Atsız Hakkında Düşünceler 6: Dostların Ölümü 

featured

Kitaplarda dünyadaki en büyük acılardan biri olarak; bir dostun ölümü olarak bahsedilir. Yani birçok anının olduğu, acılarını, sevinçlerini, ömrümün çoğu kısmını birlikte geçirdiğin insanın veya insanların ölümü..

Hiç şüphesiz büyük bir acı olsa gerek. Hiç şüphesiz ki bu yuvarlak dünyayı anlamlandıran en büyük acılardan biri olsa gerek..

Nihal Atsız da bu acıyı fazlasıyla yaşayan ve kaleme aldığı yazılarında bu durumu paylaşan biridir. O hayatını fikirleri için mücadele içinde geçirmiş biri olduğu için dostları da hayatını bu şekilde tüketmiş kişilerdir.

Katı duruşuyla tanınan Atsız’ın aslında katmanının altında aşırı bir duygusallık yattığını daha önceki yazılarımda ifade etmiştim. Bu ifademi bol keseden sallayarak değil Atsız’ın kaleme aldığı metinlerine dayanarak sunmuştum.

Yine aynı şekilde bu anlayışla “Atsız Hakkında Düşünceler 6” adlı metni oluşturacağım.

1-“Gerçek insan için hayat, savaştır. Biz bu dünyaya hayvanlar gibi zevk etmeye değil, bir görev yapmaya geldik. Bu görev, dirliğimiz boyunca, son günümüze ve gücümüze kadar sürecek Türkçülük savaşıdır. Ölenleri toprak ananın kucağına, tarihin şeref yaprağına, Tanrı’nın esirgenliğine bırakarak Kızılelma’ya doğru ilerlemek olan Türkçülük savaşı..

Belki kimsenin bilmediği acılar içinde yaşayan, yoksulluk devirleri geçiren Nejdet Sançar’ın kaybı benim için bir kardeş kaybından daha ileri, bir ülküdaş kaybetmenin ızdırabıdır.(Atsız,25 Şubat 1975, Ötüken Dergisi)”

1 Numaralı alıntı Atsız’ın kardeşi, dostu Nejdet Sançar’ın ölümüyle ilgili kaleme aldığı makaledendir. Görüldüğü üzere yine disiplinli görüntüsünden taviz vermiyor Atsız. Kardeşinin, dostunun ölümü ardından bu satırlarla onu anıyor. Ölümünü davaya adıyor. Ve ekliyor; “Afşın, Nejdet Sançar’a karşı sırayı bozduğu gibi, Sançar da bana karşı sırayı bozdu. En büyük kanun ölüm sıra diye bir şey dinlemiyor”. Afşin, Nejdet Sançar’ın oldukça erken kaybettiği oğludur. 

Ama aşağıya bırakacağım 2 numaralı alıntı da Atsız aşırı duygusallığını gizleyemiyor.

2-“Artık yalnız kaldığımız zamanlardaki bazen ciddi ve kederli, bazen şaka ile karışık konuşmalar bitti. Şimdi ben ona ara sıra içimden hitap ediyor, fakat cevabını alamıyorum.”

2 Numaralı alıntı da “bitmek” eyleminin en hazinlerinin biriyle karşılaşıyoruz, gönül bağın olduğu bir insanla bir daha asla karşılaşamayacak olmanın “bitmek” eylemiyle.. 

Devamı bir sonraki yazıda..

0
mutlu
Mutlu
1
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
1
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Atsız Hakkında Düşünceler 6: Dostların Ölümü