İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin oğulları arasında yaşandığını iddia ettiği bir anlaşmazlık üzerinden ciddi suçlamalarda bulundu. Katz, Haniye’nin oğullarının, Türk bankalarında bulunan 3 milyar dolarlık fonun serbest bırakılmasını talep ettiğini, ancak Erdoğan’ın bu talebi reddettiğini öne sürdü.
Katz, bu iddialarıyla birlikte Haniye’nin bu serveti nasıl edindiğini ve bu paranın Gazze’deki Filistinlilerin yaşamlarını iyileştirmek yerine neden başka amaçlarla kullanıldığını sorguladı. Ayrıca, Erdoğan’ın bu fonla olan bağlantısını ima ederek, “Parayı takip et” ifadesiyle şüphe yaratmaya çalıştı.
This week, a conflict erupted between @RTErdogan and the sons of Ismail Haniyeh, who demanded the $3 billion held in Turkish bank accounts under their father's name. Erdoğan refused to release the funds.
How did Haniyeh, born in the Al-Shati refugee camp, amass such a fortune?… pic.twitter.com/7Eblaw4HdK
— ישראל כ”ץ Israel Katz (@Israel_katz) August 16, 2024
İletişim Başkanlığı Yalanladı
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsmail Haniye’nin oğulları arasında geçtiğini iddia ettiği anlaşmazlığa dair paylaştığı asılsız iddialar üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bir açıklama yapıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın sosyal medya hesabından paylaştığı, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Haniye’nin Türk bankalarındaki yaklaşık 3 milyar dolarlık servetini Haniye’nin oğullarına devretmeyi reddetti’ iddiası doğru değildir.
İsrail suikastı sonucu İran’da şehit edilen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin, iddia edildiği gibi Türk bankalarında bir birikimi bulunmamaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Haniye’nin oğulları Abdüsselam ve Hemmam’ı kabul etmiş, Haniye’nin şehadeti dolayısıyla taziye dileklerini iletmiştir.
Kabul sırasında İsrail Dışişleri Bakanı Katz’ın iddia ettiği gibi bir konu kesinlikle gündeme gelmemiştir.
İsrail’in Filistin’deki soykırımını meşru göstermek ve dünya kamuoyunu manipüle etmek amacıyla yürüttüğü dezenformasyon kampanyalarına itibar etmeyiniz.”








