Hayvanlara Karşı İnsan

featured

“Dünyayı daha iyi bir yer yapmayan insan, insan değildir” – Cennetin Krallığı filminden

Aylar önce bir grup sohbetine yazılanları okurken bir arkadaşın sokak hayvanlarına karşıt insanlara gösterdiği tepkiye “Canım sende haklısın ama insanların çocuklarına saldırıyor başıboş köpekler” yanıtı görmüş fakat grubun yapısı gereği tartışmaların önünü kesme vazifemden müdahil olmamıştım. Şimdi ise hem o hanımefendinin yanıtına cevap hem de bu yazının konusu olarak kendi topladığım gerçekliği -söz imgedir, insan çevreden ziyade çevreden edindiği imgeler içerisinde yaşar- elimden geldiğince aktarmayı deneyeceğim.

Öncelikle şehirleşme hayvanların doğal yaşam alanlarının işgalidir ve insanlık tarihindeki en büyük hatalardan birisidir, pek çok sorun da bundan sebep ortaya çıkmaktadır. Haliyle başkasının evine girdiğimizde o kişi bizi kibarca konuşarak da kovabilir, zor kullanarak da; bütün her şey bizi nasıl gördüğü ve nasıl bir tepki seçeceğiyle ilgilidir, burada fazlalık olan bizlerin çünkü bir alana gereğinden fazla insan yığılıyoruz. İkinci olarak insanların sokak hayvanlarına pek iyi davranmaması hayvanlardaki korkaklık, agresiflik, melankolinin kaynağıdır. İnsanoğlu en büyük faşizmi insana değil hayvanlara yapmıştır ve yapmaya devam ediyor. Hepsinin dışında ise istisnaları genele vurabileceğimiz bir durum değil bu ne yazık ki…

Bunun dışında yetiştirilme yönteminin ve aşılanan gerçekliğin önemi mühim çünkü bu kişinin edineceği etiği belirler. Bunu söylüyorum çünkü İstanbul’da doğup büyüdüğüm mahallede çocukluğumdan bu yana hele ki taşınmadan önceki son haftalar çevreye zararı olan insanların çocuklarının da tıpkı kendileri gibi çirkin kişilikler edindiği ve kedileri, köpekleri rahatsız etmekten keyif aldıkları izlenimini topladım. Ama neyse ki hala normal ailelerin çocukları da var bu dünyada ve hayvanlara acıyıp onlar için bir şeyler yapmayı deniyorlardı. O zaman şunu anlamalıyız ki yanlış eğitim metodu izleyen insanlar hayvanlara yardım edemez; cinsellik, alkol, üstünlük sağlama uğraşı içindeki kimseler hayvanlara yardım edemez çünkü geçmişteki filozofların dediği gibi yabanıl hayvanı andıran doğamızın bu yönlerini dizginleyemeyen kimse hayvandan farksızdır ve bir hayvan diğer hayvana bu değindiğimiz konuda yardım edemez; başkalarının hayatına kötü yön verecek kimseler hayvanlara yardım edemez çünkü kötü etkiledikleri kimsenin kötü etki yaratarak acısını yansıtacağı konu dönüp dolaşıp hayvanlar alemine de payını verecektir.

Üniversite günlerimde ise geçtiğimiz günlerde dönem başından beri ana kampüsten uzaktaki sürgün yerini anımsatan fakültemizdeki topallayan köpeklerden birisi bir köşede diğer köpek bir köşede uzanıyordu. Sınıftan arkadaşım köpeği az sevince köpek sevindi fakat sonrasında dönüp boş alana doğru havlamaya -kısmi olarak da ulamaya- başladı. Bu durum üzücüydü çünkü fakültede topal köpek sayısı çok ki şehrin işlek yerlerindeki bozuk trafik ışıklarını bile düzeltemeyen belediye üniversitenin oradaki sürücüleri mi denetlememesi şaşılacak bir şey değil. Diğer köpek ise ayaklandı topallayarak yanımıza geldi ve bende üstünlük gibi durmaması, hayvanlara güven verebilmek adına çömelip başlarını okşadım ikisi de hemen sürtünmeye başladı. Bu etkileşim bana hayvanlara yardım etmenin ve onlara karşı verilen zararlara ses çıkarmanın önemini hatırlattı.

Peki bu anı niye anlattım? Çünkü insan görmediği ve deneyimlemediği bir şeyin hislerini iyi algılayamaz. Aşırı kutup ideolojilerini seven savaş isteyen ergenler üzerinden bu örneği vermeliyim: savaş nedir bilmezler veya orada yaşanacakları hatta belki kavgadan bile ürkerler ama kurdukları imgenin coşkusuyla çok büyük ve ciddi şeyleri kolay sanarlar ama ideal edindikleri şeylerle büyüyen insanlar ise o alanı ve durumu tecrübe ettiğinde gerçeği görür, bundan uzaklaşır. İnsan da hayvanlara yardım için sürekli paylaşım yaptığımızda kuru laflar veya gereksiz istekler olmadığını idrak etmek için arada sırada kötü durumdaki sokak hayvanlarını denk geldikleri zaman incelemelidir

Dünya ve yaşam acılarla dolu, kötülüğün hakimiyetindeki bir köleyiz fakat irademizin varlığına inanıyorsak, başkasını korkaklık ve basiretsizlik ile bir kez bile olsun hor gördüysek aynı durumda olmamak için değişimi başlatmalı, bilen olarak bilinenin esirliğinden kurtulmalı ve yaşamın mutlu yanlarını hakim kılmaya var gücümüzle uğraşmalıyız.

8
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Hayvanlara Karşı İnsan