1. Haberler
  2. Özel
  3. Çukurova Üniversitesi’nden Adana’da İyileştirici Bahçe İnisiyatifi

Çukurova Üniversitesi’nden Adana’da İyileştirici Bahçe İnisiyatifi

Çukurova Üniversitesi'nden Adana'da İyileştirici Bahçe İnisiyatifi

Haber: İsmail Akgöz

Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi işbirliğiyle hastaların ve sağlık çalışanlarının iyileşme süreçlerine destek olacak bir iyileştirici bahçe projesi geliştirdi. Proje, stresi azaltmayı ve iyileşmeyi hızlandırmayı hedefliyor.

Son yıllarda çeşitli nedenlerle psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkların artışı, toplum sağlığına yönelik endişeleri de beraberinde getiriyor. Bu durum, hastanelerin ve sağlık kurumlarının, hastaların ve sağlık çalışanlarının iyileşme ve rahatlama süreçlerini destekleyecek yeni yöntemlere yönelmelerine neden oluyor.

Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde, Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin öncülük ettiği iyileştirici bahçe projesi, bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla geliştirildi. Hastane kampüsünde yer alacak bahçe tasarımı hastaların ve çalışanların stresini azaltmayı ve iyileşme süreçlerine katkıda bulunmayı hedefliyor. Projenin başındaki isimlerden Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı öğretim üyesi Doçent Doktor Nermin Merve Yalçınkaya, 4 yıldır iyileştirici bahçe tasarımı üzerine çalışmakta ve ilgili dersler vermekte. Kendisi mevcut projeyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

İyileştirici bahçe tanımı

Yalçınkaya iyileştirici bahçe kavramını, “İyileştirici bahçe konsepti, çok yönlü bir yapıya sahip olup günümüzde insanların çeşitli nedenlerle iyi hissetmeye ihtiyaç duydukları bir yaklaşımdır” sözleriyle tanımlamakta. Tanımın devamında Yalçınkaya bahsi geçen nedenler arasında ise deprem, kronik hastalıklar veya diğer tetikleyici sebeplerin bulunduğunu ve insanların sürekli iyi olma hallerini devam ettirebilmek için bu tür tematik bahçelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

“COVID-19 döneminde evlerde kaldığımız sürelerde motivasyona olan ihtiyacımız arttı. Dışarı çıktığımızda maskelerle dolaştık ve çoğunlukla beton yapılarla karşılaştık. Bu, motivasyon için yeterli değildi. Ayrıca ölüm ve hastalık korkusu gibi korkularla doluydu insanlar. Kentlerde ve hastanelerde iyileştirici bahçelerin önemi bu yüzden daha da belirginleşti” sözleriyle pandemi örneğini paylaşan Yalçınkaya, iyileştirici bahçe tasarımının kent yaşamında doğaya yabancılaşan insanların yaşadığı sorunun çözülmesine yardımcı olabilecek önemli bir araç olduğunun altını çizdi.

Doç. Dr. Nermin Merve Yalçınkaya

Hastane için yapılacak tasarımda dikkat edilecek ayırt edici şeyleri ise şu şekilde açıkladı: “İyileştirici bahçeler, projedeki elemanlar gibi, özellikle seçilmiş renkler, malzemeler ve bitki türleri ile tasarlanır. Bu bahçeler, depremden etkilenmiş kişiler gibi spesifik hedef kitlelere yönelik düşünülmüştür. Renkler genellikle soft tonlarda olmalıdır ve bitkiler, özellikle dikenli veya sivri yapraklı olmamalıdır. Meyvelerin zehirli olmaması önemlidir, çünkü kazalara veya olası tehlikelere neden olabilirler. Malzemeler ise kesici , delici veya yaralayıcı özellikte olmamalıdır. Özellikle cam kullanımı sınırlı tutulmalıdır çünkü kaza riskini artırabilir. Ayrıca, kullanılan su elemanları da çok sığ olmalıdır ki, olası kazaların önüne geçilebilsin. Kullanılan canlı ve cansız materyallerde belirli kısıtlamalar çok önemlidir. Aromatik bitkiler gibi, böcek ve arı çeken türlerin kullanımı sınırlanmalıdır çünkü alerjik reaksiyonlara neden olabilirler. İyileştirici bahçe tasarımı, hedef kitleye göre detaylıca düşünülmüş bir süreçtir.”

Ekrem Tok Hastanesindeki projenin çıkış noktası

Prof. Dr. Zerrin Söğüt’ün eski bir fotoğrafı

Yalçınkaya şu anda hastane başhekimliği ve Peyzaj Mimarlığı bölümü işbirliğinde yürütülen projenin nasıl ortaya çıktığı sorusunu, “Rahmetli bölüm başkanımız, Zeren hocamız, Profesör Doktor Zerrin Söğüt, bana bu konuda büyük ilham verdi. Kendisi vefat etmeden önce bu alanda bir çalışma yapmamızı önermişti. Maalesef hastalığı nedeniyle bu çalışmayı tamamlayamadık. Şimdi, onun anısına bu iyileştirici bahçe projesini yürütüyoruz” sözleriyle yanıtladı.

“Bölümümüzden Doç. Dr. Yüksel Ünlü Kaplan hocamızın da aynı sınıfta Peyzaj Bakımı dersi var. Hocamıza, ‘Biz zaten aynı çalışma grubuyla ve sınıfla birlikteyiz. Çalışma alanımızı Ekrem Tok yapalım. Ben iyileştirici bahçe üzerine çalışayım, siz de Peyzaj Bakımı dersinizi çalışma alanı olarak bu alanda verin. Gidelim, görüşelim,’ dedim. Yasal bir prosedür yürüttük ve İl Müdürlüğü’nden izin aldık. Ayrıca başhekim de bize çok ilgili davrandı.” sözleriyle süreci anlatan Yalçınkaya projeye ilham veren ve onun anısına hayata geçirilecek proje için öğrencilerin hazırlayacakları tasarımlarda “Prof. Dr. Zerrin Söğüt İyileştirici Bahçe Tasarımı” başlığı kullanılacağı da belirtildi.

“Yerel yönetimlerle iş birliği”

Yalçınkaya, özellikle deprem gibi felaketler sonrasında iyileştirici bahçelerin önemine dikkat çekiyor. Yerel üretimlerle iş birliği yaparak bu bahçelerin uzman desteğiyle detaylıca incelenip uygulanması gerektiğini vurgulayan Yalçınkaya, “Yerel üretimler tarafından ben iyileştirici bahçe tasarımının uzman desteğiyle detaylıca incelenerek uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle deprem kentlerinden başlamak üzere, bu konuda geçtiğimiz günlerde bir kongrede sunum yaptım. Bildiride, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecindeyiz; mental, fiziksel, maddi ve manevi birçok kaybımız var. Bu süreçte kentlilerin ihtiyacı olan şey nitelikli bir dinginlik alanı. Durağanlaşma, sakinleşme gerekiyor çünkü birçok psikolojik rahatsızlık tetiklendi; travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, panik atak ve uyku bozuklukları gibi. İnsanlar bu sorunları yaşarken destek almadıkları sürece, sorunlar artıyor. İyileştirici bahçeler, psikoloji biliminde önemli bir araç olarak görülüyor. Sismofobi, deprem korkusu gibi durumlar, fiziksel iyileşme araçlarının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, bu gereklilik çok fazla. Yerel yönetimlerin bu konuya eğilerek kent odak noktalarında, kentlilerin kolayca erişebileceği noktalarda, sadece deprem özelinde değil, günlük sorunların üstesinden gelmek, kendini iyi hissetmek, motive olmak amacıyla belli tematik alanlara ihtiyaç var” sözlerini kullandı.

İçindekiler

0
alk_la
Alkışla
0
sevdim
Sevdim
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
be_enmedim
Beğenmedim
Çukurova Üniversitesi’nden Adana’da İyileştirici Bahçe İnisiyatifi
Yorum Yap