Ana Sayfa Köşe Yazıları Mavi Vatan hakkında

Mavi Vatan hakkında

Mavi Vatan kavramı ilk defa 14 Haziran 2006 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen Karadeniz ve Deniz Güvenliği konulu sempozyumda Amiral Cem GÜRDENİZ tarafından kullanılmıştır. Kendisinin tanımı ile ‘Kısaca canlı ver cansız kaynakları ile çevrelendiğimiz Karadeniz, Akdeniz ve Ege’deki deniz yetki alanlarımızı (Karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) kapsayan vatanın adıdır…’

- Reklam -

Mavi Vatanımızın büyüklüğü karadaki toprak kütlemizin neredeyse yarısına eşittir. 462.000 km2’lik bir alanı kapsamaktadır. 19. Yüzyıla dek dek hiçbir ülkenin su altında bulunan rezervleri çıkaracak teknolojiye sahip olmadığından ülkeler kendilerine özgü Mavi Vatanlarına günümüzde olduğu kadar önem yüklemiyorlardı. Örneğin 1936 yılında, Lozan Antlaşması ile 3 deniz mili olarak belirlenen karasularının Yunanistan tarafından Ege’de 6 mile çıkarılması ve bizim itirazımızın bulunmaması örnek olarak gösterilebilir. Türkiye’nin Mavi Vatanına sahip çıkması 1973 yılında somutlaştı. 18 Ekim 1973 tarihinde Ege Denizi’nde Türk Karasuları dışında ve kıta sahanlığı içerisinde bulunan alanlarda TPAO 27 adet petrol arama ruhsatı vermesiyle Ege Kıta Sahanlığı Krizi ortaya çıkmıştır. Yunanistan durumu protesto etmiş ve Türkiye’ye Nota vermiştir. O dönem henüz adı koyulmasa da Mavi Vatanın müdafaası başlamıştır diyebiliriz.

2020 yılının son çeyreğinde olduğumuz şu tarihlerde Mavi Vatanda neler oluyor? Geçtiğimiz ay 100. Yıldönümü olan Sevr antlaşmasını gözünüzde canlandırın. Türk topraklarının dört bir yanının işgal altında oluşunu, Türk’e biçilen kefeni aklınıza getirin. Şu an Fransa, İsrail ve Yunanistan’ın Ege ve Akdeniz’de Türk Milletine dayatmaya çalıştığı, 2020 yılının denizde ki modern Sevr dayatmasıdır. Biz Türkler zamanında paramparça ettiğimiz Sevr gibi, bu dayatmayı elimizin tersi ile itebilecek kudrete sahibiz. Yeter ki ‘Bir’ olalım… Bu sebeple Türkiye’nin sismik ve sondaj gemi filosunun Ege ve Akdeniz’de bayrak göstermesinden gurur duyalım ve iç politikaya malzeme yapıp eleştirmeyelim. Çünkü gemilerimizin o sularda bayrak göstermesi bir kararlılık ve egemenlik göstergesidir. Türkiye Ege ve Akdeniz’den koparılmak istenmektedir. Türkiye’nin geleceği denizlerde var oluşu nispetinde parlak yada karanlık olacaktır. Bunu gören Avrupa Türkiye’yi Ege’de Çeşme Boğazı ile Müsellim arasına, Akdeniz’de Antalya körfezi ile İskenderun körfezi arasına sıkıştırmak istemektedir…

Mavi Vatanı savunabilmek için önce Türk milletine anlatmak ve kalplerine Mavi Vatan sevdasını aşılamak gerekmektedir. Mavi Vatanı sokakta ki sade vatandaşa anlatmak adına Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karar alıcıları ivedilikle bir eğitim politikası belirlemelidir. Zira Türk Milleti Mavi Vatanı ancak kavrayabildikleri, anlayabildikleri ölçüde müdafaa refleksleri edinebilir. Türk Milleti, Mavi Vatan kavramında birleşmeli, siyasi ideolojileri ne olursa olsun Mavi Vatan savunmasında birleşmelidir. Aksi bir durumda torunlarımıza Mavi Vatanın kaybının hesabını veremeyiz….

Son Haberler

- Reklam -