1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Yazık Fenerbahçelilere, Çok Yazık

Yazık Fenerbahçelilere, Çok Yazık

featured

Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…

Dinlenmem gerektiğinden dolayı hem kişisel işlerimden ötürü köşe yazılarıma, yazılı röportajlara, özgün haberlere yaklaşık 1.5 ay kadar ara vermiştim. Pazartesi ve Cuma günleri olmak üzere, haftanın iki günü yazılarım sabithaber.com’da yayımlanacak.

Sabithaber.com’un yeri mesleki yaşantımda benim için çok ayrıdır. 2016 yılından 2023 yılına kadar, yani 7 yıl boyunca haber editörlüğü, genel yayın yönetmenliği gibi görevleri üstlenmekle birlikte, kısa bir dönemde köşe yazarı olarak yazılarımı kamuoyuna ulaştırmaya çalıştım. Ardından Ayandon.com.tr İmtiyaz Sahibi sevgili Berkay Apsalmış’tan gelen teklif üzerine köşe yazarı olarak mürekkebimi Ayandon.com.tr üzerinden haftanın 3 günü yazı yazarak akıttım. Sevgili Berkay Apsalmış ile dostluğumuz her zaman bakidir.

Bu açıklamamın ardından, bu yazımda iki konu gündemimde. Birincisi Fenerbahçe-Galatasaray derbisi, ikincisi ise Beşiktaş’a tahsis edilen Ankara’da 203 dönüm, İzmir’de ise 123 dönüm arazi.

Fenerbahçe, Süper Lig’in 6. hafta karşılaşmasında evinde Galatasaray’ı ağırladı. Karşılaşma 3-1 Galatasaray’ın üstünlüğüyle sona ererken, aklıma takılan konu Fenerbahçelilerin çektiği cefa ve bunun karşısında 10 sezondur şampiyon olamayan Yeni Fenerbahçe’nin oluşturduğu ve Ali Koç’un etrafında konuşlanan, başarısızlığı umursamayan tavırlarıyla dikkat çeken, ağızlarında hep “Sana Muhtacım” şarkısını söyleyen kitle.

Tribün adabını ve jargonunu iyi bilen biri olarak söylemek isterim ki, Genç Fenerbahçelilerin lideri rahmetli “Sefa Reis” Sefa Kalya bugün hayatta olsaydı, Fenerbahçe stadı “İstifa” sesleriyle yankılanır, Ali Koç çıkıp açıklama yapmak zorunda kalır, belki de istifa ederdi. “Sana Muhtacım” şarkısıyla güzelleme yapılmazdı, yapılamazdı. Gelinen süreçte, Fenerbahçe tribünlerinin hakimi Cem Gölbaşı ve Yücel Aslan olduğu biliniyor. Bu iki ismin Ali Koç ile arasının da çok iyi olduğu bilinmekte. Jose Mourinho’nun imza töreninde sahnede bu iki isim yok muydu? Sosyal medyada gündem olmadılar mı?

Gönül istiyor ki, Fenerbahçe tribünlerinin önde gelen o iki ismi, ekonomik krizin olduğu böyle bir ortamda dişinden tırnağından arttırarak maça gelen Fenerbahçeli ailelerin haklarını savunsun, sömürülmelerine izin vermesin. Çünkü o insanlar her şeyden önce bir ücret ödüyor ve Fenerbahçe yönetimi vadettiği başarının, sunduğu hizmetin karşılığını takım mağlup olsa da bir şekilde vermek zorundadır.

Fenerbahçe’nin başarısız olduğunu bilenler, görenler, tribünlerde protesto hakkını kullanamayanlar, Ali Koç ve yönetimden açıklama bekleyenler, seslerini duyurmak isteyenler sosyal medyaya sarılmış durumda!

Beşiktaş’a Arsa Tahsisi

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin olduğu gün arada kaynayan bir haber dikkatimi çekti. Haber, Beşiktaş Başkanı Hasan Arat’ın 21 Eylül Cumartesi 2024 tarihinde gerçekleşen Beşiktaş’ın 2024 yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşması ile ilgiliydi. Haberin içeriğine gelmeden önce, Hasan Arat ve yönetiminin 11 Eylül 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettiğini ekleyelim. Aradan geçen 1 haftalık süre içinde, Hasan Arat toplantıda yaptığı konuşmada Ankara’da 203 dönüm, İzmir’de 123 dönüm arazinin artık Beşiktaş’ın malı olduğunu duyuruyor ve bu arazilerde güneş enerji santrali kurulacağını, Beşiktaş’ın işleteceğini ifade ediyor.

Şimdi gelelim asıl meseleye; Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren spor kulüplerinin yenilen haklarına… Bilindiği üzere, Beşiktaş Jimnastik Kulübü halka arz edilmiş, borsaya açılmış, ticaret yapmak için şirketleşmiş ve anonim şirket unvanını almış bir kulüptür. Kafe de işletir, lokanta da, giyim mağazası da, otopark da vs. Bu duruma kimsenin laf etmeye hakkı olamaz. Her şey yasalarla sabit.

Ankara’da 1910 yılında kurulan Ankaragücü, 1923 yılında kurulan Gençlerbirliği var. Bu güzide iki kulübün ve Ankara’da faaliyet gösteren diğer spor kulüplerinin hakkına girilmedi mi? O kulüplerin 203 dönümlük arazide hiç mi hakkı yok?

İzmir’de Göztepe-Karşıyaka, Karşıyaka-Göztepe ezeli rekabeti olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Kuruluş tarihleri ve futbola hizmetleri ortadadır. Buna “Büyük Altay”ı, uzun zamandır amatör liglerde mücadele eden İzmirspor’u, Türkiye’nin futbolcu fabrikası olarak bilinen Altınordu’yu ve İzmir’de faaliyet gösteren diğer spor kulüplerini de eklemek gerek. 123 dönümlük arazide onların hiç mi hakkı yok? Onların suçu ne?

Bugün Ankara’ya gidin, onlarca spor kulübünün altyapı tesislerine ihtiyacı olduğuna şahit olabilirsiniz. İzmir’de de aynı şekilde. En önemli örneklerden biri de yıllardır bomboş arazi olarak duran ve yapılmayı bekleyen Karşıyaka’nın stadıdır. Ama Karşıyaka’ya stat yok, Beşiktaş’a arazi var; üzerine güneş enerji santrali kurulum hakkı var ve buradan gelir elde edebilir.

Devlet nasıl olur da bir spor kulübüne santral kursun ve işletsin diye arazi hibe edebilir? O arazilerde vatandaşların da mı hakkı yok? Beşiktaş’ın güncel borcu 10 milyar 638 milyon 827 bin 351 lira. Devletin ve kurumlarının, Beşiktaş’ın geçmişe dönük bu borcu nasıl yaptığıyla ilgili hesap sorması gerekirken arazi hibe etmesi doğru mudur?

Avrupa’da spor kulüpleri ülkelerine maddi ve manevi değer katarken, Türkiye’de bu durumun Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş üzerinden tam tersinin olduğu da ayrıca anlatılmalıdır.

23 Eylül 2024 – Yakacık

Yazık Fenerbahçelilere, Çok Yazık