Bir Kepazelik Bir Şapka Çıkarma

featured

Arkadaşımın 7.8 puanına aldanıp bana da bilet aldığı, benimse adını duyar duymaz klişe olacağını tahmin ettiğim Keşanlı Ali Destanı”  adlı tiyatro oyununu birlikte izlemeye gittik. Tek olumlu yanı oyunun uzun yıllar tadilatta kalan Ataturk Kültür Merkezi’nde (AKM) oynanmasıydı. Bu kötü oyunla buluşmak artık benim şansızlığım olabilir. Ne tarafından tutarsam tutayım elimde kalacak bu oyunun üzülerek baştan aşağı vasat olduğunu söylemeliyim. Koro halinde her şarkı söylediklerinde kaçacak delik aradım! Zira yalnız değilim diye başımı yana her çevirdiğimde içi geçmiş halde uyuduğunu gördüğüm arkadaşımın, beni çoktan yalnız bıraktığını anladım ve işkenceme sükunetle geri döndüm.

Meğer oyunu Bursa Devlet Tiyatrosu sahneye koymuş ve saydığım kadarıyla oyun kadrosunda 97 kişi vardı. O kadar kalabalık kadro zahmet edip İstanbul’a kadar gelmiş. İşin tuhaf yanı oyun sırasında gülen, kahkaha atan hatta alkışlayan insanlar gördüm! İçimden “yahu hiç mi tiyatro görmediniz!“ demeden edemedim. O kadar vahim bir oyundu ki detaylara girmeye dahi gerek yok. Onun yerine size mutlaka görülmeye değer bir başka oyun önereceğim.

Bu cumartesi günü yani 12 Şubat 2022’de saat 20:30 da Oyun Atölyesi tarafından sahneye konulacak olan “Joko’nun Doğum Günü” oyununu tavsiye etmeyi tercih ediyorum. Görsel tam bir sanat mizanseni! Sıradışı ve absürt bir eleştiri oyunu.

Türkiye’de yok denilecek kadar az tarzı ile ve tamamen fiziksel performansa dayanan ve yine bu konuda adeta oyunculara abanan bir oyun. İşçi sınıfı ile patron sınıfı arasındaki baskıyı farklı bir tema ile anlatan oyunun yazarı ise Roland TOPOR.

+18 sansür uygulanan oyuna lütfen çocuklarınızla gitmeyin çünkü bu uyarıyı görmeyip gelenleri görmüştüm. 2017 yılında birçok dalda ödül almış, başarılı bir oyun. (en son saydığım on dört ödül olmuştu) Dekor ve kostüm göz alıcı. Bir su deposu işçisi Joko insanları sırtında taşımaya başlamayı kabul ettiği anda başlayan yenilgisi, onun değişen ruh hali ve gittikçe belirginleşen yorgunluğu. Daha da derine indikçe bizleri tam manasıyla koltuğa çiviledi. Joko kan ter içinde kaldıkça, zorlukla nefes aldıkça hayretler içinde izledik. İzledik diyorum çünkü o gerilimi görebildiğim herkeste gördüm. Oyuncuların uyumlu, iyi bir ekip olduğu seyirciye yansıyor.

Ben en çok oyunculardan Cenk Dost Verdi’nin performansını takdire şayan buldum. Dr. Fersen rolü ile bana göre; diğerlerinden sıyrılıp ön plana çıkmayı ustaca başardı. Gerçek hayatında sosyal medyada yaptığı paylaşımlardan dolayı 10 ay hapis cezası alan tiyatro sanatçısına moral vermek için arkadaşımla birlikte mektup yazmayı planlasak da bunu gerçekleştiremedik ve sadece naif bir düşünce olarak kaldı.

Anlatılmak istenen yer yer sizi rahatsız edebilir ki bu kasten yapılan bir şey ve bence amacına hizmet ediyor. Hakiki tiyatroseverler sabrıyla burada ayırt ediliyor. Beni benden alan en güzel kısmı paylaşmak istiyorum.

“Joko: Yürümeye başlıyorum, her adımda biraz aşağı kayıyorsunuz. Belimin üstüne indikçe, kolunuz gırtlağımı daha bir sıkıyor. O zaman öne eğilmeye ve silkeleye silkeleye, yukarı çıkarmaya çalışıyorum sizi. Soluğunuz, ensemi yalıyor. Böğrüme bir ağrı giriyor. şakaklarım atmaya başlıyor.

Gözlerim kararıyor. Gözlerimin önüne kızıl bir perde iniyor ama dişimi sıkıyorum. Yutkunuyorum ve yürümeye devam ediyorum. Ayaklarım acıyor. bacaklarıma kramp giriyor çoğu zaman. İşte, söyleyeceklerim bu kadar… Bir de, sizleri taşımaya başladığımdan beri yere bakıyorum hep, daha önce göğe bakardım.”

Mutantlara özgü bir serüvenle, normal bir yeme halinin nasıl bir yamyamlık senfonisine dönüştüğünün hikayesi bu. Tiyatro bittiğinde evlerimize dağılırken bunu düşünüyordum.

İşin aslı herkes birer JOKO! Çalışmaktan kamburu çıkmış, kılını kıpırdatacak hali kalmayan her bir çalışan her bir işçi.

Yükü kendinden büyük olan tüm Jokolara selam olsun!

İYİ SEYİRLER.

Bir Kepazelik Bir Şapka Çıkarma

8
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Bir Kepazelik Bir Şapka Çıkarma