Ana Sayfa Köşe Yazıları Atsız Hakkında Düşünceler 3: Atsız’a aykırı Türkçüler

Atsız Hakkında Düşünceler 3: Atsız’a aykırı Türkçüler

Bilindiği üzere Atsız’ın Türk tarihine bakış açısı bütüncül olmuştur. O “Birçok Türk devleti kurduk.” sakat söylemi ve düşüncesi yerine, başından sonuna kadar “Birçok Türk devleti kurmadık, sadece Türk hanedan adları ve devleti yönetim şekilleri değişmiştir.” doğru söylem ve düşüncesini savunmuştur.

- Reklam -

Bu doğrultuda Atsız Türk tarihi için doğru bir yol çizmiştir. Atsız bu düşünce açısıyla ne Osmanlı İmparatorluğu’nu ne Safevîleri ne Mete Han’ı ne Fatih Sultan Mehmet Han’ı ne de Abdülhamid Han’ı bir tarafa iter veya Türk tarih akışı içerisinden çıkarabilir.

Çünkü Türk tarihi bütün kavramına önem veren bir akış içerisindedir. Bu akış dahilinde isimler ve yönetim anlayışları değişebilir. Fakat akış içerisinde yer alan her hangi bir ismi ve yönetimi çıkarmak Türk tarihine darbe vurabilir hatta en acısı sakat bırakabilir.

Yukarıda da değinildiği gibi Atsız’ın bakış açısı gayet doğrudur. Bu doğrudan şu soru çıkartılabilir: Atsız gibi bedeller ödemiş ve eserler üretmiş bir Türkçü fikir adamının bu bakış açısına hangi Türkçü olduğunu iddia eden kimseler karşı gelebilir veya kabul etmeyebilir?

Karşı geliş ve kabul etmeyiş bir: Mesela Atsız Sultan Abdülhamid Han’ın meziyetli bir hakan olduğunu savunur. Fakat kendinin Türkçü olduğunu iddia eden kimseler, Abdülhamid Han’ı ve Osmanlı İmparatorluğu’nu yok sayarlar yetmez hakaret ederler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 600 yıl boşluktan sonra gökten zembille inmiş gibi kabul ederler.

Karşı geliş ve kabul etmeyiş iki: Mesela Atsız Yüce Atatürk’ün meziyetlerini bir Türk olarak savunur ve sayar. Fakat kendinin Türkçü olduğunu iddia eden kimseler Atatürk’ün ajan olduğunu bile iddia ederler. Yetmez koca Cumhuriyet Dönemi’ni yok sayarlar.

Karşı geliş ve kabul etmeyiş üç: Mesela Atsız İsmet İnönü’nün bedeller ödemiş Türkçülere terörist gibi muameleler yaptığından dolayı onu Türkçülük düşmanı olarak sıfatlandırır. Ancak onun Türk tarihi içerisinde yer edinmiş sağlam bir asker olduğunu vurgular. Fakat kimi Türkçü geçinen kimseler İnönü’yü Türklüğün lekesiz sütü gibi sıfatlandırırlar. Kimileri ise arkasızca lanetler savururlar.

Karşı geliş ve kabul etmeyiş dört: Mesela Atsız, Yıldırım ve Aksak’ın çarpışmasını bir iç savaş olarak görür. İki Türk lideri ayırma yoluna gitmez. Ama kendini Türkçü olarak adlandıran kimseler ya Timur’u tutar ya Yıldırım’ı. Hatta keşke Timur Osmanlıyı oracıkta silseydi düşüncesinde bile olanlar vardır. Ya da tam tersi düşünce içerisinde olanlar vardır.

Sonuç olarak kendini Türkçü kabul eden kimseler aslında kendi fikir yapılarını sağlam bir zemine oturtamamışlardır. Ayrıca savunduğu ve benimsediği fikirden tam manasıyla haberleri yoktur. Ve Atsız’ı sonuna kadar savunurlar fakat Atsız’dan da haberleri yoktur. Dolayısıyla hastalıklı zihinsel yapılar memleketin damarlarına sirayet eder.

Son Haberler

- Reklam -