Metruk Mezarlıklar

featured

“Ve güz geldi.

Hüznün bütün koşulları hazır.

Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan.

Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı ,

Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır?”

Şükrü Erbaş

Hiçbir şey yapmak istemeyip boş boş tavana bakma ayı hayırlı uğurlu olsun hepimize. Tüm suçu hazana atmakla haksız sayılmayız. sonuç olarak; sonbaharın insanlara ruhsal ve yapısal etkileri tartışılmaz.

İştahta artma ya da azalma olabilir. İsteksizlik, yaşamdan zevk alamama, canlılıkta ve enerjide azalma. Unutkanlık, konsantrasyon sorunları ve sonbaharda alevlenen hastalıklar. Soğuk algınlığı , nezle, grip ve birde Covid.

Bazen durduk yere bir ağlama isteği gelir ve biri ” Neyin var.” diye sorduğunda cevabı olmayan bir nedensizlik hüzün katsayısını arttırır. En kötüsü de bu olsa gerek.

Yüksek oranda çoğu insanın yakalanacağı mevsimsel depresyona girmemek için bazı uğraşlar buluyoruz kendimize. Neyse ki pastırma yazı var. Biraz daha idare edebiliriz lakin nereye kadar. Önümüz kış

Bende güneş enerjisiyle çalışanlardanım. Güneş hafif bir yüzünü göstersin yeter! Atarım kendimi sokaklara. Geçtiğimiz hafta sizler için “Yaklaşım tüneli” ni ziyaret ettim. Metro ile giderseniz Taksim gezi parkının hemen altında yer almakta. Girişte kırmızı büyük bir kapı sizi karşılıyor. İçeri girdikten sonra mütenahi olduğunu bile bile yürümeye devam etsenizde içeride ki atmosfer sizi uçsuz bucaksız bir geçitte hissettiriyor. Benim beynimde hemen bir sahne gösterime girdi. Sanki insanlar toplu birşeyden kaçıyor salgın, savaş yada bilim kurgu birşeyler. Aklınıza ne gelirse.

Amma velakin gerçek hayat daha da acımasız. Filmlere ilham kaynağı olan yaşanmışlıklar var. Ben maden işçilerini anımsadım karanlıkta kayboldukça korkum arttı. Tünelin sonuna doğru yaklaştıkça artan sesler yüzünden, gözümde canlandı. Toplu kaçışlar, ölümler…

İki yüz metre uzunluğunda ki bu tünel içinde yürümeseniz bile, insanoğlu hep hissediyor zorluğunu ekmek parası için ölmeye gitmenin… Hemde her gün aynı mecburiyetle…

Başın sağolsun Türkiye demekten bıktık usandık. Bir şeyler çözülmeli artık bu ülkede. Zonguldak, Soma, Bartın…

METRUK MEZARLIKLAR son bulsun.

Dönüş yolunu bulduğumda kulağımda bir çınlama ile insan yüzlerine bakıyorum. Benim gördüğümü onlar da gördüler…

Uzun bir aradan sonra tekrar yazmanın heyacının yerini hüzün aldı. Her ne kadar zor olsada bundan sonra işim gücüm yazmak, yazmak…

Güzel yazılara hasretle.

30
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
2
vir_sl_
Virüslü
Metruk Mezarlıklar