Uluğ Tonyukuk

featured

Tüm sabit haber okuyucularına ve yazılarımı takip eden herkese merhabalar. Dilerim yaz ayları dilediğiniz gibi geçiyordur. Asya Kırı ve Otüken Toprakları hikâyemin devam olan Uluğ Tonyukuk bölümü ile karşınızdayım.
Köşe yazılarımı ilk defa okuyanlar için yeniden kısa bir açıklama yapmak istiyorum. Sabit Haber’deki köşe yazılarımda hikâyeleri genellikle 4 bölümde yazıyorum. Bu kısa hikayelerin amacı sizlere Türk mitolojisini tanıtabilmek. Dilerim hikayeler eşliğinde keyifle Türk mitolojisini tanır ve dünya ya tanıtacak duruma geliriz.
Uluğ Tonyukuk.
Barış ve Ahmet halen üstlerindeki kıyafetleri inceliyorlardı. Sonra yeniden yer altından sesler gelmeye başladı. Üç beyaz at, topraktan altından çıkarak beliriverdi. Ahmet tam ben at binmeyi bilmiyorum diyecekken,
– Ötügen Ana seslendi! Artık biliyorsun.
Üçü atlara binerek buduna doğru yola çıktılar. Ahmet at bindiğine inanamayarak dörtnala yoluna devam ediyordu. Barış’ın sanki her şeye dünden hazırmış, her şey normalmiş gibi görünmesi Ahmet’i içten içe şüphelendiriyordu. Acaba bu olanlar sadece Barış’ın yaptığı bir aldatmaca veya rüya olabilir miydi? İstemsizce Barış’a doğru bakıyordu.
Barış, Ahmet’in bakışlarını üstünde hissediyor ama önde olduğu için arkasına bakamıyordu. Barış, atını yavaşlatarak Ahmet’in yanına geldi.
– Sorun nedir?
– Sanki daha önce buraya gelmiş gibi rahatsın. Buna anlam veremiyorum.
– Nereden çıkartıyorsun?
– Bilmiyorum! Sen tüm mitolojiye hâkimsin. Tüm kişileri tanıyor ve nasıl davranacağını biliyorsun. Hiçbir şeyi yadırgamıyorsun. Ben o ruhu gördüğümde neredeyse korkumdan ölüyordum. Ama sen direk Mergen Tanrı’yı çağırdın. Bu bir oyun mu?
– Barış ilk defa gözleri sonuna kadar açılmış bir şekilde Ahmet’e bakarak, sen ne demek istiyorsun? Beni ne ile suçluyorsun? Diye sordu.
– Bir şey ile suçlamıyorum ama tüm bunlar benim buraya geldiğimdeki tahminlerimden çok fazla aksiyon içeriyor. Rüya gibi bir şey. İnanmam çok zor.
– Barış kahkaha atarak; bunları sana hayal ettirdiğimi mi düşünüyorsun?
– Aslında evet! Her şey çok garip. Yaşadığımız şeyler inanılmaz.
– Barış boğuk bir ses tonu ile; Ötügen Ana, lütfen Ahmet’e her şeyin gerçek olduğunu gösterebilir misin?
Ötügen Ana Atın üzerindeyken arkasına döndü ve Ahmet’in beynine girdi.
– Etrafına bir bak! Arabaların geçtiğini görebilirsin. Turistler anıtlara doğru gidiyor. Barış’ın bunda hiçbir katkısı yok. Tanrı Ülgen sizi kabul etmeseydi bunların hiç biri olmazdı.
Ötügen Ana sonra da Ahmet’in yukarı bakmasını istedi.
– Bak tepemizdeki kartal Tanrı Mergen. Bizi korumak için takip ediyor.
– Tamam inandım! Bu kadarı yeterli! Ne kadar yolumuz kaldı?
– Az kaldı, çadırlar şu tepenin hemen arkasında. İlk kuruluş zamanına getirdim sizi. İlteriş kağan zamanı! Tonyukuk onu Kağan seçti. Şu an Çin’in elinden yeni kurtuldular. Yedi yüz kişilik ordu oldular. Sayıları gitgide artacak. Sonra onun yazıtları yazdığı zamana gideriz.
– Ahmet inandığına bile inanamadığı bir ses tonu ile; heyecan içinde bekliyorum dedi.
Devam edecek.

0
alk_la
Alkışla
0
sevdim
Sevdim
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
be_enmedim
Beğenmedim
Uluğ Tonyukuk
Yorum Yap