Karaoğlanın Kabusu: Günümüz CHP’si

featured

“Canavarlarla dövüşen kişi, kendisi de bir canavara dönüşmemeye dikkat etmelidir. Ve ne zaman bir uçurumun derinliklerine doğru bakarsanız, uçurum da sizin derinliklerinize doğru bakar.”

– Friedrich Nietzsche

Mevcut hükümetin ülkemizi tarihi rekor krizler ve skandallara sürüklediği şu dönemde halkın gözleri alternatif hükümet için elde bulunan muhalefet partilerine dönmüş halde. Ana muhalefet partisi olarak en ön plana çıkan Cumhuriyet Halk Partisini gözlemlerken bazı şeyler dikkatimi çekti ve bu yazıyı yazma isteği uyandı içimde. Adını da “Bismarck’ın Kâbusu”ndan esinlenip “Karaoğlanın Kâbusu” yapsam olur mu dedim. Ehh olduğu kadar!

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin öne çıkan kimi isimleri rahmetli Bülent Ecevit’i ara sıra anıp savunduklarını ve hatırasına sahip çıkmaya denediklerini kimi gündemdeki tartışmalarda göstermiştir. Fakat rahmetli Bülent Ecevit’in duruşu ile günümüzdeki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin duruşu bazı uyuşmazlıklar göstermekte.

Gerçek demokrasi mi yapay demokrasi mi?

Sayın Kılıçdaroğlu ve partililerin sürekli olarak bahsettiği demokrasi gerçek demokrasi midir? Rahmetli Bülent Ecevit batılı politikacıların Türkiye’nin bölücü terörü teşviği demokrasi bildiğini andığını hatırlarsak bir bakalım bu politik görüşe Cumhuriyet Halk Partisi ne kadar uymakta?

Halkların Demokratik Partisi genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” dediği, Parti’nin öne çıkan isimlerinin ise Sayın Kılıçdaroğlu bölücü terör örgütü olarak tanınan PKK’ya “terör örgütü” demekten kaçınmaları, bölücü terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapmaları, onun yeğenini milletvekili göstermeleri gibi açık olaylar karşısında “Terör örgütü ile bağlantısı varsa dosya ve dava açılsın kimse bir şey demez” savunmasına sığınıp Selahattin Demirtaş’ın haksız yere hapis yattığını söyleyen Sayın Kılıçdaroğlu’na sormalıyız:

“Mahkemelerin iradesi var mıdır?” var ise bu davaya niye karşıt? Yok ise terör ile bağlantısı varsa ve mahkeme ile saptanacaksa nasıl öğrenebiliriz? Ölçeğimiz nedir? Bugün terör örgütünü yumuşatan ve rahmetli Bülent Ecevit döneminde yurda getirilen terörist Abdullah Öcalan’ın ailesine kendi partisinde yer verip kendisini terörist görmeyen kimselerle görüşmeleri Batılı politikacıların istediği Demokrasi algısı değil de nedir?

Saltanat hükümetten ana muhalefete dek hep aynı!

 

“Ya özgür iradeli kurultay delegeleri olacaksınız ya da kapı kulları”

  • Muharrem İnce tarafından hatırlatılan Bülent Ecevit’in sözleri

 

Başkanlık seçimi olursa aday olacak hangi isime oy verileceğinin düşünüldüğü anketlerde en çok oyu alan ve potansiyeli en güçlü gözüken isim Mansur Yavaş olmasına rağmen CHP içerisinde çoğu ismin “O sağcı” diye ötekileştirilip sonrasında onun yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun kesin halde aday gösterileceğine dair işaretlerin verildiği parti içerisinde gerçekten özgür iradeli ne kadar delege var? Bülent Ecevit belki en başarılı sol görüşlü politikacıydı ülke tarihimizde ve muhtemelen CHP tarihinin de en parlak ismiydi fakat kendisinin sol anlayışı ile mevcut CHP yönetiminin anlayışı bir midir?

Yakın zamanda Sayın Kılıçdaroğlu Adana’ya uğramış ve “Gençlik Buluşmaları” adlı bir panel (?) Düzenlemişti. Bu panelde Adana’da okuyan bir gazetecilik bölümü öğrencisi olarak bölümümden arkadaşlarla katılım sağladım ve gözlemlediğim şeyler içler acısıydı. 3.sırada, Sayın Kılıçdaroğlu’nun tam arkasında oturduğum hatta salona geldiği zaman otururken göz göze geldiğim yerde panelin ortalarında kendisine yöneltilen bir soru karşısında ön sıradaki CHP bünyesinde yer alan kişilerin soruyu sorana karşı sert mimikleri bana şu soruyu sordurdu: “İktidar gibi parti bünyesini fedailer mi oluşturuyor yoksa gerçekten yetenekli, açık zihne sahip kimseler mi?”

Şişli’de yolsuzlukları ve saldırganlığı ile adını yayan Mustafa Sarıgül sayın Deniz Baykal tarafından ifşa edilmişti. Peki Şişli’de belediye başkanıyken bir anda ortadan kaybolan Hayri İnönü hakkında niye hiçbir açıklama yok? CHP’li belediyelerde yaşanan şeyler neden oy korkusuyla gizleniyor? Deniz Baykal’ın parti içindeki mikrobu temizleme girişimi boşverilip Sarıgül niye partiye geri alınmıştı? Kazanma hırsı bugün her yolu mübah yaparken yarın iktidarda olduğu zaman neler yaptırmayacak?

AKP’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun nasıl Recep Tayyip Erdoğan’dan çok ön plana çıkmaya başladığı ve partiye şekil verdiği gözle görülüyorsa açıktır ki CHP içerisinde de Canan Kaftancıoğlu bu rolü üstlenmeye başlamakta. Onların istedikleri solcu (!) tipi üyelerden tıpkı AKP’nin istediği vatansever(!) tip üyeler kadar oldukça fazla var ve olacaktır. Lakin ilkelere ve gerçeğe sımsıkı sarılan kimseler de hürriyetini koruyarak “tip” olmanın dışında kalacaktır. Karaoğlanın savaştığı şeyler bir zamanlar emek harcadığı partiyi bugün sarmış, gölge altı yozlaşan parti ise kâbusu andırır oldu. Temennimiz çok övülen özeleştirinin kâh şimdi kâh iktidara geldikten sonra CHP içerisinde yapılmasıdır.

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Karaoğlanın Kabusu: Günümüz CHP’si