1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. REJİ TÜTÜN MESELESİ VE ABDÜLHAMİD GERÇEKLERİ (3)

REJİ TÜTÜN MESELESİ VE ABDÜLHAMİD GERÇEKLERİ (3)

featured

Geçtiğimiz günlerde ajanslara düşen bir habere hem üzüldüm hemde kızdım. Abdülhamid Han’ın torunu Kayıhan Osmanoğlu’nun sahte diploma almaya çalıştığı haberi halen gündemde, Dedesi Osmanlı’nın Eğitim faaliyetlerinde gerçekten bir çığır açmıştı. Eğitim, Sağlık, ulaşım gibi konularda o devirde yatırımlar yapmıştı.
Ancak gelin görün ki torun okumak yerine sahte diploma ile uğraşıyor. Kolaycılık ruhuna işlemiş demek ki, Yıllar önce konferans verecek dediler gittim. Dinliyorum ben anı vs bir şeyler anlatacak diye bekler iken o maşallah dedesinin olduğunu iddia ettiği bütün mal davalarını sıraladı.Konferanstan İlk arayı beklemeden ayrıldım. Yıllar geçti zihniyette gram değişiklik yok.

REJİ MESELESİ

Reji yazılarımızın üçüncü makalesinde Abdülhamid Han’ı eleştireceğim. Kimse alınmasın darılmasın. Osmanlı’da bizim Cumhuriyet te, Padişah Hazretleri Sarayından çıkmadan idare ettiği Devrinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1.592.806 km² toprak ile en çok toprak kaybeden padişahlarından biri oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun bu dönemlerdeki batık ekonomisi Abdülhamid’in saltanatının ilk yıllarında Düyûn-ı Umûmiye’nin ve Reji İdaresi’nin kurulmasına yol açtı. Öte yandan iktidarında Düvel-i Muazzama denen büyük güçlerin Karadağ, Sırbistan’dan Tersane Konferansı’na, Girit Meselesi’ne, İlinden İsyanı’na, kadar siyasi pek çok olayda müdâhilliği söz konusu oldu. Devlet yine sürekli iç karışıklık isyanlarla, iç çalkantılarla, ekonomik sorunlarla uğraşmak zorunda kaldı.

Reji idaresinde ki hataları Türk köylüsünün haklı isyanlarına sebeb oldu. Müslüman Türk toprağı keyfi harcamaları nedeniyle bir yerde burçlara karşı işgal hüviyetine büründü.

Bu gerçeklerin üzerine bir tarihimizde gitmedi.
Şehit edilen 200 bin köylünün hesabı sorulamadı. Pamuk, Tütün gibi değerli mahsüllerine el konulan Türk köylüsü dağa çıkıp ilk efelik teşkilatını kurdu. Tabiri caiz ise Yerli Robin Hood’lar ortaya çıktı.

Devlet dairesinde çalışan ve Milliyetçi duygular ile ezilen köylünün yanında duran Türk memurlar hakkında fesat çıkarıyor diye Payitahta jurnaller uçuran yerli işbirlikçilerde köylünün etinden butundan faydalandı.
Bunun en büyük delili devlet arşivinde ki belgeler, örnek verecek olursak;

Mevcud hükümet aleyhinde tefevvuhatta bulunarak ahaliyi galeyana getiren ve Kayseriye’de mukim bulunan Erkan-ı Harp Kaymakamlığı’ndan müstafi Ali Galib Bey ile Kayseri’de tütün rejisi ile ilgili meselelere dair yazılan 47 sayfalık raporu okuyabilirsiniz.
Bu yalnızca bir örnek bunun gibi bir çok örnek var.
Bugün tarih tekerrür ediyor ise bu Abdülhamid döneminde ki liyakatsiz devlet erkanı ile Bugün kü durum tıpa tıp aynıdır.
Torununun Diploma skandalına adının karışması bile yozlaşmanın boyutunu gösteren bir gösterge olmuştur.

ORHANGAZİ’DE REJİ OLAYLARI

O dönem ki adı Pazarköy olan Orhangazi’de yaşayan Ermenilerden Obeloğlu Kigork Efendi’nin Gemlik Tütün Reji müdürü Hacı Arif efendi’yi yaralamasının tahkikat belgeleri devlet arşivimizde durmaktadır.

Yalova üniversitesi araştıma görevlisi Sayın Burak Altunsoy hocanın yazdığı “Osmanlı’da Tütün Kaçakçılığı Reji Kolcuları ve Uygulamaları” Adlı eserde pek çok bilgi var. Tütün ve Reji konusunda daha kapsamlı bir çalışmaya ihtiyacımız var. Halen Türk milletinden bazı gerçekler saklanmaya devam ediyor, Mesela borçlarda keyfi harcamalar var mı? Mesela bize bir odadan bir odaya teyemmüm etmeden geçmezdi denilen Abdülhamid Han’ın Özel rom getirttiği bilinen bir gerçek iken Yıllardır Evliyâ diye tanıtılması nedendir? Paşalarının arasında kaç paşa Türk’tür?

ABDÜLHAMİD GERÇEKLERİ

Padişah Abdülhamid’in Ruslar İstedi Diye İki Türk Askerini İdam Ettirmesi
Osmanlı tarihinin en kahreden olaylarından biri için 1903’ün Ağustos ayına gidiyoruz.

Yer: manastır (Osmanlı eyaleti)
Tarih: 8 ağustos 1903

Sonun başlangıcı manastır’daki nüzhetiye karakol binası önünden geçen rus konsolos aleksandr rostkovski karakol binası önünde nöbet tutan erlerin kendisini selamlamadığını görünce öfkelendi.
Erlerin üzerine yürüdü.
“Bana neden selam vermedin, beni iyi tanırsın, size böylesi lâyık, alçak Türkler!” diyerek, jandarma er halim’e küfretti, kamçı ile vurdu; jandarma er abbas’a da tokat attı, yüzüne tükürdü…

Yer manastır Osmanlı toprağı.
Abbas ve Halim…
Osmanlı askeri, Türk askeri, onları darp eden kişi bir rus. Misafiri olduğu ülkenin askerine hakaret etti, onlara vurdu, küfretti…
Jandarma er Halim bu hakareti kaldıramadı. Ağırına gitti, böyle olmamalıydı…
Türk toprağında bir Türk askerine bir rus küfredip vuramamalıydı…

Yere düşen tüfeğine baktı Halim, aldı yerden, kurdu ve peş peşe ateşledi.
Namussuz moskof kanlar içinde yerdeydi.
Rus konsolosu vuran jandarma er Halim, “ben vurdum” diyerek silahını Enver bey’e teslim etmişti.

O gün jandarma er Halim ile birlikte orada nöbet tutan silah arkadaşı er Abbas’da tutuklandı. Ruslar kelle istiyorlardı. kelle istemekten ziyade, Osmanlı’yı ve Abdülhamid’i köşeye sıkıştırmaktı niyetleri, Zaten Manastır’a konsolos olarak gelen Aleksander Rostkovski’nin amacı da buydu: provokasyon yaratmak, amacına ulaşmış ama bedelini değersiz yaşamı ile ödemişti.

22 ağustos tarihinde konsolos için cenaze töreni yapıldı. Öldürülen konsolosun cenaze töreni Osmanlı’ya gözdağı gösterisine dönmüştü.

Ruslar, ikinci Abdülhamid’i sıkıştırıp, taviz üzerine taviz istiyorlardı, mahkeme kuruldu.

1. Jandarma er Halim idam edildi.
2. Olayı durdurmadığı iddiasıyla jandarma er Abbas idam edildi.
3. Kumandanlar 5 ila 15 yıl arasında değişen cezalara çarptırıldı.4. Maktul hakkında kötü konuştukları gerekçesiyle iki mülazım görevden atıldı.
5. Vali paşa Fizan’a sürüldü.
6. Sadrazam ve harbiye nazırı rus sefirini ziyaret etti.
7. Sefir özürü kabul etmedi.
8. Abdülhamid tarafından rus çarına özür taziye telgrafı çekildi.
9. Çardan özür dilendi, hızlı yargılamadan vs. bahsedildi.
10. Maktulün ailesine 400 bin frank ödenmesine karar verildi.

Bir devlet, bir padişah, bir halife; ülkesinin itibarını ayaklar altına alıyor, dünyaya rezil oluyordu…
Kendi günahsız erlerini Ruslardan korkusuna kurban eden aynı Abdülhamid, bu olaydan 2 sene sonra, 1905 yılında kendisine suikast tertipleyen ve 26 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan terörist Charles Edward Jorris’i zatı şahanelerinin iradeleri ile affederek serbest bıraktı.
Şimdi Soruyorum Bu dedenin torunundan bu millete ne hayır gelecek? Osmanlıcılık oynayan Bu şahısların Sahte diploma peşinde koştuğu dahi isoatlanmış ve susmayı tercih etmesi bile Suçu kabul etmek olduğunu herkes bilir.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolundan ayrılmayın.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!!!
Kaynak: ny times’ın 16 ağustos 1903 tarihli haberi

REJİ TÜTÜN MESELESİ VE ABDÜLHAMİD GERÇEKLERİ (3)