Ana Sayfa Köşe Yazıları Kozan’ın Kurtuluşunda "İntibah Cemiyeti"

Kozan’ın Kurtuluşunda “İntibah Cemiyeti”

1918 yılında Birinci Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti ve beraberindeki devletler itilaf devletleri karşısında mağlup olduklarını kabul ettiler. 1915 yılında çıkarılan Tehcir Kanunu ile başka bölgelere nakledilen Ermeniler 1918 yılı Ekim ayı sonlarında geri dönmeye başladılar. Özellikle bu Ermeniler döndükleri bölgelerde Ermeni İntikam Alaylarını kurarak bölgedeki Türk ve Müslüman ahaliye zarar vermeye başladılar.

- Reklam -

1918 yılının son aylarında Kozan ve çevresinde Ermeni mezalimine karşı halk örgütlenmeye başladı. Bölgenin ileri gelenleri Ali Saib Bey[1] önderliğinde Hacıhüseyinli ailesinden Ali Şadi Bey[2], Hüseyin Avni Bey[3], Yarımzade Ahmet Bey[4] ve baytar müfettişi Muzaffer Bey[5] İntibah Cemiyeti adlı gizli bir yapılanma oluşturdular. Cemiyetin önderi Ali Saib Bey’in hatıralarında “…Durgun bir suya atılmış taş gibi gittikçe büyüyerek gizli bir varlık kazandı.” dediği yapılanma Kozan, Kadirli, Feke ve Hacın bölgesinde taraftar toplamıştır.[6]

Ali Saib Bey

7 Mart 1919[7] tarihinde Kozan Fransızların işgaline uğrar ve bölgeye gelen Yüzbaşı Taillardat (Tayyarda) halka ‘’Efendiler düveli itilafiyenin kararı ile memleketinize geldim. Müslüman ve Hristiyan cins ve mezhep ayrılığı yapmaksızın hepiniz hakkında eşit muamele yapacağım…’’[8] diye konuşsa da Ermenilerin bölgede Türk ahaliye uyguladığı baskılar daha da artacaktır. Cemiyet tarafından örgütlenmiş 20 kişi ile bölgede silahlı bir gücün ilk çekirdeği oluşturuldu.[9] Oluşturulan bu çetenin ilk faaliyeti 17 Ekim 1919’da Bozat Gediği adı verilen bölgede Ermeni Subayı Misak ve fedailerini pusuya düşürerek öldürmesidir.[10] Bu olay üzerine çeteyi ele geçiremeyen Fransız yönetimi ve Ermeniler köyün muhtarı ve kardeşini mahkemesiz şekilde idam ettirdiler.[11]

Kozan’da yönetimi eline alan Yüzbaşı Taillardat cemiyetin hedefi haline geldi. Bunun için cemiyet üyesi olan baytar müfettişi Muzaffer Bey, Ermeni olan tercüman Balyan’ın yerine göreve getirilecekti. Yüzbaşının beklentilerini karşılayamayan Ermeni tercüman, Ali Saib ve cemiyet üyelerinin başlattığı kampanyaların etkisi ile görevden uzaklaştırıldı. Cemiyetin bu başarısı ile Muzaffer Bey yeni tercüman olarak göreve başladı. Muzaffer Bey elde ettiği bilgileri İntibah Cemiyeti’ne ulaştırıyordu.[12]

Ali Saib Bey 20 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum’da yazılmış Mustafa Kemal Bey imzalı beyanname ile karşılaşır. Cemiyet üyeleri gördükleri bu beyannameden sonra Mustafa Kemal Bey ile bağlantı kurmayı amaç edindiler. Cemiyet üyeleri önce Feke Belediye Reisi Cezmi Beyle[13] görüşüp Develi Kaymakamı olan Atıf Beyle[14] gizli olarak haberleşmeye başladılar. Kuva-yı Milliye Heyetinin Kayseri taraflarına geldiğini haber alan Ali Saib Bey Feke kazasına gitmek isteğini Fransız yönetimine bildirir. Bu durum şüphe çekse de Fransız yönetimi Teğmen Suby’i Ali Saib Bey ile beraber gönderir. Teğmen Suby para verilerek cemiyet tarafından para ile satın alınır. Muzaffer Bey’inde eşlik ettiği heyet Feke’ye varır. Feke’de İntibah Cemiyeti’ne kaymakam Şeref Bey’de cemiyete katılacaktır. Develi’den Fraktin’e gelen heyetler burada görüşmeye başlarlar. Ali Saip Bey ve Cezmi Bey burada Develi kaymakamı Atıf Bey, Kuva-yı Milliyeci Osman Nuri Bey[15], Kanberlizade Osman ve Kozan’dan Fransızların uzaklaştırdığı avukat Mustafa Efendi tarafından karşılanır. Ali Saib Bey heyete İntibah Cemiyeti hakkında bilgi verir. Fraktin’de bölge ile ilgili önemli kararlar alınır. İntibah Cemiyeti bu görüşmeden sonra Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti adını alır.[16] Artık elde edilen bilgiler Feke-Develi üzerinden Kayseri’ye ulaştırılarak Mustafa Kemal Bey’e bildiriliyordu.[17]

Bir zamanlar Kozan

Fraktin görüşmelerinden sonra Kozan’a dönen Ali Saib Bey, Fransız Yüzbaşı Taillardat tarafından soğuk şekilde karşılanır. Yüzbaşı Taillardat onun Kemalist olduğunu ve halkı kışkırttığını belirtir ve bu durumun yöre halkı tarafından şikayet edildiğini söyler. Ali Saib Bey daha önce bizzat İntibah Cemiyeti üyeleri tarafından Fransızların güvenini kazanması için Yüzbaşı Taillardat’a şikayet edilmiştir. Fakat bu sefer kimlerin şikayet ettiği bilinmemektedir. Ali Saib Bey Ermeni oyunu olarak düşündüğü bu durum sonucunda Kozan’dan ayrılarak Urfa’ya gitmek zorunda kalmıştır.[18] Cemiyetin diğer üyelerinden Yarımzade Ahmet Bey, Ali Şadi Bey, Hüseyin Avni Bey ve Muzaffer Bey daha sonra kurulan Kuva-yı Milliye Teşkilatlarında görev alırlar. Kozan’ın işgal edildiği sırada belediye reisliğinden alınan Hüseyin Avni Bey Kozan’ı temsilen ilk mecliste mebus olarak görev yapmıştır.

Bu yapılanma Kozan ve çevresinden taraftar toplasa da bölgede tam anlamıyla teşkilatlanma Anadolu ve Rumeli Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti’nin kurulması ile başlamıştır. Bu cemiyetin en önemli özelliği Mustafa Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye hareketinden haberdar olmadan bölgede milli mücadelenin temelini oluşturmasıdır.

Kaynakça:

[1] Kozan Jandarma Komutanı Ali Saib Bey, Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile Urfa’daki Kuva-yı Milliyeyi teşkilatlandırmış ve soyadı kanunu ile Ursavaş soyadını almıştır.

[2] Ali Şadi Bey; İstanbul’da Hukuk eğitimi almıştır. Kozan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanlığı da yapan Ali Şadi Bey, Kozan’ı ilçe olmadan önce 1923 yılında mecliste mebus olarak temsil etmiştir. Soyadı kanunu ile Çelik soyadını kullanmıştır.

[3] Hüseyin Avni Bey; medrese mezunudur. İttihat ve Terakki Partisi’nin Kozan temsilcisidir. Kozan Belediye reisliği yapmıştır. İlk mecliste meclise giren tek Kozanlı mebustur. Soyadı kanunu ile Çelik soyadını kullanmıştır.

[4] Ahmet Yarımoğlu; Kuva-yı Milliye teşkilatlarında görev almıştır. İşgal döneminde hapse atılmış ve Kozan dışına çıkması Fransız yönetimi tarafından yasaklanmıştır.

[5] Muzaffer Bey; baytar müfettişi olarak görev yapan Muzaffer Bey ilerleyen yıllarda Ankara’da Baytar Umum Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şubesi Müdürü olarak görev yapmıştır. Baytarlık konusunda kitabı da bulunan Muzaffer Bey soyadı kanunu ile Berkman soyadını kullanmıştır.

[6] Ali Saib Ursavaş, Çukurova Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluşu, Kastaş Yayınları, İstanbul,1988, s.24.

[7] Ahmet Cevdet Çamurdan işgal tarihi olarak bu günü verir. Bkz. Ahmet Cevdet Çamurdan, Kozan’ı Tanıyalım, Önder Matbaası, 1973, s.132. Fakat Ömer Lütfi Bey hatıralarında Kozan’ın 1 Mart 1919 tarihinde işgal edildiğini belirtir.

[8] Ahmet Cevdet Çamurdan, Kurtuluş Savaşında Doğu Klikya Olayları,1973, s.170.

[9] Ursavaş, Çukurova Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluşu, s.25. Ali Saib Bey hatıralarında çetenin önderini Yerebakanlı Hasan olarak belirtir. Çetenin önderi diğer eserler ve hatıratlar incelendiğinde Gizzik Duran’dır.

[10] Cezmi Yurtsever, Kozan Tarihi , Ekrem Matbaası, Adana, 2010, s.239.

[11] Ursavaş, Çukurova Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluşu, s.25.

[12] Süleyman Hatipoğlu, Türk-Fransız Mücadelesi (Orta Toros Geçitleri,1915-1921), Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2002, s.68-69.

[13] Soyadı kanunu ile Çetinel soyadını kullanmıştır.

[14] İlerleyen yıllarda Kayseri mebusluğu ve Kırşehir valiliği görevlerinde bulunmuştur. Soyadı kanunu ile Tüzün soyadını kullanmıştır.

[15] Osman Nuri Bey; Mustafa Kemal’in emri ile Aydınoğlu Tufan adı ile Doğu Kilikya Kuva-yı Milliye Komutanı olarak görevlendirilir. Bölgede halk arasında yüzbaşı iken başarılarından dolayı Tufan Paşa olarak anılmıştır.

[16] Ursavaş, Çukurova Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluşu, s.31-35.

[17] Yusuf Ayhan, Mustafa Kemal’in Pozantı Kongresi ve Adana’nın Kurtuluşu, Adana, 1963, s.104.

[18] Geniş bilgi için bkz. Ursavaş, Çukurova Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluşu, s.38-48.

Son Haberler

- Reklam -