1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

featured

Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…

Yazıma şu mısralar ile başlamak istiyorum: “Kadını seviniz, saygı gösteriniz, hürmet ediniz, değer veriniz.”

Geçtiğimiz hafta avukatım sevgili Akın Yıldırım ile Pendik, Gözdağı’nda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) sosyal tesislerinde akşam yemeği için bir araya geldim. Yakın zaman içinde kendisi gibi avukat olan Derya Hanım ile hayatını birleştirdiği için eskisi kadar bir araya gelemiyor, çözüm odaklı hoş sohbetler gerçekleştiremiyoruz.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Rumeli Kavağı vapur iskelesi

Akın Bey’i ve Derya Hanım’ı tebrik ediyor, mutluluklar diliyorum. Akşam yemeğinin ardından Türk kahvelerimizi yudumlarken, laf lafı açtı. Konu, çocukluk ve gençliğimin bir kısmının geçtiği Rumeli Kavağı’na geldi. Sohbetimiz esnasında Rumeli Kavağı’nda yaşayanların yaşam döngüsünden bahsettim. Ardından, bu yaşam döngüsünü “Niçin cümlelere, kelimelere dökmüyorum?” diye düşündüm ve bu yazımda Rumeli Kavağı’nın yaşam döngüsünden bahsetmek istiyorum.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

İncir ağaçlarının arasından Anadolu Kavağı’ndaki Yaros Kalesi’nin görünüşü

“Kaybolan Yıllar” olabilir, zaman değişebilir ama Rumeli Kavağı’nda çocukluğumdaki gibi değişmeyen çok konu var.

Bana göre, Rumeli Kavağı İstanbul Boğazı’nın en güzel mahallelerinden biri. Doğa ve denizin birleşimi, mavinin ve yeşilin en güzel rengine sahiptir. Hızla değişen dünyada ve İstanbul’da kendini muhafaza edebilen nadir yerlerden bir tanesi olduğunu eklemeden edemeyeceğim.

Rumeli Kavağı’nda arkadaşlık, dostluk, komşuluk çok sıkıdır. Bunun en önemli örneği, çocukların hâlâ sokaklarda oynayabiliyor olmasıdır. Yaklaşık 18 yıl önce Rumeli Kavağı’ndan ayrılmama rağmen, senede 7-8 kez gitmeye çalışırım.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Dere sokakta bulunan ahşap evler

Rumeli Kavağı’na varır varmaz meydanda bulunan Trabzon Çayevi’ne uğrar, Ali Ağabey’in Türk kahvesini içerim. Herkese hâl hatır sorar, birlikte vakit geçirmek için 35 yıllık dostlarımı beklemeye koyulurum.

Rumeli Kavağı, balık lokantalarıyla, sahillerinden çıkan kocaman midyesiyle, olgunlaştığında çatlayıp içinden adeta bal fışkıran inciriyle ve Elmaskum, Altunkum plajlarıyla meşhurdur. Çocukken incirin olgunlaşmasını beklemeden yediğimizde ağzımızın çevresi yara bere olurdu.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Rumeli Kavağı sahilinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün görünüşü

Rumeli Kavağı insanı, hayatını ağırlıklı olarak balıkçılıkla idame ettirirdi. Günümüzde ise balıkçılık mesleği yavaş yavaş yok olma noktasına gelmiş durumda.

Rumeli Kavağı, Türk futboluna da önemli isimler kazandırmış bir mahalledir. Beşiktaş’ın golcüsü rahmetli Bora Öztürk, Fenerbahçe’nin efsanelerinden Cemil Turan ve Beşiktaş altyapısından yetişip yıllarca siyah-beyaz formayı terleten Yasin Sülün’ü söyleyebilirim.

Rumeli Kavağı’ndaki yerleşik yaşamı bir daire biçiminde düşünebiliriz aslında: çocukluk, gençlik ve yaşlılık şeklinde. Çocukken sokaklarında futbol, yakartop, seksek, saklambaç, misket, çamurda çivi ve uzun eşek oynanır.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Rumeli Kavağı Balıkçı Limanı ve Karadeniz’e doğru seyir halinde bir gemi

Gençlik döneminde ise kıraathanelere gidilmeye başlanır ve beraberinde “Kasap Çayırı, Aşıklar Bayırı”na doğru sohbet ederek yürüyüşler yapılır. Sahilinde ise muhteşem manzara eşliğinde banklarda oturulur, volta atılır. Beraberinde, atıldığın hayatın mücadelesini de bir taraftan götürmeye çalışırsın.

Rumeli Kavağı öyle bir yerdir ki, en ağır işte çalış, çalıştığın yerde psikolojik baskıya maruz kalsan dahi, Telli Baba’yı geçtikten sonra ayağın yere basar basmaz tüm kötü anları unutur, tüm yorgunluğu üzerinden atarsın. Balık mevsiminde küçük bir sandal dahi olsa denize açılmak adettir. Günü gelince evlenir, çocukların dünyaya gelir; çocukken yaptığın oyunları senden devralırlar.

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…

Rumeli Kavağı sahilinde onarılmayı bekleyen bir tekne

En acı ve en üzücü olan ise yaşlılık dönemidir. Çocukken birlikte sokaklarında koştuğun, top oynadığın, erik ağacından erik yediğin, denizde birlikte yüzdüğün, annelerimizin yaptığı ekmek arası peynir domatesi ve bakkaldan aldığın çikolatayı en küçük şekilde paylaştığın arkadaşlarınla, dostlarınla birlikte Rumeli Kavağı Meydanı’nda bulunan Ulu Camii’nin altında yer alan kahvehaneye gitmeye başlarsın. O kahvenin adı, “Yaşlılar Kahvesi”dir. O kahvehanenin karşısında ise iki adet musalla taşı vardır. Bugün anlıyorum neden yaşlıların o kahvehaneye gittiğini…

11 Ekim 2024 – Yakacık

İçindekiler

Top Oynanan Sokaklardan Musalla Taşına…