de 15 Temmuz’da bu hain emellerin sahipleri bu amaçlarına vakıf olamamışlardır. Milletimiz kan verdiği hürriyet mücadelesinde, can verdiği vatan toprağında bu amaçlara müsaade etmemiştir, etmeyecektir.

Elbette bu da göstermektedir ki bu amaçların temsilcileri çeşitli şekillerde, yöntemlerle gayretlerini devam ettireceklerdir.

“Demokrasiyi işler kılmalıyız”

 

Birileri hesap yaparken bu hesapları boş çıkarmak adına yapılabilecek yegâne şey demokrasiyi işler kılmaktır.

Demokrasi, literatürdeki anlamının dışında kazandırdıkları itibariyle birliktir, beraberliktir. Kurtuluşunu birliğine borçlu olan milletimiz, sahip olduklarını da ancak birlik olarak koruyabilecektir.

Bu bakımdan, şahsi ideallerin bir kenara bırakılması, şahsi ikballerin unutulması, konuşabilen, sorabilen, ifade edebilen insanı ile, hesap veren, şeffaf, varlık nedenine bağlı bir devlet teşekkülünün bir araya gelmesi lazımdır.

Darbeler için önlem daha fazla demokrasi, daha fazla adalettir.

“27 Mayıs’taki suç şebekesini, vatan ve millet düşman çeteyi bir kez daha lanetliyorum”

Vesilesiyle 27 Mayıs’taki suç şebekesini, vatan ve millet düşman çeteyi bir kez daha lanetliyorum. Başta partimizin kıymetli isimlerini, abide şahsiyetlerini rahmetle anıyorum. Çelikten bir irade ile darbeci çeteyi yok varsaymış 3. Cumhurbaşkanımız ve Kurucu Genel Başkanımız Celal Bayar’ı, darbecilere karşı verdikleri milli mücadelede milleti için korkmadan şehadete yürüyen Başbakanımız Ali Adnan Menderes’i ve aziz bakanları Fatin Rüştü Zorlu’yu, Hasan Polatkan’ı şükranla, minnetle ve rahmet duaları ile anıyorum.”

Son Haberler

- Reklam -