1. Haberler
  2. Kişiler ve Olaylar
  3. Enver Paşa Cenaze Töreni

Enver Paşa Cenaze Töreni

featured
ENVER PAŞA’YI SEVEN ONUN MÜCADELESİNE SAYGI DUYAN DEĞERLİ DOSTLAR

Ben, Enver Paşa’nın cenaze törenine katılan binlerce Türk insanından biriyim. Bu törene katılmak için İzmir Valiliği Türk Dünyası Hizmetleri Koordinatörü görevini yürüten Fadıl Ünal ile birlikte İzmir’den gelmiştim. Sağlık sorunlarım nedeniyle aranızda bulunamadığım için üzgünüm.

O gün, Şişli Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası büyük bir kafile halinde Mecidiyeköy’den yürüyerek buraya geldik. Hakkında hazırlık yaparak geldikleri sözlerinden belli olan İmam İlhan Erim’in ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Enver Paşa’nın mücadelesini anlatan duygu yüklü konuşmaları hala kulağımdadır.

Rütbesi alınmış olmasına karşın, Enver Paşa için orgeneral seviyesinde yapılan devlet töreninden memnuniyet duyduk. Her şey rahmetli Süleyman Demirel’in “Buraya bir anıt mezar yapalım, siz bize Enver Paşa’nın cenazesini verin” teklifini dönemin Tacikistan Devlet Başkanı’na kabul ettirmesiyle başladı ve cenaze Türkiye’ye getirildi. Ancak Türkiye, Tacikistan’a söz verdiği anıt mezarı yapmadı.

İçinde bulunduğumuz Hürriyet-i Ebediye Tepesi, Abide-i Hürriyet Anıtı, 31 Mart Şehitleri için büyük bir arazi içine yapılmış ve burası şehitlik olarak tahsis ve tescil edilmiş, Osmanlı döneminin anıtkabir niteliğinde tarihi bir mekandır.

Zaman içinde bu kıymetli arazi küçüldü. Şehitlik için restorasyon projesi hazırlandı fakat uygulanmadı. AKP’li belediye yönetimleri, şu kadar Osmanlı eserini restore ettik diye övünse de, Abide-i Hürriyet Anıtı şehitliğine elini sürmedi. Su kuyusu kapatıldı, fidanlık yok edildi, şadırvan yok edildi, bayrak direği kesildi.

Anıtın tarihi kapısı çalındı, tarihi avizesi çalındı. O güzel zarif aydınlatma lambaları ve bronz parmaklıklar çalındı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Anıtı belediye ambleminde kullanan Şişli Belediyesi hiçbir şey yapmadı. Şehit Mahmut Şevket Paşa’nın kalpağının çalındığı bile fark edilmedi.

Şehitliğin elde kalan son arazi parçası, yöre insanının deprem toplanma alanı olarak saklanması gerekirken İstanbul Adalet Sarayı yapımı için tahsis edildi. İnşaatı yapan şirket, şehitliği şantiye olarak kullandı ve şehitliğin önüne reklam panosunu dikti. Tarihi doku ile uyuşmayan reklam panosu derhal kaldırılmalıdır.

Adalet Sarayı’nın bitmesiyle İstanbul Başsavcılığı, şehitliğe çöktü. Şehitliği kafasına göre kullanmaya başladı. Ziyaret saatini 15.00’te sonlandırmaya ve Cumartesi-Pazar günleri şehitliği ziyaretçilere kapatmaya başladı. Restorasyon projesini sürekli engellerken kendi personeli için kamelyalar yaptırdı. Bekçi köpekleri ve güvenlik elemanlarıyla halkın ziyareti huzursuz edildi.

Adalet Sarayı, bu mekanı şehitlik olarak değil, spor yapılabilecek park olarak görüyordu. Bunun için İstanbul Belediyesi’nden koşu alanı yapılmasını istedi. İBB korkusundan kabul etti ve koşu yolu yapıldı. Artık İstanbul Adalet Sarayı üst düzey yöneticileri şehitlikte, üzerlerinde eşofman, ellerinde kahve bardakları, omuzlarında havlu, yanlarında baldızlarıyla ter atmaya başlamışlardı ve hala bu rezil durumu sürdürüyorlar. Görüntü alınmasın diye de kalabalık bir güvenlikçi grubunun arkasına saklanıyorlar.

Bu grubun Talat Paşa’nın mezarı önünde durduklarını, ayaklarını ve kollarını esnettiklerini, “Haydi, Mithat Paşa’nın mezarına kadar koşuyoruz” dediklerini ve Enver Paşa’nın mezarına kadar yarış yaptıklarını bir an hayal edebilirsiniz. Hepsi gerçektir.

Değerli arkadaşlarım,

Şu kadar Osmanlı eseri restore edildi diye övünen CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimleri, verdiğim yazılı ve Ekrem İmamoğlu’na sözlü başvurulara rağmen Abide-i Hürriyet Anıtı’nı restore etmeye başlayamadı ve tarihi şehitliğimizi İstanbul Adalet Sarayı’nın tasallutundan kurtarmadı. Şiddetle kınıyorum.

Burası İttihatçıların şehitliğidir. Berlin’de şehit edilen Cemal Azmi Bey’in ve Dr. Bahaeddin Şakir’in de mezarlarının buraya nakli gerekir.

İstanbul Büyükçekmece’de bulunan ve şimdi kütüphane olarak kullanılan Enver Paşa Köşkü’nü de ziyaret etmenizi sizden rica ediyorum.

Sizleri TBMM’de ortak bir talepte bulunarak Meclis’in Enver Paşa’nın itibarını iade etmesi yönünde karar alması için girişimde bulunmaya davet ediyorum.

Buraya gelmek için yürüdüğünüz yol, Atatürk’ün silah arkadaşı 31 Mart Şehitleri’ni ziyaret etmek için geldiği yoldur. Bu yolda Atatürk’ün ayak izleri vardır. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, 31 Mart ŞEHİTLERİ, ENVER PAŞA, TALAT PAŞA ve MİTHAT PAŞA olmak üzere bu mekanda yatan Türk insanının hepsini saygı ve rahmetle anıyorum.

Enver Paşa Cenaze Töreni