İçimizdeki “Pontusçu”lar

0

19 Mayıs 1919

Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve millî mücadelenin başlangıcı. Sonucunda neler olduğunu bildiğiniz üzere bir kez daha buraya yazmıyorum. Türkiye’de 100. Yıl dönümünde 19 Mayıs yurdun dört bir yanında büyük bir coşkuyla anıldı.

Türkiye’de 19 Mayıs böyle anılırken, yanı başımızda sözde “Pontus Soykırımı”nın 100. Yılı anılıyor. Hatta bu tehlike Türkiye içerisinde bile kıvılcım çaktı da. Sosyal medyanın gücüyle söndürüldü.

Yıllardır sözde Ermeni Soykırımı ile mücadele devletimizin, kucağına oturmaya çalışan bu sözde Pontus Soykırımı meselesi Türkiye’de de ciddi bir taraftar topluyor. Tıpkı diğerindeki gibi…

Tescilli Pontusçu Tamer Çilingir ve İbrahim Yaylalı başta olmak üzere sözde soykırım iddialarına Türkiye’de destekçi aramak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunlar yanında aba altında sopa gösterenler yok mu? Elbette var.

Bir buçuk yıl önce bu satırlardan, Türkiye’deki Pontusçu harekete ve onların bilerek ya da bilmeyerek kullandığını söylediğimiz sanatçılara değindik. Sonucunda, Apolas Lermi kendisine “hakaret” ettiğimizi dile getirerek hakkımızda suç duyurusunda bulundu. Ama…

Sayın savcı bu yazılarımızda bir hakaret olmadığı kanaatine vararak kovuşturmaya gerek duymadı. Apolas, “Pontusçu değilim!” diyebildi mi?

Hayır…

Aynı Apolas, dokuz gün önce 19 Mayıs’ı kutladı mı?

Hayır…

Pekiyi…

Apolas, Yunanistan’ın sözde “Pontus Soykırımı” adına yaptığı çalışmaları görüp, 19 Mayıs öncesi ve sonrasında Rumlara yakın gözükecek paylaşımları neden yapıyor? Neden bir Yunanlıyla ortak klibi bu tarihlerde yayınlıyor. Cevabını vereyim. Sözde “soykırımı”, Türkiye’de anmaya ancak bu kadar cesaret edebiliyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.