1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in Şehadetinin 106’ncı Yılı

Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in Şehadetinin 106’ncı Yılı

featured

İstanbul’un işgal faciasının yaşandığı kanlı dönemde, Şehzadebaşı Karakolumuz İngiliz askerleri tarafından basılmış, askerlerimiz şehit edilmiş ve yaralanmıştır (16 Mart 1920).

Ermeni terör örgütleri, Türk yöneticileri hakkında ölüm kararı almıştı. Ermeni terörist Solomon Teiliriyan, Talat Paşa’yı 15 Mart 1921 günü Berlin’de; Ermeni terörist Misak Torlakyan, Azerbaycan’ın ilk İçişleri Bakanı Behbut Han Cevanşir’i 18 Temmuz 1921’de İstanbul’da; Ermeni terörist Arşavir Şıracıyan, Sadrazam Sait Halim Paşa’yı 6 Aralık 1921 günü Roma’da; Aram Yerganyan, Bahaettin Şakir ve adı belirlenemeyen bir Ermeni terörist Cemal Azmi Bey’i 16 Nisan 1922’de Berlin’de şehit etmiştir.

Birinci Dünya Harbi sırasında Ermeni çetecilerin Rus ordusuyla birlik olup Türk ordusunu arkadan vurması ve yöre halkına zulüm uygulamalarına tedbir olarak Osmanlı Hükümeti, çıkarttığı “Geçici Sevk ve İskan Kanunu” ile bir kısım Ermeniyi ülkenin bir başka bölgesine nakletme kararı alır.

Osmanlı yönetimi bu barışçıl tedbirin uygulamasını çok sıkı takip eder. Eksikliği görülen görevliler mahkemeye verilir, bir kısmı suçsuz bulunur, bir kısmı ceza alır.

Ancak Mondros Mütarekesi’nden sonra dosyalar yeniden açılır. İstanbul’un işgal altında olduğu, Damat Ferit Hükümetinin iş başında bulunduğu ortamda, İngilizlerin baskısıyla “kurban arama siyaseti” başlatılır ve Türk bürokratları yeniden yargılanır. İtilaf devletlerinin kontrolündeki İstanbul’da Ermenileri göç ettirme suçu bahane edilerek, vatanseverler her yerde aranır, sıkıştırılır. Yargılamalar “Ermeni intikam hareketine” dönüştürülür.

İstanbul’un işgal altında olduğu dönemde Geçici Sevk ve İskan Kanunu‘nun gereğini uygulamakla, yöre halkını Ermeni çetecilerin katliamından kurtaran bir kısım Türk bürokratı yargılanarak idam edilir. Bir kısım Türk yöneticisi ise Ermeni terör örgütleri tarafından şehit edilir.

Milli Şehit Mehmet Kemal Bey

“İşgal altındaki İstanbul’da Nemrut Mustafa Divan-ı Harbi; Diyarbakır Valisi Mehmet Reşit Bey, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey hakkında verdiği idam kararının ardından, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları hakkında da idam kararı vermiş katil, işbirlikçi bir mahkemedir.

Bu cinayet ve faciaları Atatürk’ün TBMM’si kabullenmez ve unutmaz. 27 Haziran 1926’da “Ermeni Suikast Komiteleri tarafından Şehit edilen veya Bu uğurda suver-i muhtelife ile ducar-ı gard olan ricalin Ailelerine verilecek Emlak ve Arazi hakkında 882 sayılı Kanun” çıkartılır (405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanır).

Kanunun 1. Maddesi: Ermeniler tarafından siyasi maksatlarla şehit edilen Türk siyasi heyetinin eş ve çocuklarına Ermeni emval ve emlaki metrukesinden bir mesken temlik olunur.

  1. Madde: İşbu meskenin kıymet ve mahiyeti “şehit edilen zevatın en müreffeh zamanındaki hal ve şanı dikkate alınarak” takdir olunacağı belirtilir.

Kanunun çıkarılma sebebi “Memleketin kurtuluşunu, geleceğini, saadetini, ilerleme ve gelişmesini hayat tarzı kabul eden ve suikasta maruz kalarak şehit edilen yöneticilerin geride bıraktıkları eş ve çocukları milletin ve devletin emanetindedir.

Büyük idealler peşinde hayatlarını feda eden büyük insanların aile ve evlatlarının acılarını teselli etmek, onları mükafatlandırmak, benzerlerini gayrete getirmek ve milletin şükran hislerini göstermek, kuvvetlendirmek, onların fakir fukara durumuna düşmemesi için gereğini yapmak” şeklinde açıklanır.

Bu Kanun çerçevesinde Talat Paşa, Cemal Paşa (13.4.1924-478), Cemal Azmi Bey, Bahaeddin Şakir, Cemal Paşa’nın yaverleri Süreyya Bey, Nusret Bey, Sait Halim Paşa’nın aile fertleri olan 22 kişiye şeref aylığı bağlanır.

Tehcir Meselesinden dolayı Kürt Mustafa’nın riyaset ettiği Divan-ı Harp kararıyla idam edilen, mahkeme sırasında kaçıp intihar eden Diyarbakır Valisi Mehmet Reşit Bey, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey 14 Ekim 1922’de, Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey 25 Aralık 1921’de Milli Şehit ilan edilir ve aile mensubu 20 kişiye “vatani hizmet tertibinden ömür boyu şeref aylığı” bağlanır.

Her şehit ailesine tazminat olarak bir miktar para verilir. TBMM’si bu para yardımının devlet bütçesinden değil, suç işleyerek kaçan ve bir daha geri dönmeyen Ermenilerin mallarından yapılmasına özen gösterir!

No: 106 – Boğazlıyan Kaymakamı esbakı Kemal Bey’in ailesine hidematı vataniye tertibinden maaş tahsisine dair Kanun. 14 Teşrinievvel 1338 ve Safer 1341 Kanun No: 271 Madde 1 – Şehidi Milli Boğazlıyan Kaymakamı esbakı Kemal Bey’in zevcesi Hatice Hanım’la kerimeleri Müzehher ve Müşerref Hanım’lara ve mahdumu Adnan Bey’e hidematı vataniye tertibinden beşer yüz kuruş itibariyle şehri iki bin kuruş maaş tahsis edilmiştir. Kanun layihasının tevdii tarihi: 23 Ağustos 1338 Müzakere tarihi: 14 Teşrinievvel 1338

Atatürk’ün TBMM’si bu kanunları çıkararak Ermeni Komiteleri tarafından görevleri gereği hedef olarak seçilen veya düzmece mahkemelerde yargılanarak idam olunan, tek suçları devlete hizmet etmek için çabalamak olan yetkililerin geride bıraktıklarının yanında olduğunu “Şehitlerin bu cezaları hak etmediklerini, mahkeme kararlarının düzmece olduğunu ve esas suçluların Ermeni Komiteleri” olduğunu gösterir.

Şehit Mehmet Kemal Bey’in kızları dedelerinin gözetiminde Çamlıca Kız Mektebi’nde parasız yatılı tahsil görürler. Müzehher Kemal’in evlendiğini öğrenen Aka Gündüz, “kardeşimin kızı” dediği “Unutulmayan adamın gelin olan kızına” adını verdiği makalesinde “Mustafa Kemal’in gelini” hitabında bulunur ve şu öğüdü verir: “Boğazlıyan şehidi ve iç hıyanet kurbanı Kemal’in torunları yarınki yüksek medeniyetli sağlam Türkiye’yi, her tarafından emin ve irfanlı Türkiye’yi, hak edeceklerin en ön safında bulunmalıdırlar.”

Bi Günah Olarak Babamın İdamı.” 10 Nisan 1919 Perşembe, saat 19:00, Beyazıt Meydanı. Cenaze töreninde Türk münevverleri ve Tıbbiyelilerin omuzlarında, çelenk üzerindeki yazı: “Türklerin büyük şehidi Kemal Bey

Mehmet Kemal Bey’e Mülkiye Şeref kitabında Mülkiyeli Şehitler arasında “Milli Şehit” olarak mümtaz bir yer verilir. 4 Aralık 1968 günü Mülkiyeliler Birliği Salonları’nda açılan “Mülkiyeli Şehitler Resim Sergisi” büyük ilgiyle karşılanır. Şehit oluşunun ellinci yıl dönümü olması dolayısıyla dergi ilk sayısını Milli Şehit Boğazlıyan eski Kaymakamı Kemal Bey’e ayırır.

Mülkiyeliler hakkında en önemli kaynak eseri yazmış olan Ali Çankaya’nın kitabında Mehmet Kemal Bey, “Mehmet Kemal (Milli Şehit) (Okul Nu: 156) Aziz vatanımızın selameti namına, hayatını istihkar ederek çalışan ve bu uğurda çok genç yaşta can veren mübeccel şehitlerimizdendir” ifadesiyle tanıtılır.

Mehmet Kemal Bey’in hayatı gazetelerde tefrika edilir.

Mülkiyeliler Birliği, Milli Şehit Kemal Bey’in anıt mezarını yaptırır.

Mehmet Kemal Bey’in aile arşivindeki bir belgeye göre cenaze töreni sonrası faili meçhul bir cinayet işlenmiştir. Naci Sadullah, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in cenaze törenine katılan ve konuşma yapan Dnz. Miralay İsmail Hakkı Bey’in yaya kaldırımda giderken bir araba tarafından çiğnendiğini, tekrar tekrar çiğnendiğini ve Ermeni oldukları açıklanan katillerin bulunamadığını yazar.

Bir süre sonra Türkiye’de Milli Şehitler konusu unutulur.

Bu ilgisiz, düşmanca durumdan aralarında Talat Paşa’nın mezarının da bulunduğu Abide-i Hürriyet Anıtı Şehitliği de nasibini alır. Arazisi gasp edilir. Yapılan hırsızlıklarla şehitlikten sürekli parçalar çalınır. Atatürk’ün de ziyaret ettiği Osmanlı döneminin anıtkabirine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilgilenmez. İstanbul Adalet Sarayı yetkilileri keyfine göre kullanır!

Soykırım iddialarına karşı milleti savundukları görüntüsünü veren yetkililer, Geçici Sevk ve İskan Kanunu’nun gereğini uygulayanların önce dönemlerinde yargılandıklarını, bir kısmının suçsuz bulunduğunu dikkate almadan, işgal altındaki İstanbul’da yapılan yargılamaların İngiliz baskısı, Ermeni yalancı şahitlerin delaletiyle yapıldığı gerçeğini görmezden gelerek “Tehcirden sorumlu tutulan Türk Bürokratları idam dahil çeşitli cezalara çarptırıldılar” diyerek, mahkeme kararlarını Türk bürokratlarının suçlu olduğunun kanıtı gibi yorumlayarak kamuoyunu yanıltmaya başlarlar.

Son dönem Kadıköy Belediye Başkanlarının hiçbiri 10 Nisan’lardaki Mehmet Kemal Bey’in mezarı başındaki törenlere katılmamışlar, Kadıköy Gazetesi’nde Mehmet Kemal Bey’in şehadeti konusunda basımı teklif edilen makaleye gazetelerinde yer vermemişlerdir!

Siyasi Parti yetkilileri, Milletvekilleri Milli Şehit Kanunlarını bilmek zorundadır, görmezden gelmeye hakları yoktur. Milli Şehit kanunlarının varlığının aksine karar almak, Ermeni soykırımı iddialarını sahiplenmek Atatürk’e ve onun Meclisine hakaret demektir. Yüreğinde azıcık Atatürk ve Türklük sevgisi olanların asla yapmaması gereken davranıştır. Bu sebeplerle konu tarihçilere de bırakılamaz, TBMM’nin sahiplendiği gibi gereği yapılır.

Tehcir Meselesinden dolayı Kürt Mustafa’nın riyaset ettiği Divan-ı Harp kararıyla idam edilenler grubunda ilgili kanunda adları geçen 20 kişiden sonuncusu olan Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in kızı Müşerref Gürenci’nin İzmir’de yaşadığını Aydil Erol öğrenir. Arkadaşı Celal Öcal’ın yaptığı görüşme Türk Dünyası Araştırmaları Tarih Dergisi’nde yayımlanır.

Müşerref Gürenci dedesinin Atatürk’le ilgili hatıralarını ve aile arşivini paylaşır. Babasının idamı sonrası fotoğraflar çekilmiştir:

  1. Dedesinin babasının cenazesini Sirkeci’den bir motorla Kadıköy’e getirmesi.
  2. Mehmet Kemal Bey’in teyzesinin kaldığı Kadıköy Mühürdar Sokağı 67 no’lu evden cenazesinin çıkartılması.
  3. Türk bayrağına sarılı tabutun askeri birlik eşliğinde taşınması.
  4. Askeri Tıbbiye ve Üniversite öğrencilerinin “Türklerin büyük şehidi Mehmet Kemal” yazılı çelenkle cenaze töreninde bulunması.
  5. Mehmet Kemal Bey’in üç fotoğrafı aile arşivinden çıkar. Fotoğrafların arka yazılarını oğlu Adnan Ergüder yazar (“Bi günah yere babamın idamı…”).

Müşerref Hanım’ın çantasından babasıyla ilgili düzgün bir şekilde topladığı evrak ve belgeler çıkar. Bu belgelere göre babasının mezarına Mülkiyeliler Birliği sahip çıkmıştır.

Babasının arkadaşı olan Aka Gündüz’ün, ablasını Cumhuriyet Kadını, Mustafa Kemal’in gelini olduğu vurgusu yaptığı “Unutulmayan adamın gelin olan kızına” makalesinin yazılı olduğu Cumhuriyet Gazetesi.

Eminönü Mal Müdürlüğü’nden verilen “kaydı hayat şartıyla şeref aylığı” belgesi.

Babasıyla alakalı gazete tefrikaları.

Müşerref Gürenci Hanım TRT’nin “Son Tanıklar” belgeseline arşiviyle katkıda bulunur. Ancak babası ile ilgili anlattıklarına belgeselde yer verilmez.

Adana Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün diktiği “Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in heykeli”nin açılış törenine katılır. Törene KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın katılması ilgiyi artırır (17 Mayıs 2003).

Müşerref Gürenci Hanım hayatının son dönemine kadar Ermeni soykırımı iddialarının gündeme getirildiği her gelişmede evinde düzenlediği basın toplantılarıyla en yaşlı şehit kızı sıfatıyla açıklamalarda bulunur.

Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği tarafından İzmir’de yılın annesi seçilir.

Ressam Embiya Çavuş’un İzmir’de düzenlediği “Türk Dünyasının kültür varlığı ve yaşadığı dram” sergisinin açılışını yapar.

İzmir Vali yardımcıları, İzmir Valisi Oğuz Kağan Köksal, İzmir Türk Birliği Dernekleri Müşerref Gürenci Hanım’ı evinde ziyaret eder.

Ömrünün sonuna kadar taşıdığı “En yaşlı şehit kızı” sıfatını başarıyla temsil eder ve 2008 yılında vefat eder.

Mehmet Kemal Bey’in idam sehbasındaki son sözleri, vasiyeti sadece TBMM’de değil halkımız tarafından da yerine getirilir. Hakkında çok sayıda eser yayımlanır. Her 10 Nisan’da mezarı başındaki anma törenine başta Kartal Belediye Başkanı Dr. Altınok Öz olmak üzere Yozgat-Boğazlıyan Dernekleri, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, STK’lar katılmaya devam ediyor. Zeki Kuşoğlu tarafından “Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Kemal Bey – 2007” madalyonu basılır.

Milli Şehitlerimiz Atatürk’ün Türkiye’ye yadigarlarıdır. Mehmet Kemal Bey’in şehadetinin 100. yılında çok anlamlı bir tören gerçekleşecektir.

Milli Şehidimizin kızı Müşerref Gürenci’nin çocukları Yalçın Gürenci, Kemal Gürenci; diğer kızı Müzehher’in çocukları Güler Emiroğlu, Ayla Emiroğlu; oğlu Adnan’ın oğlu Mehmet Kemal Ergüder adlarında beş torunu hayattadır.

Mehmet Kemal Bey’in idam sehbasındaki “Borcum var, servetim yok. Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum. Eminim o asil millet sahip çıkacaktır” dediği, ilgili Milli Şehit kanununda adı geçen çocukların torunları dedelerinin vasiyetini yerine getiren TBMM’ne şükran mesajlarını açıklar, dedelerinin vasiyetine sahip çıkan Türk milletine şükran duygularını iletmek üzere 6 Nisan 2019 günü Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nda düzenlenen toplantıya ve 10 Nisan 2019 günü mezarı başındaki törene katılırlar.

Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’i şehadetinin 106. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.

CELÂL ÖCAL

Kaynakça:

  • Açıkses, Erdal. “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Ermeni Komiteleri Tarafından Şehit Edilenlerin Ailelerine Yaptığı Yardımlar.” Ermeni Araştırmaları 6 (2002): 84.
  • Aka Gündüz. Cumhuriyet, 11 Ağustos 1931.
  • “Mülkiyeliler Birliği Dergisi.” Yıl 1969, Sayı 14.
  • Çankaya, Müceddid oğlu Ali. Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler. Ankara:, 1954, s. 601.
  • Hergün Gazetesi, 14 Aralık 1973.
  • “Davetiye,” 15 Aralık 1973; Milliyet, 17 Aralık 1973.
  • Sadullah “Daniş,” Naci. “Demokrat İzmir Sil Baştan,” 11 Ocak 1974.
  • Öcal, Celal. “’Milli Şehit’ Kaymakam Kemal Bey’in Kızı ile Sohbet.” Türk Dünyası Tarih Dergisi 88 (Nisan 1994): 38.
  • Etkinlik Duyurusu, İzmir E.Ü Atatürk Kültür Merkezi, 28 Ocak 1993.
  • Acıpayamlı, Murat. Ben Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal. İstanbul: Barak Yayınları, 2008. Karaca, Taha Niyazi. Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey Olayı. İstanbul: IQ Yayınları, [Yıl Bilgisi Yok]. Kurt, İhsan. Kahrolsun Böyle Adalet. İstanbul: Kum Saati Yayınları, 2008. Kurt, İhsan. Kaymakamlıktan İdam Sehbasına Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey. İstanbul: Akıl Fikir Yayınları.
Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in Şehadetinin 106’ncı Yılı