1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Havacılık Tarihinde Antik Kayıtlar

Havacılık Tarihinde Antik Kayıtlar

featured

İnsan oğlu ilk çağlardan beri gelen uçma isteği göğe yükselme ve üstünlük kurma gayreti göze çarpmaktadır. Bugün ki yazımızda bu antik havacılık kayıtlarını inceleyeceğiz.

Yunan Mitolojisinde örnekler mevcut Deadalus ve İkarus’un uçma çalışmaları hakkında azda olsa bilgi elimize ulaştı.

“1973 yılında Van’da yapılan bir kazıda, Urartulara ait olduğu düşünülen başsız bir astronot heykeli bulundu ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi. Ancak bu heykel, sergilenmek yerine kadife bezlere sarılarak saklandı. O dönem Türkiye’de yayımlanan ‘Bilinmeyen’ dergisi, bu durumu gündeme getirdi ve heykelin bir roket içinde başsız bir astronotu andırdığını belirtti.”
Zecharia Sitchin, heykeli görmek için İstanbul’a geldi ve dönemin Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. Alpay Pasinli ile görüştü.

Zecharia Sitchin, bu olayı ‘The Earth Chronicles Expeditions’ adlı kitabında anlattı. Kitabında, Türkiye’de modernleşme çabalarına rağmen bazı zihniyetlerin hala değişmediğini ve bu durumun heykel meselesinde de görüldüğünü belirtti. Sitchin, heykelin Giza Piramitleri kadar değerli olduğunu ve sergilenmesi halinde birçok turistin İstanbul’a geleceğini ifade etti.
Bu bile bizim topraklarımızda ki Havacılık faliyetlerinin ne kadar eski olduğuna dair bir kanıttır.

ÇİN KAYITLARINDAKİ HAVACILIK BİLGİLERİ

Çin kayıtlarında Havacılık ile ilgili ilginç ve çarpıcı kayıtlar bulunmaktadır. M.Ö 2200 yıllarında Çin İmparatoru Sun, yalnız uçan bir araç yapmakla kalmayıp, yanına bir de paraşüt eklemiş Onun bu başarısı Daedalus ile aynı tarihlere rast geliyor.

M.Ö 1766 İmparator Çeng Tang bilgin Ki-Kung-Si’ye havada uçabilen bir araba yapmasını emretti. Si İmparatorun emrine uyarak bir uçan araba yaptı ve denemek için arabayla Honan Vilayetine kadar uçtu. Daha sonra İmparator aracın yapım sırrının düşmanları tarafından öğrenilebileceğinden korkarak uçan arabayı ortadan kaldırttı. O zamanın hükümdar ve bilginleri böylesine ileri havacılık bilgilerini nereden elde etmişlerdi.

M.Ö 3’ncü yüzyılda yaşayan Çin şairi Çu Yuan yeşim taşından yapılma bir araba içinde Gobi Çölünün en yukarılarından, tepeleri karlı Kun Lun Dağları’na doğru uçuşunu anlatır. Anlatımı bir şairin kurduğu hayallerden çok bir bilim adamının göz lemlerini andırmaktadır.

Dördüncü yüzyılın ilk başlarında da Ko Hung’un bir yazısından Çin’de Helikopter bulunduğunu anlıyoruz:

“Kimileri jujube ağacının gövdesinin iç yanındaki keresteyi kullanarak uçan arabalar yapıyorlar. Bu aracı hareket ettirmek için de pervanelere öküz derisinden kayışlar bağlıyorlar.”

Şantung ilinde M.S 147 yılından kalma bir lahdin üzerindeki oyma, bulutların en üstünden uçan ejderhaların çektiği bir arabayı gösteriyor. Çin folklorunda uçan arabalarla ilgili birçok öykü bulunuyor.(1)

İnsanlık bu teknolojik seviyeye kolay gelmedi.
1890 yılında çekilen bir görüntü de Çin seddi üzerinde uçan Balondan çekilmiş görüntüler vardı. Hint kaynaklarında bile Bilgiye rastlıyoruz. Osmanlı Hazerfen Ahmet Çelebi
Lâgarî Hasan Çelebi ile ilk Denemelerini yapsalar da asıl ilerleme Genç Türkiye Cumhuriyeti ile sağlandı. Uçak Fabrikaları, Bombalar Savunma sanayisinde ki ilerlemeler Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ivme kazandı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN UÇAKLAR İLE İLGİSİ

Yazımın sonuna gelir iken Mustafa Kemal Atatürk’ün bir havacılık anısı ile yazımı bitirmek istiyorum. Hayat tarih mecmuasında çıkan yazıda 1910 yılında Fransa’daki Picardie manevralarına davet edilmiştik. Manevra sonunda, daha çocukluk çağında olan uçaklarla gösteriler yapıldı. Bundan sonra, manevraya katılan yabancı subaylardan isteyenlerin bu uçaklara bindirileceği bildirildi. Ben de hemen uçaklardan birine doğru yöneliyordum ki Ali Rıza Paşa bileğimden tuttu ve: Bilmediğin aş, ya karın ağrıtır, ya baş, diye beni uyardı. Uçağa, benim yerime bir başka ülkeden bir subay bindi. Bu uçak, havada bir dönüş yaptıktan sonra düşüp yere çakıldı. Ölümden kurtulmuştum. Bu olaydan sonra uçağa binmediği iddia edilen Atatürk uçağa binmiştir. Uçağa ve Havacılığa ilgisi vardır.
Atatürk döneminin usta Pilotlarından Deli Tahir ile birlikte üç kez havalanmışlar, sağ sağlim yere inmişlerdir. Bu olayın belgeleri Pilot Tahir beyin Oğlu Mahir Maner’dedir. Anglo-Sakson sözde tarihçi nüsfettelerinin dedikleri hep yalandır. İngiliz derin devletinin içimizde ki taşeronları olan bu kişilik yoksunları her türlü kara propaganda yapmaya devam ediyorlar, Anadolu’nun saf temiz dimağlarını zehirlemeye devam eden bu zavallılar şunu hiç düşünmezler. “İstikbal Göklerdedir” Diyen biri uçağa binmeyecek öyle mi? Manevi kızı Sabiha Gökçek’i özel olarak yetişmesini, yetiştirilmesini sağlıyor, Cebinden para verip eğitime yolluyor, ama kendisi uçağa binmiyor pes vallahi.

İşte Antik kayıtlar ile başladığımız yazımda tarihi bir hakikat ile bitirdim. Siz siz olun kulaktan dolma bilgilere inanmayın. Araştırın. Düşünün. Okuyun. Okuyan, Araştıran, Üreten herkese selâmlar sevgiler.
Gününüz güzel Haftanız Bereketli Hızır Nebi ve Ricaül Gayb erenleri yoldaşınız olsun.
Tanrı Türk’ü Korusun.
Kaynakça: Türkler ve Uzaylı ataları-Ali Bektan-sayfa 13

Havacılık Tarihinde Antik Kayıtlar