1. Haberler
  2. Özel
  3. Alpay Erdem: Messiciyim Ama Ronaldo’nun 1000. Golünü Bekliyorum

Alpay Erdem: Messiciyim Ama Ronaldo’nun 1000. Golünü Bekliyorum

featured

Türkiye’nin sahnede en kendine has seslerinden biri… Mizahı sadece güldürmek için değil, düşünmeye zorlamak için de kullanan bir isim: Alpay Erdem. Onu kimi zaman karikatürleriyle, kimi zaman sahnedeki stand-up performanslarıyla, kimi zamansa yazdıklarıyla tanıdık. Ama asıl tanıyanlar bilir; Alpay Erdem hayatın içinden konuşur, sahnede olduğu kadar sokakta da anlatacak çok şeyi vardır.

Bu röportajda sadece mizahı değil; bisiklet tutkusunu, futbol geçmişini, kuşlara olan sevgisini, günümüz mizah anlayışını ve içtenlikle anlattığı hayat tecrübelerini konuştuk. Osimhen’den Messi’ye, Aziz Yıldırım’ın güvercinlerinden Kadıköy sahnesine uzanan geniş bir hikâye bu…

Buyurun, hayatla mizahı aynı cümlede kurabilen bir adamın dünyasına…

Gökhan İlhan: Yaz aylarında da sahneye çıkmaya devam ediyorsunuz bunun sebebi nedir?

Alpay Erdem: Oyunlar iyi gidiyor. Sezonu da bitirmedim. “Yaz geldi” diye oyunları bırakmak istemedim. Bir nevi antrenman yapmış oluyorum ve buna ihtiyacım da var. Eylül-Ekim gibi tekrar bir speşıl çekmek istiyorum. Zihinsel olarak hazırlıklı girmek istediğim için oyunlara devam ediyorum. Ayda 5-6 oyun yapmaya çalışıyorum. Kadıköy’deki oyunlarım zaten düzenli olarak devam ediyor.

Onun dışında Temmuz ayında Bursa, İzmir, Kuşadası ve Akyaka’da oyunlarım olacak. Akyaka’daki oyunu Halil Sezai programladı. Cem Adrian ile birlikte sahne alacağız. Ben stand-up yapacağım, o da konser verecek.

Bir işin sürekliliği olmadığı sürece geriye gidersin. “Bu insanlar neden gülmüyor?” diye sorgulamaya başlarsın.

Gökhan İlhan: Bisiklet sporuna olan ilginiz nasıl başladı, kaç yıldır aktif olarak sürüyorsunuz? Ünlü biri olarak bisikletle ulaşım sağlamanız nasıl tepkiler alıyor?

Alpay Erdem: Bir dönem sahnede çok anlatıyordum ama artık bisikletle ilgili bir şeyler anlatmıyorum. Yine de sevdiğim şey şu: Bisiklet kullanırken insanların “Alpay Ağabey!” diye bağırmaları, selam vermeleri hoşuma gidiyor. Hatta bir defasında polis durdurmuştu. “Ne kabahatim var?” diye sormuştum. Tanıdığı için durdurmuş. Biraz sohbet edip ayrıldım.

Aslında çocukluğumdan beri ilgim vardı ama 2004 yılından beri bisikletin üzerinden hiç inmediğimi söyleyebilirim.

Alpay Erdem: Messiciyim Ama Ronaldo’nun 1000. Golünü Bekliyorum

Gökhan İlhan: Herkes tuttuğunuz takımı bilmiyor. Bunu söylemek mi istemiyorsunuz, yoksa futbolla mesafeniz mi var?

Alpay Erdem: İnsanlar hangi takımı tuttuğumu bilmiyorsa bu çok bağırmadığımdandır. Eskisi kadar futbolu takip etmiyorum. Oysa yıllarca futbol da oynadım. Hayalim futbolcu olmaktı. Hatta dünyanın en büyük futbolcusu olmak istiyordum. Her şey de yolunda gidiyordu aslında. Takımın en iyisiydim, milli takımlara seçildim. Yaratıcı dedikleri futbolculardandım. Sonra anladım ki, futbolcu olamayacağım. O kafa yapısında değilim. Futbolcu olmak çok zor bir şey. Gerçekten hayranlık duyuyorum. Zaten bu işler böyle değil midir? Komedyen olmaya çalışırsın, olamazsın ve komedyenliğin ne kadar zor bir iş olduğunu anlarsın. Ben de futbolcu olamadım. (Gülüyor) Ama futbolcuların ne kadar muazzam bir iş yaptığını biliyorum.

Bir dönem hiç futbol izlemedim. İlk izlediğim futbol maçı Ali Sami Yen Stadı’ndaki Galatasaray – Gençlerbirliği maçıydı. Ben Galatasaraylıyım. Eşim Fenerbahçeli. Hazar da Galatasaraylı oldu. Sınıf arkadaşı Galatasaraylıymış. Ben Hazar’ın Fenerbahçeli olacağını sanıyordum. Anneye daha yakın, anneci çünkü… Ama Galatasaraylı oldu.

Gökhan İlhan: Icardi’nin Ali Koç formasıyla yaptığı kutlamaları mizah açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Alpay Erdem: Bu konudaki görüşüm şu: Futbolcunun dengi futbolcudur. Diğer tarafta bir kulüp başkanı var. Bence biraz yakışıksız. Futbolcunun karakterine bir şey diyemezsiniz. Hatırlarsanız Melo vardı, büyük deli çıktı. (Gülüyor) Fenerbahçe ile uğraşıyordu. Ama ben hep bir saygı çerçevesinde kalınması gerektiğini düşünürüm.

Gökhan İlhan: Osimhen’in Galatasaray’daki performansı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Alpay Erdem: Bence bu sezon Galatasaray’ı şampiyon yapan isim oldu. Osimhen, Galatasaray’da değil de Fenerbahçe’de olsaydı, Fenerbahçe şampiyon olurdu. Galatasaray’da acayip bir şans var. Icardi olmuyor, Osimhen oluyor. Osimhen olmasa başka biri oluyor. İnanılmaz bir olay bu. Bir yandan kulüp ve yöneticilik başarısı, bir yandan da büyük bir şans. (Gülüyor) Osimhen evet çok iyi futbolcu ama bence bu kadar etkili olacağını o da beklemiyordu. Ne maçlar kurtardı, ne maçlar çevirdi! Büyük bir yıldız. Yıldız dediğin budur zaten: Maç çeviren adam.

Gökhan İlhan: Messi mi, Ronaldo mu?

Alpay Erdem: Messi çok yönlü bir futbolcu. Her şey var onda: Olağanüstü asistler, olağanüstü goller, maç çevirme yeteneği… Yapamayacağı şey yok. Kırk yılın başında bir kafayla gol atıyor, o da mükemmel oluyor. Çok yaratıcı bir futbolcu. Onun gibisini görmedim. Dünyanın bir daha Messi gibi bir futbolcu görebileceğini sanmıyorum.

Şu sıralar yaşama sebeplerimden biri de Ronaldo’nun 1000. golünü attığını görmek. Messiciyim ama Ronaldo’nun 1000. golünü attığını görmek için gerçekten hayata tutunuyorum. (Gülüyor) Umarım o günü görürüz. 2 yıl daha kontrat yeniledi, iki yılda 60 gol daha atar herhalde.

Şimdi Lamine Yamal çıktı, çok heyecan verici bir oyuncu. Umarım iyi bir kariyeri olur ve bizi heyecanlandırır. Ama şu an için kesinlikle Messi. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu diyebilirim. Tabii başkaları için Ronaldo ya da başka bir isim olabilir. Benim için eskiden Maradona’ydı. Hayalim Maradona olmaktı. Ama Messi, profesyonelliği ve uzun yıllar süren başarısıyla çok büyük fark yarattı. Elbette, Maradona’nın oynadığı dönemle bugünkü futbol farklı. Dönemine göre değerlendirmek gerekir.

Alpay Erdem: Messiciyim Ama Ronaldo’nun 1000. Golünü Bekliyorum

Gökhan İlhan Kuşlara olan ilginiz biliniyor, Kaç kuş besliyorsunuz?

Alpay Erdem: İki beyaz kumru, iki papağan (biri sevda papağanı, diğeri cennet papağanı), bir saka melezi, bir muhabbet kuşu, bir Bengal ispinozu ve bir kara iskete var. Hiçbiri para vererek aldığım kuşlar değil. Ya hayatlarını kurtardım, ya kuşçu kahvesinde görüp “Yazık bu kuşa, bana verin” dedim, ya da bir arkadaşım bakamıyordu, “Sen bakarsan sevinirim” dedi. Ben de bakıyorum. İyi yaşıyorlar, mutlular. Çünkü iyi bakıyorum. Yaşam alanlarına çok özen gösteriyorum.

Gökhan İlhan: Aziz Yıldırım’ın güvercin merakı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Alpay Erdem: Hastasıyız! (Gülüyor) Aziz Yıldırım tam bir karakter. Şuna dikkat etmiştim: Onun başkanlığı döneminde bazı futbolcular, teknik ekipten insanlar Aziz Yıldırım gibi konuşuyorlardı. İnanılmaz etkili bir karakter. İyi ki öyle biri oldu. Bizler, iyi ki öyle bir başkan gördük. Ben Galatasaraylıyım ama Türkiye için büyük bir şanstı.

Kuş merakı da öyle. Hayatta en çok istediğim şeylerden biri, Aziz Yıldırım’ın güvercinlerini onunla birlikte yakından görebilmek. Umarım bu isteğim kulağına gider. Bir 15 dakika beni misafir ederse çok sevinirim, hem de çok.

Gökhan İlhan: Futbolseverlere ne söylemek istersiniz?

Alpay Erdem: Fanatik olmasınlar. İşin zevkini çıkarsınlar. Bu bir temaşa. “Ölmeye ölmeye” gitmeyin, eğlenmeye gidin. Gözünüzde büyütmeyin. Evet, futbol çok eğlenceli bir spor. Avrupa maçlarında hop oturup hop kalkıyoruz, çok mutlu oluyoruz. Ama futbol için ölünmez.

Röportaj: Gökhan İlhan

Alpay Erdem: Messiciyim Ama Ronaldo’nun 1000. Golünü Bekliyorum