Ana Sayfa Kültür - Sanat ANNELERİN TOPLUM İLE İMTİHANI

ANNELERİN TOPLUM İLE İMTİHANI

Toplum olarak aşamadığımız algılar, yıkamadığımız putlar ile dolu dört bir yanımız. Şüphesiz bu yargılardan da putlardan da en büyük payı kadınlar hatta anneler alıyor. Bu bizler için bir kültür mü yoksa mizaç mıdır bilinmez söz konusu kadınlar olunca muhatap alınan kadına söz hakkı tanımadan bilirkişi kesiliyor herkes. Davranışın altındaki sebepler sorulmadan, irdelenmeden yargıların öznesi olarak buluyor kadınlar kendilerini. En kötüsü ise çoğu zaman yargılayanın da bir kadın oluyor olması sanırım.

- Reklam -

Aile kavramı bizler için mühim bir yere sahip. Gerek kültürümüzün gerekse soyumuzun devamı için önem arz ediyor. Lakin aile kavramını bu mühim konumdan vahim duruma düşüren birçok yargı mevcut günümüzde. İki insanın hayatlarını birleştirip huzurlu ve mutlu bir yaşam için beraber bir yola çıkması daha yolun en başından birtakım temelsiz ve tutarsız gelenek görenekler ile zorlaştırılıyor. Kendimi bildim bileli evlilik kararı almış iki bireyin bu yolda mücadele ettiği temelsiz ve yararsız geleneklere karşı çıkmışımdır. Tuzlu kahvesinden tutun da kesmeyen makasına kadar saçma gelmiştir hep bu tarz gelenekler. Yapılmadığı zaman sanki evlilik toplumun gözünde kabul görmeyecek ve onaylanmayacak gibi bir algı hakim hatta. Evliliğin her adımında kendini hissettiren bu toplum baskısı eşler çocuk sahibi olduktan sonra da varlığını şiddetlendirerek hissettirmeye devam etmekte. Sıradan bir eşten anneliğe terfi ettirilen kadın kendi haline bırakılmamakta ve çocuğunun uyku saatinden, yediği yemeğe kadar tüm hareket ve alanlarına sürekli bir müdahalede bulunulmakta. Tecrübelere kulak asmak elbette iyidir ama bu tecrübeler kişinin tecrübe sahibi olmasının ve anılarını kendi tercihlerine göre şekillendirmesinin önünde engel ise orada düşünülmesi gerek. Çoğu zaman acımazsızca eleştirilerin ve yargıların hedefi haline getiriliyor kadınlar. Bu muhatap alınan anneye iyilikten ziyade daha yolun başında iken öz güveninin kırılmasına neden oluyor oysa.

Türkiye şartları ve bireylerin talepleri göz önüne alındığında artık eşlerin ikisi de haklı olarak aktif çalışma hayatını devam ettirmek istiyor. Hâl böyle iken toplum denen put homurdanmaya başlıyor. ‘Çocuğuna ne olacak? İyi yetişmeyecek! Terbiyesi eksik kalacak!’ gibi söylemlerin hedefi oluyor kadın. Oysa çocuğun gelişimi sadece kadına aittir diye bir kural var da bizler mi bilmiyoruz? En az değil direkt annenin rolü kadar babanın da çocuğun gelişimi üzerindeki rolü mühim iken neden sadece kadınlar hedef tahtasının vazgeçilmezi oluyor? Sürekli çalışan anneleri itham eden kalabalıklar eğer çiftlerin market alışverişlerini yapacak, faturalarını ödeyecek, refah bir hayat sunacaklar ise belki(!) söz sahibi olma konusu düşünülebilir. Ama bunların hiçbirini yapmadan bir kadını bu denli düşüncesizce eleştirmek onu yaralamaktan öteye gidemeyeceği gibi laf kalabalığından da başka bir şey olmayacaktır. Ayrıca anne babası çalışan birçok erdem ve ahlak sahibi insan mevcutken bu denli söylemler ne kişilere ne de topluma bir değer katmayacaktır. Burada aslolan bilinçli bireylerin yetiştirilmesine katkı sunabilmektir. Ki bilinç kazandırmanın ön koşulu çalışmayan anne olmak değildir. Nice anneler görüyoruz ki çalışmayıp evde çocuklarını öldürüp, şiddet uygulayıp bunu örtbas eden… Nice anneler biliyoruz ki çalışmayıp ama yine de çocuklarının evde yüzüne dahi bakmayıp ağladığında eline telefon, tablet tutuşturan…

Ki belirttiğim üzere çocuğun gelişiminde anne ve baba eşit derecede mühim role sahipken bunun sadece kadının görevi olarak görülmesi ve bununla da yetinmeyip çalışan annelerin eksik/yarım anne olarak nitelendirilmesine şiddetle karşıyım.

Bizler ister bir aile kuralım ister kurmayalım ister ebeveyn olalım istersek olmayalım önceliğimiz kibirden ve kötü olandan uzak durmaya çalışıp ahlak ve erdemi hayatımızın merkezine almak olacaktır. Gerek fertler olarak bizlerin gerekse toplulumumuzun değişim ve dönüşümü için mühim olan budur.

Doğrunun, ahlaklı ve erdemli olanın izinden gideceğimiz bir toplum temennisi ile…

Esen kalın.

Son Haberler

- Reklam -