1. Haberler
  2. Gündem
  3. Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü: “Polis Kolejini Açın”

Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü: “Polis Kolejini Açın”

Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü:

Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü’nün 2016 yılında ele aldığı yazı son tartışmalarla birlikte yeniden gündeme geldi. İşte Böğürcü’nün yazısı:

POLİS KOLEJLERİ, POLİS AKADEMİSİ, ASKERİ LİSELER VE ASKERİ AKADEMİLER FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ İÇİN NE ANLAM İFADE EDİYORDU?

Polis koleji 1985 yılına kadar 1 tane olan ve başkent ANKARA’da polis teşkilatına yönetici yetiştiren Polis akademisinin alt yapısına destek vermek amacıyla açılmış olan FEN LİSESİ müfredatına göre eğitim veren ,çağın gereklerini kavrayan , ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkartacak , demokrasi , insan hakları ve bilimsel bir çerçevede suç , suçlular ile mücadele edecek noktaya getirmek için devletin gözetimde anadolunun fakir , kavruk ailelerinin ( bende dahil ) çocuklarını devletin namusuna emanet ettiği bir okul olarak kurulmuştu .

Amaç alt yapısı sağlam öğrenciler veren aynı askeri liselerde olduğu gibi ülkenin geleceği için güvenlik bürokrasisini çağın gereklerine uygun nesiller yetiştirmekti.
Polis koleji yukarıda belirtmiş olduğum düşünceler ile eğitim veren kurum olmaktan Fetullahçı terör örgütünün gelecek yıllarda ki emelleri ve dış güçlerin (CIA ) bu coğrafyada ki gizli , kirli operasyonları için karargahlar yapıldı.

Sözüm ona alnı secdeye değen bu imanlı nesiller ülkeyi daha kaliteli , yaşanabilir yapacak hayalleri kurulurken , örgüt militanları üreten , legal görünümlü illegal devlet memurları olduğunu gördüğümüz teröristler büyüttü.

“Altın nesil” ve bu kuşak marifetiyle günümüz TÜRKİYE’si kaosa sokuldu .
Bu düşünceyle yukarıda bahsetmiş olduğum gibi 1985 yılında devlet aklı İstanbul , İzmir , Kayseri , Adana ve Ankara ilinde ki yeni açılan polis kolejleri ile sayıları 5 yapılmış ve fabrikanın seri üretimi gibi artık polis kolejine anadolunun fakir ve kavruk ailelerinin çocukları sınavla alınmış (çoğunluğu sorular el altından çalınıp verilerek ) ve bu gençler devlete yatılı okul mantığında teslim edilmiştir .
Devletin namusunda ve gözetiminde olan bu okullar fetullah gülen terörist başının kurmuş olduğu legal görünümlü illegal terör örgütünün 2000’li yıllarda ülkeyi kaosa sokan militanlarının yetiştirilmesinde tabir yerinde ise FESAT YUVASI olmuştur.

40 yıllık geçmişi ve yapılanması olan FETÖ terör örgütü ülkeyi yöneten her siyasi hareket ve akımdan nemalanmış gözetilip , kollanmıştır.

Nitekim 1990’lı yıllarda polis kolejleri ve askeri okullara TÜRKİ cumhuriyetlerden getirilen o dönemin en üst düzey bürokratlarının çocuklarıda örgüt ideolojisinden geçirilerek mezun edilmiş, ileride AVRASYA bölgesinde yapılacak operasyonlar için hazırlanmıştır .
Polis kolejlerinde okuyan öğrenciler hafta sonları örgüt evlerinde ( ışık evi ) hukuk , siyasal ,tıp , mühendislik fakültelerinde okuyan üniversite öğrencisi abiler ve il imamları vasıtasıyla sözüm ona ilmi örgütsel eğitimden de kendi paylarına düşeni almış ve aldırılmışlardır .
Bu hücre evlerinde 4 öğrenci bir üniversite talebesi abi ve birde ev imamı bu 13 ile 17 yaşlarında ki çocukları örgüt elebaşının talimatları doğrultusunda ilmik ilmik işlemiş ve 2000′ li yıllarda ki gözü dönmüş militan düzeyine getirme işlemini yapmışlardır .

Sözüm ona ülkeyi yöneten her ideoloji ve siyasi akımda gözlerini bu yapıya kapatarak , okulların tüm kontrolünü örgüt üzerinden terörist başına teslim etmiştir .

Aynı düzen askeri liselerde de örgüt tarafından uygulanmış ve irtica ile mücadele safsataları yapan , kendilerini her zaman kurucu irade gören askerler , burunlarının dibindeki FETÖ militanlarını 1985 yılından sonra ne görmüş , nede tespit edebilmiştir!15 Temmuz terör saldırısını yapan jenerasyon 35 ile 45 yaş aralığında ki ” altın kuşak !” diye tabir edilen , ihtilal görmemiş , ideolojik çatışmalar içinde bulunmamış ( 1980 ‘li yıllar ) , ideolojisi olmayan bir jenerasyon tarafından icra edilmeye çalışılmıştır.
15 temmuzu yapan terör örgütü üyelerinin fikri yapılanması 1985 ‘ li yıllarda yukarıda bahsetmiş olduğum gibi polis kolejleri, polis akademisi , askeri liseler ve askeri hava , kara , deniz harp okullarında atılmıştır .
2000’ li yıllara gelindiğinde ülkeyi kaosa sokacak ve devlete aleni olarak baş kaldıracak noktaya gelen örgütsel yapı artık adliyeden mülkiyeye , iç güvenlikten dış güvenliğe , dış işlerinden ticari faaliyetlere kadar çok önemli alanlarda gücünü ve örgüt elemanlarını kullanmak suretiyle tabir yerinde ise tavşana bak derken ülke insanlarının dini duygularını da kullanarak dış mihrakların (CIA ) güdümü ile TÜRKİYE ve yakın coğrafyada istihbarat örgütü , operasyonel eylem yapabilen bir militan kadrosu ile siyonizme hizmet eder noktaya gelmiş / getirilmiştir .

Bu esnada bal tutan parmağını yalamaya başlamıştır .

1999 yılı ile 2010 yılları arasında devlet imkanları kullanılarak özellikle Amerika birleşik devletlerinde bilimsel çalışma yapmak ve ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak amacıyla yurt dışına gönderilen rütbeli personel TEKSAS ve çevresinde ki üniversitelerde yüksek lisans , doktora çalışmaları ile ödüllendirilerek , yapılacak kalkışma ile ilgili olarak kullanışlı malzeme haline getirilmesi sağlanmıştır . (CIA ) Bilimsel çalışma ve kariyer yapma imkanı bulan güvenlik bürokrasisi 2002 yılı itbariyle uluslararası ilişkiler hocamız Hasan Köni’nin de beyan ettiği gibi 2008 de her yüz metre kareye 10 tane düşer şekilde , basın yayın kuruluşlarında , uluslararsı toplantılarda ve dergilerde , STK toplantılarında boy gösterir olmuş, hemen her konuda görüş bildiren , saha çalışmaları yapan , STK adı altında faaliyet gösteren bölücü unsurlar haline gelmiştir .

Bu bilimsel kariyer yapan sözüm ona güvenlik bürokratlarının bir kısmı ülkemizde halen aktif olarak örgütsel çalışmayı maalesef gözümüzün içine bakarak devam ettirmektedirler , bir kısmı ise göz göre göre ülkeden firar edip , terörist başının yanına “hicret “gidip, ABD senatosunda , üniversitelerinde , okullarında çalışmakta , hayatlarına zevki sefa içinde devam ettiklerini şahit olmaktayız .

Dönelim 1985 yılına . Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Küçükkuyu beldesinde yapılan polis operasyonuna .
İltica ile mücadele gibi gözüken operasyonda örgüt militanı yapılan polis kolejinde okuyan 35 lise dengi okul öğrencisi , hukuk fakültesi hukuk fakültesi öğrencisi ZÜLKARNEYN KARAOSMANOĞLU ve örgüt evi ( ışık evi ) sahibi MEHMET KOÇAŞ gözaltına alınır ve adli tahkikat yapılıp 30 yıl dosya ÇANAKKALE İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ terörle mücadele şubesinde sümen altı edilir.
1987 yılında ZÜLKARNEYN KARAOSMANOĞLU isimli hukuk fakültesi öğrencisi isim , , baba ve anne adını dahi değiştirmek suretiyle tüm kütük bilgileri ilefarklı bir kimliğe bürünür .
Yıllar geçer kendisi akademik kariyer yapar !

Düne kadar PAMUKKALE Üniversitesi iletişim fakültesi DEKANI olan yeni ismi Fatih KARAOSMANOĞLU olan örgüt militanı , tarafımdan yazılan ve mayıs 2015 yılında basılan PARALEL POLİSLER KİTABINDA belgeleri ile tespit edilip gün yüzüne çıkartılmışken , ne hikmetse devletin güvenlik bürokrasisi ve savcılık kendisini 2015’den 3 yıl sonra keşfetti , FETÖ ÖRGÜT üyesi olmaktak sonrasında tutuklayıp cezaevine koyabilmişti.

🔴Bu sinsi terör örgütü ve örgütlü suç yapılarıyla kararlı , hızlı , radikal kararlar alınmadan mücadele edilemez.

Ehil olmayan , cesareti bulunmayan , kendi istikbalini düşünüp , memleket meselesini kendine dert etmeyen kadroların biran önce bu soruşturmalardan el çektirilmesi ve devlete , cumhura ve cumhuiyete bağlı , milli kadroların bu örgüt ile içte ve dışta mücadele etmesi sağlanması gerekmektedir .

Mustafa BÖĞÜRCÜ

01 Ekim 2016

Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü: “Polis Kolejini Açın”