Haykırıyorum

Uzun bir zaman sonra yeni bir köşe yazısı ile tekrar sizler ile beraberim. Propagandaların gerçekliğin önüne geçtiği bu günlerde sis perdesini aralayıp bildiğim gerçekleri kaleme almak istedim. Bir de karınca misali safımı belli etme niyetindeyim.

- Reklam -

Geçtiğimiz gün ömürlerinin üçte ikisi bu Vatana hizmet etmek ile geçmiş, 104 emekli amiral ortak bir metin ile dertlerini anlatmak istedi. Fakat daha önce defalarca tecrübe ettiğimiz üzere farklı fikirlere olan tahammülsüzlük, günün sonunda amiralleri sözüm ona darbeci! yaptı. Oysa balık hafızalılar çoktan unutmuş olsa da 104 Amiralin ekseriyeti çok kısa zaman önce Fetö’nün yargı darbesi sonucu içeriye atılmış, bedeller ödemişti. O zaman da sözde darbeci yaftası vurulmuştu… Yıllar geçti. Gerçek, bilmek istemeyenlerin bile suratına adeta bir tokat gibi vurdu. Bu sefer de sonuç farksız olacak. Bir kısım vatandaşımız maalesef o kadar paranoyak derecede düşünceler içerisinde ki birbiriyle sıkı fıkı olan 104 amiral in bu oturup bu açıklamayı yaptıklarını düşünüyorlar. Oysa içlerinde benim de bizzat bildiğim üzere birbirleri ile birçok konuda zıt düşünen, selamları bile olmayan isimler var. Fakat denizci olmanın getirdiği aynı gemide olma duygusu onları Vatanın dümen suyunda Montrö antlaşması üzerinde fikir birliğinde bir araya getirdi…

İyi bir denizci nasıl olur sorusuna cevap vererek konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacağımı düşünüyorum. İyi bir denizci denizin gücünü bilir. Üstünde bulunduğu gemiyi kızı gibi sever. Korur. Beraber görev aldığı astlarına ve üstlerine karşı, en önemlisi de gönderdeki bayrağa karşı sorumluluklarının farkındadır. Geminin ve içindekilerin emniyeti her şeyden önce gelir.104 Amiralin Amirallikten emekli olmaları Denizcilikten emekli oldukları anlamına gelmesin. Denizci zihin ölene dek aynı şiarda yaşamını sürdürür. Bu yüzden söz konusu açıklamayı bir nevi kamarasına çekilen kaptanın Vardiyada aklı kaldığı zaman Lumbuz vardiyası tutmasına benzetiyorum. İyi bir denizci esen rüzgarın öylesine esip geçeceğini yada fırtına getireceğini çok iyi bilir. Söz konusu isimler içerisinde zamanında Fetö ye Fetö dediği için yıllarını demir parmaklıklar ardında geçiren adamlar var… Bu adamlar zamanında gelen fırtınayı haber verdikleri için bedel ödediler. İtibar suikastına uğradılar… Sonucunda 15 Temmuz kalkışması oldu. 15 Temmuz olmadan Fethullah ölse arkasından 40 gün yas tutacak, badem bıyıklarında makbule izi olan herifler, bugün tv ekranlarında gerçekleşen tartışma programlarında amiralleri Fetöcülük ile suçlayabiliyorlar. Mavi Vatanın isim babasına ömrü hayatında mavi vatan için ne yaptı? Diye sorabiliyorlar… Varın utanmazlığın, aymazlığın seviyesini siz düşünün!

Kırmızı bülten ile aradığımız! Osman Öcalan adlı vatan haini devletin resmi yayın organına çıkarılması ve propagandası ifade özgürlüğü, takkeli muvazzaf amiral münferit olay, bay Boynukalın’ın açıklamalarının yalnızca doğru değil ile geçiştirildiği bu iklimde yapılan bu muamele aslında çok normal… En fazla iç acıtan ise içtekiler bir kenara amirallerin gözaltı haberlerine Yunan basını manşetlerinde sevinç naraları ve alaycı ifadeler ile yer vermeleri oldu. Şimdi anlıyor musunuz bu ülkede askerin ihtiyaç olduğunda kullanılıp iş bitince bir kenara atılmaya çalışıldığını? Demiş bir gazimiz… Katılıyorum…

5 Nisan Salı günü bir tv kanalında Hamza Dağ adlı sözde siyasetçi Mavi Vatanın isim babası Amiral Cem Gürdeniz için ömrü hayatında Mavi Vatan için ne yaptı diye sormuştu… Ben naçizane yaşadığım bir örnekle bizzat cevap vermek istiyorum…

Tarih 10 Mayıs 2018…

Yer: Çeşme Boğazı…

…. Gemisinde 3. Kaptan olarak görev alıyorum. Gece 00.00-04.00 seyir vardiyası benim vardiyam;

Güneyden kuzeye bir seyir icra ediyoruz. Geminin pruvasında (baş kısım) bir gemi beliriyor. Sonrasını o zaman yazıya döktüğüm satırlar ile beraber okuyalım.

Romanya’ya ait 38 metrelik bir devriye gemisi… 2 deniz mili önce bu gemi pruvamda 100 rotasına 5 knot süratle seyrediyordu. Vhf 16. kanaldan irtibat kurdum. Rotasını koruyacağını söyledi. Bu cevaba müteakip bende iskele kıç omuzluğundan geçeceğimi söyledim. 5 dk sonra sanki aramızda mutabık olduğumuz bir konuşma olmamış gibi rotasını 100 derece sancağa benim paralelime aldı. Türkiye Cumhuriyeti tarafından oluşturulup devlet memuru statüsünde ki insanların trafik düzenini sağladığı sektör Çeşme ye az önce aramızda geçen muhabereyi dinleyip dinlemediklerini sordum. Dinlediklerini söylediler. Peki neden uyarmıyorsunuz? diye sorduğumda askeri gemileri uyarma yetkimiz yok yanıtını verdiler. Tam bu sırada söz konusu gemi rotasını benim pruva hattıma çevirerek azami yaklaşma noktasını 20 metreye kadar indirdi. Ben sektörden ümidi kesip 16. kanaldan bu haydutlara çok sert ifadeler ile rotasını sancağa değiştirmesini, ardından ben geçene kadar rotasını ve süratini korumasını ve bunları Colreg (Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü) kural 13 e göre emrettiğimi söyledim. Karşıdan gelen tek sözlü cevap “Yes” oldu. Fakat haydutlar rotasını maksimum derecede sancağa değiştirip ben geçene dek rotasını ve süratini korudu. Bu durumda tecrübeli bir zabit olmasa bir çatışma söz konusu olabilirdi…

Yalnızca saatler sonra bu hadiseyi işiten Mavi Vatanın isim babası Amiral Cem Gürdeniz, emekli olmasına rağmen tüm bağlantılarını seferber etti. Kuvvet komutanlığı tarafından Romanya uyarıldı. Bu hadisenin benzeri bir daha gerçekleşmedi…

Bu örnekten de anlaşılacağı üzere Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…

60 yaşının üstünde, ömürleri vatana hizmet ile geçen insanlar teröristlere yapılan muamele ile sabahın 6 sında evleri basılarak apar topar göz altına alınması hangi akla, hangi vicdana sığar? Onları Fetöşler ile karıştırmayın. Onlar hiçbir zaman kaçmadı. Eğer bu bir yıldırma politikası ise bu muamele onları yıldırmaz!

Avrupa Milliyetçiliğinin aksine Türk milliyetçiliği/ulusçuluğu, anti emperyalisttir. Bunun ve ahde vefanın bir gereği olarak ikici bir Amirallere Suikast girişiminde tarafımı belli etmek istedim…

Kaptan Cihat GÜNDOĞDU

Son Haberler

- Reklam -